Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL
(İZMİR) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Boğazı yakınlarında Türk bir şirkete ait tankerin İHA ve İDA ile vurulmasına ilişkin, “Türkiye’nin tedbir alması gerekiyor. Türkiye’nin savaşın başladığından itibaren Ukrayna-Rusya savaşındaki duruşu çok olumlu. Ama bu tür hareketler, buradaki planlama ve yönetim eksikliği bu olumlu havayı bir anda bozuyor ve milli güvenliğimizi ciddi bir tehdit haline getiriyor” dedi.
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Boğazı yakınlarında bir Türk şirkete ait tankere yönelik saldırıya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na açıklama yaptı.
“Bölgedeki askeri varlığımızın artırılması gerekiyor”
Olayın İstanbul Boğazı’na yakınlığına dikkat çeken Bağcıoğlu, şunları söyledi:
“Bu olayda çeşitli spekülasyonlar var. Kimin yaptığı henüz belirsiz. Savaşın ve çatışmaların sisis nedeniyle bu konularda yorum yapmak için çok erken. Ama burada yapabileceğimiz temel yorum, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin veya Türk Deniz Kuvvetleri’nin bu konudaki tedbirlerini artırması gerektiği yönünde. Bundan önce en az beş veya altı tane tanker olayı Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde oldu. Bu bölge içinde devletlerin bir koruma, güvenlik sağlama zorunluluğu yok. Arama kurtarma veya diğer konularda yetkileri veya sorumlulukları var. Ama bu, İstanbul Boğazı’na oldukça yakın bir bölgede meydana gelen bir olay. Dolayısıyla bu hem Türkiye’nin güvenliği açısından hem de deniz ticaretimizin emniyeti açısından sıkıntılı bir durum. Güney sınırlarımızda olduğu gibi gerekli tedbirlerin alınması, Deniz Kuvvetleri’nin burada donanma varlığıyla varlık gösterip bir caydırıcılık sağlaması, diplomatik kanallarla ilgili devletlerin ilgili birimlerine bu hassasiyetimizin iletilmesi ve bölgedeki askeri varlığımızın artırılması gerekiyor.”
“Bugün bunun olması üzüntü verici”
Deniz ticareti güvenliğinde geçmiş yıllardaki tedbirleri anımsatan Bağcıoğlu, “Bundan yaklaşık 10-14 sene önce Aden Körfezi’nde deniz haydutluğu ile mücadele harekâtı yapılırken o bölgede en az bir veya iki fırkateynimiz bulunuyordu. O zaman şirketi Türk olan bir ticaret gemisi haydutların olduğu bölgede arıza yaptığında Türk savaş gemisi yanından yaklaşık 40 saat ayrılmıyor, bekliyordu. Yani o uzak coğrafyada bile gemilerimizin güvenliğini sağlamak için Deniz Kuvvetleri böyle gayretler içindeydi. Bugün bunun olması çok büyük üzüntü verici. 12-13 mil ötemizde böyle bir olayın yaşanması asla kabul edilemez” dedi.
“Bence bir planlama ve yönetim hatası”
Bağcıoğlu, yaşananların ‘milli güvenlik sorunu’ olup olmadığına ilişkin ise “Şöyle bir milli güvenlik sorunu var: Bence bir planlama ve yönetim hatası. Yoksa Türk Deniz Kuvvetleri, bırakın Karadeniz’i, Ege ve Akdeniz’de bölgenin en etkin deniz kuvvetlerinden biri. Ama buna hâlâ engel olamıyorsak, belirli seviyede bir caydırıcılık sağlayamıyorsak demek ki burada bir planlama, yönetim ve kararlılık eksikliği olduğunu düşünebiliriz” diye konuştu.
“Türk bayraklı ticaret gemilerini göz bebeğimiz gibi korumamız gerekir”
Yönetim ve planlama eksikliğinin milli güvenliği tehdit edecek olaylarla karşı karşıya kalma riskini artırdığının altını çizen Bağcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu zaten bir süredir devam eden bir olay. Bu, iki tarafın bir “sahte bayrak” operasyonu da olabilir veya Rus yakıtına yapılmış bir operasyon da olabilir. Savaşın sisi, çok belirsiz. Ama burada kesin olan bir gerçek, Türkiye’nin tedbir alması gerekiyor. Türkiye’nin savaşın başladığından itibaren Ukrayna-Rusya savaşındaki duruşu çok olumlu. Montrö’nün ilgili maddesini uygulamaları, iki tarafla da görüşmeleri, tarafsızlıklarını idame ettirmeleri bu anlamda olumlu. Ama bu tür hareketler, buradaki planlama ve yönetim eksikliği bu olumlu havayı bir anda bozuyor ve milli güvenliğimizi ciddi bir tehdit haline getiriyor. Türk bayraklı ticaret gemileri göz bebeğimiz gibi korumamız gereken unsurlar. Denizlerdeki hak ve menfaatlerimizin en büyük göstergesi bunlardır.”

