Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yankı Bağcıoğlu: “Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul’da konuşlanacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana’da tesis edilecek Çok Uluslu NATO Kolordusu’na ilişkin “Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülüklerle millî egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Açık, kapsamlı ve düzenli bilgilendirmeyle sürece ilişkin periyodik güncellemelerin yapılması, kamuoyundaki tereddütleri giderecek, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını güçlendirecektir” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul’da konuşlanacak Deniz Unsur

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul’da konuşlanacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana’da tesis edilecek Çok Uluslu NATO Kolordusu’na ilişkin olarak, “Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülüklerle millî egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Açık, kapsamlı ve düzenli bilgilendirmeyle sürece ilişkin periyodik güncellemelerin yapılması, kamuoyundaki tereddütleri giderecek, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını güçlendirecektir” dedi.

CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu İstanbul’da konuşlanacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana’da tesis edilecek Çok Uluslu NATO Kolordusu hakkında yazılı basın açıklaması yaptı. Bağcıoğlu, şunları kaydetti:

“Adana’da kurulması gündeme gelen çok uluslu NATO kolordusuna ilişkin sürecin, 2020 yılında başlatılan ve 2023 yılında onaylanan planlamalar çerçevesinde yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu yeni komutanlık ve İstanbul’da konuşlandırılması planlanan çok uluslu Deniz Unsur Komutanlığı’na ilişkin faaliyetlerin içinde bulunulan hassas dönem de dikkate alınarak kamuoyunda belirsizlik ve soru işaretleri oluşturmayacak şekilde icra edilmesi gerekmektedir. Bu tür stratejik nitelikteki adımların şeffaflık ve zamanında bilgilendirme prensibi çerçevesinde yürütülmesi, yeni komutanlıkların görevi, harekat sahası ve uygulanacak usuller gibi konularda Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından uygun kapsamda bilgilendirme yapılması önem arz etmektedir.”

“Montrö rejiminin aşındırılmasına yol açabilecek uygulamalara karşı alınacak tedbirler neler oalcaktır”

Bağcıoğlu, İstanbul’da konuşlandırılması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı’na ilişkin olarak şu hususların açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti:

“Bu yapının Karadeniz’de yürütülen mayın karşı tedbirleri faaliyetleriyle sınırlı olup olmayacağı; Türkiye–Bulgaristan–Romanya arasında halihazırda yürütülen girişimin bu yapıyla yeni bir kurumsal kimlik kazanıp kazanmayacağı; NATO’dan bağımsız olarak yürütülen Gönüllüler Koalisyonu içerisinde GKRY’nin olup olmadığı; faaliyetlere Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin deniz unsurlarının (insansız deniz araçları dahil) katılıp katılmayacağı; bu tür bir katılım olursa Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümleriyle teknik olarak uyumlu olsa dahi sözleşmenin yerleşik uygulaması ve ruhu açısından nasıl değerlendirileceği; Karadeniz’e kıyısı olmayan devletler sadece insansız deniz araçlarıyla katılım sağlayacak ise bunun Montrö Sözleşmesi kapsamında nasıl değerlendirileceği; Montrö rejiminin aşındırılmasına yol açabilecek uygulamalara karşı alınacak tedbirler.”

“Karargâh yapısı çok uluslu olsa dahi nihai komuta ve kontrolün Türkiye’de kalması kesin olarak sağlanmalıdır”

Bağcıoğlu, Adana’da kurulması gündeme gelen çok uluslu NATO kolordusu bağlamında ise kamuoyunun temel beklentilerini şöyle sıraladı:

“Karargâh yapısı çok uluslu olsa dahi nihai komuta ve kontrolün Türkiye’de kalmasının kesin olarak sağlanması; muharip unsurların (tümen/tugay) NATO’nun en etkin ve insan kaynağı açısından yeterli TSK’ya ait birliklerden oluşması; NATO Kuzey Atlantik Konseyi karar süreçlerinde Türkiye’nin milli menfaatleri gözetilerek gerekirse veto hakkının etkin şekilde kullanılması; bu kapsamda Türkiye’nin onayı olmadan herhangi bir harekât icra edilmemesi; yapıldığı taktirde yabancı askerî birlik konuşlanmalarının TBMM onayı ve denetimine tabi olması.”

“Dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir”

Bağcıoğlu, şöyle devam etti:

“Sonuç olarak Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülüklerle millî egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Açık, kapsamlı ve düzenli bilgilendirmeyle sürece ilişkin periyodik güncellemelerin yapılması, kamuoyundaki tereddütleri giderecek, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını güçlendirecektir.”