Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
SİYASET

Yeni Yol Grup Başkanı Bülent Kaya: “İsrail’le diplomatik ilişkileri, askeri anlaşmaları, bütün uluslararası sözleşmeleri askıya aldığınızı derhal ilan edin”

Yeni Yol Grup Başkanı ve Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Gazze için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ikdidara “Yapılması gereken ilk şey, uluslararası hukuka aykırı ambargonun mutlaka ama mutlaka sona erdirilmesidir. Türkiye üzerinden ya da üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı veya direkt her türlü ticarete asla ve asla müsamaha etmeyeceğimizi en sert bir şekilde ortaya koymak durumundasınız. Yine, İsrail’le diplomatik ilişkileri, askerî anlaşmaları, bütün uluslararası sözleşmeleri askıya aldığınızı derhal ilan etmek durumundasınız. İş işten geçtikten sonra atacağınız bu adımların ne Gazze’ye ne insanlığa ne de ülkemize herhangi faydası olmayacaktır” diye seslendi. 

(TBMM) – Yeni Yol Grup Başkanı ve Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Gazze için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ikdidara “Yapılması gereken ilk şey, uluslararası hukuka aykırı ambargonun mutlaka ama mutlaka sona erdirilmesidir. Türkiye üzerinden ya da üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı veya direkt her türlü ticarete asla ve asla müsamaha etmeyeceğimizi en sert bir şekilde ortaya koymak durumundasınız. Yine, İsrail’le diplomatik ilişkileri, askerî anlaşmaları, bütün uluslararası sözleşmeleri askıya aldığınızı derhal ilan etmek durumundasınız. İş işten geçtikten sonra atacağınız bu adımların ne Gazze’ye ne insanlığa ne de ülkemize herhangi faydası olmayacaktır” diye seslendi.

Yeni Yol Grup Başkanı ve Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 62 bini geçtiğine ve yaralıların sayısının 160 bin olduğuna işaret etti. Binlerce evin oturulamaz hale geldiğini, son haftalarda çok sayıda kişinin, çocuğun açlıktan hayatını kaybettiğini vurgulayan Kaya, Filistinlilerin yaşadığı acılardan örnekler verdi.

Bülent Kaya şöyle konuştu:

“Türkiye Cumhuriyeti adına yetki kullanan, mühür sahibi olan iktidarın atması gereken etkili adımları konuşmak için bugün buraya geldik; yoksa bir durum tespiti yapmak, kronolojik bir şekilde Filistin’le ilgili yaptıklarımızı ifade etmek için değil. Elbette hem sivil girişimlerin hem partilerimizin hem de hükümetimizin attığı adımlar vardır; az yapmışlardır, çok yapmışlardır… Bize göre yetersizdir. Günün sonunda İsrail’in uyguladığı zulüm azalmadı, artmaya devam ediyor; ölen insanlar azalmadı, artmaya devam ediyor ve bugün artık kıtlıkla karşı karşıyaysak demek ki atılan adımlar etkili bir sonuç doğurmadı. Başarının tek bir ölçütü vardır, İsrail’in işgaline son vermek, Gazzelilerin üzerindeki ambargoyu kaldırmaktır.

“Zamanında atılması gereken adımları atmamanızın şımarıklığını bugün İsrail yaşıyor”

Sayın Bakanımızı da geçmişin özeti için değil, bundan sonra atılacak etkili adımlarda Türkiye Büyük Millet Meclisini bilgilendirmek üzere dinlemeyi arzu ederdik. Evet, yaptıkları önemli işler oldu, burada da onları kısmen ifade etti. Mutlaka burada ifade edemediği ama attığı adımlar da vardır ama Sayın Bakanım, bugün zulüm artarak devam ediyorsa attığınız adımlar etkili ve zamanında atılmış adımlar değil. Bu kürsüde Kocaeli Milletvekilimiz Hasan Bitmez vefat etmeden önce ‘İsrail’le ticareti kesin’ dediği zaman sıra kapaklarına vurarak ‘İsrail’le ticaret yok’ dediniz ama 31 Mart seçimlerinden sonra Sayın Dışişleri Bakanı bir basın toplantısıyla İsrail’e gönderilmeyecek mallarla ilgili bir ambargo listesini açıkladı. 7 Ekim’den hemen sonra açıklamanız gerekiyordu o ambargo listesini, 31 Mart seçimlerini kaybettikten sonra değil. Dolayısıyla, bu etkili ve zamanında atılması gereken adımları atmamanızın şımarıklığını bugün İsrail yaşıyor. ‘Limanlarımızı kapatın’ dedik, on gün öncesine kadar hala limanlarımızdan İsrail’e sevkiyatlar gidiyordu. On gün önce açıkladınız, İsrail’e limanların kapatıldığını.”

“Gazze’ye gidecek gemideki arkadaşlarımıza destek olun”

İsrail’in saldırılarına tepki amacıyla oluşan sivil girişimlere değinen Bülent Kaya şöyle devam etti:

“Şu an uluslararası gemi filosu insanlık vicdanı olarak yola çıkıyor. 100’ü aşkın gemi Gazze’ye insanlık vicdanını taşımak için yola çıkıyor. O gemide bizim de grubumuza mensup ve başka partilere mensup milletvekili arkadaşlarımız ve birçok aktivist, bu gemilerle bu vicdanı Gazze’ye taşımak için yola çıkıyorlar. İsrail’in, yine karasularında dejavu yapıp bu gemiyi hukuksuz bir şekilde kendi limanlarına çektikten sonra bir kınamayla lütfen bu olayı geçiştirmeyin. Derhal bir ültimatomla o gemide bulunan vatandaşlarımıza uluslararası hukuka aykırı her müdahalenin kendi ülkemize yapılmış bir müdahale olduğunu lütfen buradan deklare edin ve bu gemideki vatandaşlarımızın bu vicdanı taşımasına hiç olmazsa siz de bir ültimatomla destek olun. Şayet o gemide yer alan vatandaşlarımıza ve milletvekillerimizin kılına zarar gelirse emin olun bunun müsebbibi sizin bu etkili olmayan girişimleriniz ve bu konuda vermediğiniz destek olacaktır. Buradan Hükûmetimizi ve sizleri uyarıyoruz: Ne olur insanlık vicdanını taşıyan bu sivil inisiyatife hiç olmazsa diplomatik bir destekle bir açıklamada bulunun ve bu geminin insanlık vicdanını taşıdığını, uluslararası hukuka aykırı her müdahalenin Türkiye’nin kendisine yapılmış bir müdahale olacağını ifade edin.

“Uluslararası hukuka aykırı ambargonun mutlaka ama mutlaka sona erdirilmesidir”

Yine, ifade ettiğim gibi, atılması gereken adımları zamanında ve vaktinde alın; binlerce insan öldükten sonra, binlerce ev yıkıldıktan sonra ‘etkili adım’ adı altında limanlarınızı kapatsanız ne olur, hava sahasını kapatsanız ne olur, diplomatik ilişkilerinizi sona erdirseniz ne olur. Önemli olan sonuç almaktır. Samimiyetinizden, Filistin hassasiyetinizden en ufak bir şüphemiz yok ama etkili ve zamanında adımlar atma noktasında başarınızdan şüphemiz var çünkü sonuçlar sizin bu adımları etkili ve zamanında atmadığınızın bir göstergesidir. Dolayısıyla yapılması gereken ilk şey, uluslararası hukuka aykırı ambargonun mutlaka ama mutlaka sona erdirilmesidir. Türkiye üzerinden ya da üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı veya direkt her türlü ticarete asla ve asla müsamaha etmeyeceğimizi en sert bir şekilde ortaya koymak durumundasınız. Yine, İsrail’le diplomatik ilişkileri, askerî anlaşmaları, bütün uluslararası sözleşmeleri askıya aldığınızı derhâl ilan etmek durumundasınız. İş işten geçtikten sonra atacağınız bu adımların ne Gazze’ye ne insanlığa ne de ülkemize herhangi faydası olmayacaktır. Gazze, insanlık onurunun ayaklar altına alındığı bir beldeye dönüşmüştür. Bugünler geride kaldığında ah vah etmenin bir anlamı kalmayacaktır; hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz.

Sayın Bakanım, Hükümetiniz de çok iyi bilmelidir ki bugün Gazze’de başarının tek bir kriteri vardır, o da Gazze’deki soykırımı durdurmak, İsrail’in işgaline son vermek ve ambargo ile ablukayı ortadan kaldırmaktır. Bu kürsüye gelip milletin gözüne baka baka ‘Evet, işgali sona erdirdik. Evet, ambargoyu sona erdirdik. Evet, insani yardımı İsrail’in vicdanına terk etmeden gönderebiliyoruz’ dediğiniz gün biz de grup olarak burada sizi ayakta alkışlayacağımızı ifade ediyorum.”

Selçuk Özdağ:İsrail yönetimi de biliyor ki Türkiye gerçek gücünü, kararlılığını gösterse ve dediğini yapsa asla bu pervasızlığı gösteremezler

Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından örnekler verdi. Saldırılarla ilgili Saadet-Gelecek Grubu olarak 18 Ekim 2023 tarihinde bir araştırma önergesi verdiklerini, ancak iktidarın oylarıyla reddedildiğini anlatan Özdağ, daha sonra Mısır üzerinden Gazze sınırına giden Saadet-Gelecek Grubu’ndan 4 milletvekilinin rapor hazırladığını ifade etti.

Özdağ, “Şimdi yine aynı şekilde Tunus’tan çıkacak gemiye Sema Silkin Ün, Mehmet Atmaca ve Necmettin Çalışkan milletvekillerimiz binecekler ve oradan insanlığın vicdanını Gazze’ye kadar taşımanın sorumluluğu içerisinde bütün dünyaya haykıracaklardır. Aynı günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu da güya Gazze’ye bir heyet gönderme kararı almıştı ama bunun da göz boyama ve gaz alma amaçlı olduğu kısa zamanda anlaşılmıştı” dedi.

Filistin ve Gazze’deki katliamlar konusunda eskiden Saadet-Gelecek Grubu ve şimdi de Yeni Yol Grubu olarak defalarca verdikleri araştırma ve genel görüşme önergelerinin reddedildiğini vurgulayan Özdağ, şöyle konuştu:

“Gazze’de yaşanan bu drama muhalefetle birlikte halkımız ses yükseltip protesto ederken iktidar bu sesleri kesmenin yolunu araştırdı. İsrail’i ve hükümetin iki yüzlülüğünü protesto eden gençler gözaltına alındı, tutuklandı, işkence gördü, inanmayacaksınız ama hain bile ilan edildiler. İktidar mahdumları, damatları, eş ve dostlarının kimi ve neyi protesto ettikleri belli olmayan güya İsrail protestolarına gösterilen geniş müsamaha vatandaşlara gösterilmedi. Onlara bütün yollar, köprüler açıldı ama başkalarına kapatıldı. Öyle bir iktidarla muhatabız ki İsrail’i protesto konusunda bile milletimizi ayrıştırıyorsunuz.

AK Parti iktidarı İsrail’e ‘terörist’ yöneticilerine ‘kasap’ diye seslenip meydanlarda milletin gazını alan mitingler tertip ederken Güney Afrika Cumhuriyeti İsrail’in soykırım ve insanlığa karşı işlediği suçlardan ötürü 29 Aralık 2023’te İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında dava açtı. Ardından Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan Türkiye’nin de Adalet Divanı’ndaki davaya müdahil olacağını açıklamıştı. Aradan dört ay geçti ve Mayıs 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde Genel Kurulda Türkiye’nin Adalet Divanına başvurusunun akıbetini sorduğumuzda AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta henüz bir başvuru yapmadıklarını, bugünden itibaren başvuru yapmak için hazırlıkların devam ettiğini belirtmişti. Sonradan anlaşıldı ki Türkiye 7 Ağustos 2024 tarihinde yani ‘Adalet Divanına müdahil olduk, olacağız’ açıklamalarından yaklaşık sekiz ay sonra bu başvuruyu yapmıştı. Hükümet ‘ihracat yasağı uyguluyoruz’ dedikten sonra üçüncü ülkeler ve yan yollardan İsrail’le ticaretin devam ettiği anlaşıldı.

Geçtiğimiz haziranda Gazze’de işlenen soykırıma dikkat çekmek isteyen Madleen gemisine saldıran İsrai,l gemideki insanları tutuklayıp ülkesine götürdü. Geçen ay içinde Türkiye’nin de olduğu Lahey Grubu ülkeleri Kolombiya’da toplanmış ve İsrail’i kınayan bir karara imza atmışlardı. Türkiye’nin İsrail’e silah göndermemeye, ticaret yapmamaya, limanları kullandırtmamaya yönelik karara ise imza atmadığı ortaya çıkmıştı. Kamuoyundan tepki gelince Birleşmiş Milletler’de, Lahey Grubu’nun Eylem Planı’ndaki 6 maddeye imza attıklarını ifade ettiler. İktidarın Hamas’ın silahsızlanması ve Gazze’deki yönetimin Abbas liderliğindeki Filistin yönetimine devredilmesi çağrısını içeren Birleşmiş Milletler deklarasyonunu imzaladığı ortaya çıktı ve Birleşmiş Milletler verilerinde ise Türkiye İsrail’le en fazla ticaret yapan 5’inci ülke olarak deklare edildi.

İktidarın masa üstünden, güya İsrail karşıtı söylemlerinin aksine masa altından ticari, siyasi, askerî ve şahsi ilişkilerini devam ettirmesi aslında İsrail’in bu pervasızlığının en büyük motivasyon kaynaklarındandır. İsrail yönetimi de biliyor ki Türkiye gerçek gücünü, kararlılığını gösterse ve dediğini yapsa asla bu pervasızlığı gösteremezler. Bu soykırımcılara köpeksiz köyde değneksiz gezmek için destek veren başta ABD, Trump ise cesaret ve motivasyon veren de başta güya İslam ülkelerinin yöneticileri ve bizim samimiyetsiz dış politikamızdır.

‘İsrail’in dini fanatizmle Gazze ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer bizim vatan topraklarımız olacak’ diyen Sayın Cumhurbaşkanı. İktidara soruyorum o zaman: Ülkemize saldıracağı söylenen İsrail’e karşı mesela ne yaptınız? Kürecik Üssü’nü mü kapattınız? Doğrudan ve dolaylı yollardan İsrail’le yapılan ihracat ve ticareti mi sonlandırdınız? İsrail’in savaş uçakları için kullandığı yakıt başta olmak üzere, Azerbaycan’dan ithal edilip Türkiye üzerinden sevk edilen Azerbaycan petrolünün sevkiyatını mı durdurdunuz? İsrail’le yapılan askerî ve silah anlaşmalarını mı iptal ettiniz? Siyonist Yahudilerden alınan cesaret madalyasını çöpe mi attınız? Türkiye’den dolaylı, dolaysız İsrail’le iş yapan, İsrail silah şirketleriyle dolaylı, dolaysız ortaklık yapan bu firmalarla sponsorluk anlaşmaları ile silah fuarlarına katılan gerçek ve tüzel kişiler hakkında bir işlem mi yaptınız?

Çifte vatandaş olan İsrailliler var, ülkemizden İsrail’e gittiler, savaşa katıldılar. Peki, onlar Türkiye’ye döndükten sonra haklarında dava açmak isteyen savcılara karşı Adalet Bakanı bunlara soruşturma izni verebildi mi? Veremedi. Netice olarak, Türkiye Cumhuriyeti’ne saldıracağı Türkiye’nin Devlet Başkanı tarafından açıklanan ‘düşman’ tanımlı bir devlete karşı bu kararlar alınmadıysa söz konusu açıklamaların ne anlama geldiğini buradan bir kez daha sormak istiyorum. Meclis Başkanımız söyledi yanılmıyorsam eğer, Hollandalı bakanlardan örnekler verdi. Bizim bakanlarımız da aynı işlemi yapabilirler, Ticaret Bakanımız, Enerji Bakanımız ve aynı zamanda Ulaştırma Bakanımız da istifa edebilir. İtiraf etmedi mi kendisi, ‘Biz buraya 1,9 milyon ton malzeme gönderdik ve bunun içeriğinin ne olduğunu söyleyecek olan da Ticaret Bakanıdır’ demedi mi? O günden beri de Ticaret Bakanımız, maalesef, sessiz sessiz oturuyorlar.

“Trump ve siyonist İsrail’den korkmayın, hep beraber Allah’tan ve milletten korkalım”

Amacımız, Gazze’de yaşanan insanlık dışı katliamın sona erdirilmesi, çocukların, kadınların, masum sivillerin hayatını kaybettiği bu vahşetin hemen şimdi durdurulması ve insani yardımların ulaştırılmasını sağlamak için Türkiye Büyük Millet Meclisinin alacağı ortak bir kararla iktidarın gerçek manada eyleme geçmesini sağlamaktır.

Gelin, huzurdaki bu talebimizi Sayın Erdoğan’ın bir talebi olarak görün ve artık somut bir adım atılması için üzerinize düşeni amasız fakatsız yerine getirin. Hiç değilse bu sefer ipe un sermeyin, -mış, -miş gibi davranmayın diyorum. Buradan diyorum ki Trump ve siyonist İsrail’den korkmayın. Kimden korkun biliyor musunuz, hep beraber korkalım, Allah’tan ve milletten korkalım.”

 

DİĞER VİDEOLAR