(İSTANBUL) – Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, belediyeye yönelik operasyonlara tepki gösterdi. Dedetaş, yürütülen sürecin siyasi olduğunu savunurken, belediyenin yalnızca son iki yıllık dönemi üzerinden değerlendirilmesini eleştirdi.
Dedetaş, Belediye Meclis Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, Salı günü Üsküdar Belediyesi’ne yönelik bir operasyon gerçekleştirildiğini hatırlattı. Gözaltında bulunan belediye çalışanlarına selam gönderen Dedetaş, konuşmasında şunları söyledi:
“Ne yazık ki salı günü Üsküdar Belediyesi’ne yönelik bir operasyon gerçekleştirildi. Sizler de takip ettiniz. Öncelikle buradan, içeride gözaltında olan kıymetli arkadaşlarımıza selam gönderiyorum. Bu operasyonların ve bir yıldır yürütülen süreçlerin ne kadar siyasi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu belediye iki yıl önce kurulmadı; bu belediyenin bir geçmişi de var. Bu belediyenin geçmişine dair buradaki meclis üyelerinin önceki dönemde savcılığa vermiş olduğu hiçbir suç duyurusu dikkate alınmazken, bizim üzerimize geliniyor. Bakın, biz yine denetimden geçelim; bugüne kadar altı müfettiş atlattık, altı yüz tane de atlatalım. Hiçbir problem yok. Ama arkadaşlar, bu belediye iki yıl önce mi kuruldu? Bunun öncesinde burada hiçbir iş yapılmadı mı? Şu anda ‘Burada Kenttaş’ın odası var’ diye soruşturma yürütülüyor. Kenttaş’ı biz kurmadık. Kenttaş 20 yıl önce belediye bünyesinde kurulmuş ve biz göreve geldiğimizde zaten belediyede odası olan bir şirketti. Yüzde 100’ü belediyeye ait bir iştirak şirketi olan Kenttaş’ın, belediye binasında bir odasının bulunması soruşturuluyor; peki, belediyeyle hiçbir alakası olmayan Aşevi Derneği’nin -ki burada herkes bilir- biz geldiğimizde burada bir odası vardı. Onun ne işi vardı? Belediyeyle hiçbir alakası olmayan o derneğin buradaki odası ne iş yapıyordu?
Bugün kimsenin yüzü doğru düzgün gülmüyor. Yaşanan olaylar, üzerimize atılan iftiralar insanların yüzünü güldürmüyor. Ben şu tarafa bakıyorum: Sadece siyaset yapın, insanları karalayın, iftira atın, içeri atın… Bize ait olmayan para görüntüleri sanki belediyeninmiş gibi lanse edilsin; iki dakika içinde bu yalanlansın, dekontlar ortaya çıksın… Bu süreç bu şekilde hiçbir yere gitmeyecek. Hepimizi içeri alsanız da bu milletin yüzü gülmeyecek. Bunlar milletin yüzünü güldürmüyor. Bu ekonomi bu şekilde düzelmiyor. Bize istediğiniz kadar iftira atabilirsiniz. Nasıl olsa serbest, kimseye bir şey olmuyor! O yüzden diyorum ya, umarım adalet herkese eşit işler. O zaman belki bu kadar rahat iftira atılamaz.
Geçmişte sizin şöyle bir zorluğunuz yoktu: ’42 yıldır belediyenin bütçesinde hiç kredi kullanılmadı,’ derken, 42 yıldır belediye gelirlerinde hiç yüzde 40 kesinti olmadığını da söylemek lazım. Sizler hiçbir zaman bir önceki dönemin borcunu ödemediniz. Mesela İller Bankası’ndan gelen gelir payınız yıllardır hiçbir kesintiye uğramadı. Biz ise her ay gelirimizin yüzde 40’ını alamıyoruz; ‘Bir önceki dönemin borcuna kesiliyor’ diyorum. Diyelim ki biri geldi, kapımı tekmeleyip içeri girdi. Kendi evimizden bahsediyorum. ‘Burası benim evim, çık,’ dedi. Olabilir… Sistem ‘gücü gücü yetene’ mantığına dönerse, biri evimizin kapısını tekmeleyip içeri girer, bizi de kolumuzdan tutup dışarı atar. ‘Bu ev benim,’ der, girer oturur eve. E şimdi, o zaman ben kendimi nerede savunacağım? Biz iki yıldır buradayız. Yani belediyenin kuruluşundan bu zamana kadar yapılan faaliyetlerle bizim iki yılımızın kıyaslanması çok gerçekçi olmuyor. Ben de merak ediyorum, bu belediye iki yıl önce mi kuruldu? Burada bu kadar çukur, bu kadar sıkıntı varken… Keşke geçmişte daha iyi hizmet yapılsaydı da biz şu anda bu kadar çukur doldurmak zorunda kalmasaydık.”

