(TBMM) – Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, araç muayene hizmetlerine ilişkin TÜVTÜRK üzerinden uygulanan modelin “fiili tekel” oluşturduğunu belirterek, “TÜVTÜRK modeli bildiğimiz türden bir özelleştirme değildir. Bu model, kamu yetkisinin uzun süreli ve fiili tekel şeklinde bir şirkete devredilmesidir. Rekabet yok, alternatif yok, fiyat üzerinde pazarlık yok” dedi.
Özdağ, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de yaklaşık 32 milyon araç bulunduğunu ve bu araçların iki yılda bir muayeneden geçtiğini belirtti. Araç muayene hizmetinin geçmişte kamu eliyle yürütüldüğünü anımsatan Özdağ, “TÜVTÜRK modeli bildiğimiz türden bir özelleştirme değildir. Bu model, kamu yetkisinin uzun süreli ve fiili tekel şeklinde bir şirkete devredilmesidir. Rekabet yok, alternatif yok, fiyat üzerinde pazarlık yok” diye konuştu.
Araç muayene hizmetine ilişkin yeni ihalenin 20 yıllık süreyle yapıldığını söyleyen Özdağ, sözleşme detaylarının kamuoyuna açık biçimde paylaşılmadığını savundu.
Özdağ, “20 yıl boyunca bu şirket bu hizmeti yürütecek. Gelir paylaşım oranları nedir? Devletin kasasına giren pay ile işletmenin elde ettiği gelir arasındaki oran nedir? Sözleşme süresi boyunca toplam tahmini ciro ne kadardır? Bunlar kamuoyuna net şekilde açıklanmış değildir” ifadelerini kullandı.
Sistemin uzun süreli ve fiili tekel oluşturduğunu öne süren Özdağ, denetim mekanizmalarının da şeffaf olmadığını da belirtti.
“Bir aylık maaşın yüzde 9,5’i muayeneye gidiyor”
Özdağ, Avrupa ülkeleriyle karşılaştırma yaparak, araç muayene ücretlerinin Türkiye’de gelir düzeyine kıyasla daha yüksek olduğunu söyledi. Almanya, Fransa ve İspanya’daki ortalama gelir ve muayene ücretlerini örnek gösteren Özdağ, Türkiye’de ortalama 35 bin lira gelir üzerinden hesaplama yaptıklarını belirterek, “Yaklaşık 3 bin 300 ila 3 bin 800 lira arasındaki muayene ücreti, bir aylık maaşın yüzde 9,5’ine denk geliyor. Avrupa ülkelerinde bu oran yaklaşık yüzde 4 civarında” dedi.
Araç muayenelerinde kartla ödeme yapılması halinde ek ücret alınmasını da eleştiren Özdağ, “Bir yandan kayıt dışı ekonomiyle mücadele diyorsunuz, diğer yandan kartla ödemede fazladan ücret alıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Her yıl yaklaşık 16 milyon aracın muayene edildiğini belirten Özdağ, iki yıllık periyotta sistemin yaklaşık 65 milyar liralık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığını öne sürerek, “Kamuda tasarruf diyorsunuz ama milyarlarca liralık gelirin önemli bir kısmı özel şirkete gidiyor” diye konuştu.
Özdağ, araç muayene hizmetinin yetkili servisler aracılığıyla da yapılabileceğini belirterek, “Türkiye’de satılan tüm otomobil markalarının yetkili servisleri devlet tarafından yetkilendirilerek araç muayenesi yapabilmelidir. Eksikler aynı gün giderilir, muayene tamamlanır. Vatandaş kapı kapı dolaşmaz” dedi.
“Zorunlu hizmetler vatandaştan para kazanma aracı değildir”
Araç muayenesinin amacının trafik güvenliği olduğunu belirten Özdağ, sistemin “tahsilat mekanizmasına dönüştürüldüğünü” ileri sürdü. Özdağ, “Zorunlu hizmetler vatandaştan para kazanma aracı değildir. İktidar, ceza kesen ve tuzak kuran anlayışla değil, can ve mal güvenliğini esas alan anlayışla hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısında TBMM gündemindeki Milli Parklar Kanunu teklifine de değinen Özdağ, düzenlemenin çevre ve ekolojik denge açısından sakıncalar içerdiğini savunarak, “Milli park gelirlerinin tek bir genel müdürlükte toplanması ve Sayıştay denetiminin devre dışı bırakılması kabul edilemez” dedi. Özdağ, teklifin yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını belirterek, “Bu kanunu geçirtmemeye çalışacağız” dedi.

