Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Van depreminin üzerinden 15 yıl geçti… Konteynerlarda yaşayan Vanlılar: “Seçime yakın bize gelenler, seçim bitiyor kimseden bir ses çıkmıyor. Bizi görmüyorlar”

Van’da 2011 yılında yaşanan Erciş ve Edremit merkezli depremlerin üzerinden tam 15 yıl geçti, ancak pek çok depremzede hala kalıcı konutlarına kavuşamadı. Konteynerlarda yaşamını sürdüren yurttaşlardan Sevcan Pala, “Hiç kimse halimizi görmüyor. Devletten yardım istiyoruz. Yani ev istiyoruz. Bu durumda kim yaşar? Herkes gelip geçiyor. Seçime yakın bize gelenler, ‘tandır yapacağız, ev yapacağız’ diyorlar. Seçim bitiyor kimseden bir ses çıkmıyor. Bizi görmüyorlar” dedi. 

Van'da 2011 yılında yaşanan Erciş ve Edremit merkezli depremlerin üzerinden

Haber: İshak KARA

(VAN) – Van’da 2011 yılında yaşanan Erciş ve Edremit merkezli depremlerin üzerinden tam 15 yıl geçti, ancak pek çok depremzede hala kalıcı konutlarına kavuşamadı. Konteynerlarda yaşamını sürdüren yurttaşlardan Sevcan Pala, “Hiç kimse halimizi görmüyor. Devletten yardım istiyoruz. Yani ev istiyoruz. Bu durumda kim yaşar? Herkes gelip geçiyor. Seçime yakın bize gelenler, ‘tandır yapacağız, ev yapacağız’ diyorlar. Seçim bitiyor kimseden bir ses çıkmıyor. Bizi görmüyorlar” dedi.

Van depremi sonrası Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından Tuşba ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’nde kurulan konteyner kent, depremin üzerinden 15 yıla yakın zaman geçmesine rağmen olduğu yerde duruyor. 120 konteynerden oluşan bu alanda, 80 aile yaşıyor.
Resmi rakamlara göre, kentteki 31 bin 870 konut, 8 bin 849 işyeri ile 9 bin 602 ahır ağır hasar gördü, 18 bin 181 konutun da orta hasarlı olduğunu tespit edildi. Yıllar içinde konteynerler yavaş yavaş kaldırılırken Tuşba ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’ndeki konteyner kent 15 yıldır olduğu yerde duruyor ve 80’yi aşkın aile hâlâ burada yaşıyor. Konteyner kent yaşayanları kendilerine bir el uzatılması için bir kez daha yetkililere çağrılarını yineledi.

Konteynerda kalan Ayşe Pulat isimli vatandaş, şunları söyledi:

“Depremden beri burdayız. Depremin üzerinden 14-15 yıl geçti. Burada mağdur çok. Gördüğünüz gibi her yer su, çamur, böyle evlerimize giriyor. Küçük kızım 14 yaşında ben 15 yıldır bu konteyner kentte yaşıyorum.

Benim evim bu civarda depremde yıkıldı. Engelli hastam olmasına rağmen tapuyu alıp götürdüm kimse bize ev vermedi. Bizde başımızı sokacak bir yuvamız olsun, bir sıcak bir evimiz olsun istiyoruz. Çocuğumuzun çalışacağı bir odası yok. Soğuk, elektrikle ısınıyoruz. Oy zamanı geldiği zaman gelip bize diyor ki ‘Biz size yardım edeceğiz’ ondan sonra milleti kandırıyorlar. Kimseye yardım etmiyorlar. Eşimle beraber sokaklarda hurda toplayarak geçimimi sağlıyorum. Bu konteyner kentte deprem sonrası buraya gelen 85-86 aile kalıyor. Biz depremden sonra kaç defa ev için adımızı yazdık bize ev vermediler. Doğru dürüst oturacak yer yok. Soframızı seriyoruz, lavabonun kapısı sofranın üstüne açıp kapatıyoruz. Burada çocuğun herhangi bir hayatı yok. Benim beş öğrencim var, hepsi birbirinden başarılı ama ne yazık ki ben onlara bir hayat veremedim. Yani bir anne olarak çok çaresizim. Gerçekten mağdurum, çaresizim. Gerçekten ben burada yetkililere de sesleniyorum, gelsinler başlarını bizlere gösterseler. Güzel bir sofra hayal edemiyoruz. Bir gelirimiz yok, bir imkanımız yok. Çocuğumuza hiçbir şey sunamıyoruz. Gerçekten zor durumdayız.”

“Ev istiyoruz. Bu durumda kim yaşar?”

Sevcan Pala isimli depremzede ise, “Depremden beri buradayız. 8 kişilik ailemle burada oturuyoruz. Berbat geçiniyoruz. Halimizi görüyorsunuz. İşte bir kaç defa gelip gittiler. Hiçbir şey yaramıyor. Hiç kimse halimizi görmüyor. Devletten yardım istiyoruz. Yani ev istiyoruz. Bu durumda kim yaşar? Herkes gelip geçiyor. Biz söylüyoruz ama buradan gittikten sonra kimse arkasına bile bakmıyor. Evimizi görüyorsunuz. Böcek var, fare var, her şey var. Yani soframız burada, tuvalet burada işte bu mutfak, bu ayakkabılık, bu tüp, bu yemek. İşte böyle. Seçime yakın bize gelenler, ‘Tandır yapacağız, ev yapacağız’ diyorlar. Seçim bitiyor kimseden bir ses çıkmıyor. Bizi görmüyorlar” dedi.

“5-6 ay karın altında yaşam mücadelesi veriyoruz”

Mehmet Abi isimli yurttaş, “Başımızı sokacak bir yerimiz olsa iyi olur. İş yok güç yok. Çoğu zaman ekmek bulamıyoruz. Burada yaşamak çok zor. Bu konteyler kentte 5-6 ay karın altındayız. Yazın 2-3 ay hurda alıp satıp geçimimiz idame etmeye çalışıyoruz. Sosyal yardımlaşma bize bir ekmek veriyor. Yoksa başka bir geçimimiz yok. Kim geliyorsa ‘sizlere yeni evler yapacağız’ diyorlar ve gidiyorlar. Bize konut tarzı bir yer verseler iyi olur. Kiralar çok pahalı fakir adam ölmüş bu zamanda, kiralar 25 bin TL’den aşağı bulunmuyor. Ortada kaldım” diye konuştu.

“Bu karda, bu kışta namaz kılamıyoruz. Evimizde oturamıyoruz”

Hatun Kanakan isimli depremzede ise yardım talebini şu sözlerle dile getirdi:

“14 senedir ben bu konteynerde oturuyorum. Benim oğlum 10 senedir cezaevinde. Tek başıma yaşıyorum. Devlet bir yardım etse de bize bir ev yapsa. Biz sadece ev istiyoruz. Bu konteynerlerda elektrik sobalarından mahvolduk. 14 senedir deprem olmuş, ne bizim halimize bakan, ne bize bir destek veren var. Her sene diyorlar ‘bu sene size TOKİ çıkacak, bu sene konteynerden çıkacaksınız’. Hepsi lafta kalıyor. Hiç bir şey yapılmıyor. Ben tek değil, bütün komşularım komple mağdur. 81 tane ev burada var. Zenginler evini yaptılar, arsası vardı gittiler. Biz garibanlar burada kaldık sahipsiz. Benim de dört tane torunum var. Oğullarım var cezaevi yolu gözlüyorum benim günahım nedir? Yaşlı bir insanım, yaşlılık maaşı ile idare ediyorum. Şimdiye kadar hiç bir yere gidip şikayet etmedim. Bu karda, bu kışta namaz kılamıyoruz. Evimizde oturamıyoruz. Biz de günah kızım, bize günah değil mi? Bir yere başvuru yaptığımız da ‘size bir konteyner vermişiz’ destek yok diyorlar. Bir elektirik bağlamışlar onu da kessinler. Biz dilenelim mi istiyorlar, bu yaşta nereye gidelim? Şeker, kalp ve tansiyon hastasıyım, dayanamıyorum. İntihar mı edeyim? Allahtan başka kimseye güvenimiz kalmadı. Sayın Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanım, bize bir destek verin. Bizim sesimizi duyun. Bizi bu evlerden kurtarsınlar, bir ev versinler. 10 senedir oğlum cezaevinde. 19 sene ceza verdiler oğluma. Ben bu anneyim ciğerim yanıyor, benim çocuklarımı bıraksınlar, ben bir şey istemiyorum.”