Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Urla’da baharın habercisi: Mart Dokuzu Ot Bayramı 28-29 Mart tarihinde gerçekleşecek

Urla’da 28–29 Mart tarihlerinde düzenlenecek Mart Dokuzu Ot Bayramı, sürdürülebilirlik temasıyla doğa, gastronomi ve kültürü bir araya getirecek. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların, yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz doğamızı korumaya, üretim kültürümüzü yaşatmaya ve bu kadim bilgiyi geleceğe taşımaya kararlıyız” dedi.

Urla’da 28–29 Mart tarihlerinde düzenlenecek Mart Dokuzu Ot Bayramı, sürdürülebilirlik

(İZMİR) – Urla’da 28–29 Mart tarihlerinde düzenlenecek Mart Dokuzu Ot Bayramı, sürdürülebilirlik temasıyla doğa, gastronomi ve kültürü bir araya getirecek. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların, yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz doğamızı korumaya, üretim kültürümüzü yaşatmaya ve bu kadim bilgiyi geleceğe taşımaya kararlıyız” dedi.

İzmir’in doğası ve mutfak kültürüyle öne çıkan ilçesi Urla, baharın gelişini simgeleyen Mart Dokuzu Ot Bayramı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Yüzyıllardır Ege kültürünün parçası olan gelenekten ilham alan festival, 28–29 Mart tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak.

Urla Belediyesi, Urla Doğal Sofra Derneği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenecek festival, bu yıl “sürdürülebilirlik” temasıyla gerçekleştirilecek. Etkinlikte doğayla uyumlu üretim, sağlıklı gıda ve yerel üretimin desteklenmesi gibi konular ön plana çıkacak.

Festival kapsamında; Tarım 4.0, tarımda yapay zekâ uygulamaları, yarımadanın biyolojik çeşitliliği ve Ege otlarının sağlıkla ilişkisi gibi başlıklar uzmanlar tarafından ele alınacak. Programda ayrıca yemek atölyeleri, ot tanıma gezileri, kültür turları, sergiler, şiir dinletileri, konserler ve dans gösterileri yer alacak.

Yerel üreticilerin stantları da festivalin önemli bölümlerinden birini oluşturacak. Urla ve çevresinden üreticiler, doğal ve mevsimsel ürünlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Böylece hem yerel ekonomi desteklenecek hem de sürdürülebilir gıda kültürüne dikkat çekilecek.

Selçuk Balkan Mart Dokuzu Ot Bayramı’nın tanıtım lansmanında yaptığı açıklamada, festivalin yalnızca bir etkinlik değil, doğayla yeniden bağ kurma çağrısı olduğunu belirtti. Balkan, “Bu festival; birlikte üretmenin, paylaşmanın ve doğayla uyum içinde yaşamanın bir ifadesidir” dedi.

“Geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürü var”

Balkan, “Toprağın yeniden nefes aldığı, doğanın canlandığı, baharın kendini hissettirdiği o özel zamanlardayız. Urla’nın doğayla kurduğu bağı, hafızasını ve ruhunu birlikte hissedeceğimiz bir festival hazırladık. Çünkü bazı şehirler vardır; anlatılmaz, hissedilir. Urla da tam olarak böyle bir yer. Toprağıyla, rüzgârıyla, sofraya gelen her lezzetle bir hikâye anlatır. Bizim bu festivalle yapmak istediğimiz de, tam olarak bu hikâyeyi görünür kılmak. 28-29 Mart tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı programımızda yürüyüş de var, müzik de var, söyleşiler de… Ama en önemlisi; geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürü var” dedi.

Balkan konuşmasına şöyle devam etti:

“Cumartesi günü kortej yürüyüşüyle başlayacak festivalimiz, gün boyunca atölyeler, söyleşiler ve kültür gezileriyle devam edecek. Geleneksel bilgiyi modern bakışla buluşturan içerikler, mutfakla bilimi aynı sahnede bir araya getirecek. Bu festival; birlikte üretmenin, paylaşmanın ve doğayla yeniden bağ kurmanın bir davetidir. Bugün dünyada en çok konuşulan kavramlardan biri “Sürdürülebilirlik” tir. Oysa biz, bu kavramı yıllardır bu topraklarda yaşayan bir kültürün parçası olarak biliyoruz. Çünkü Urla’da yaşam, doğayla uyum içinde sürer; onu tüketmeden, onunla birlikte var olmayı esas alır.

“Urla’nın kıyıları sahipsiz değildir”

Tam da bu nedenle son dönemde yaşanan bazı gelişmeler hepimizi endişelendiriyor. Demircili’de hurda bir geminin sahilimizde parçalanmak istenmesi kabul edilebilir değildir. Bu tür işlemler, ciddi çevresel riskler barındırır; deniz ekosistemine, kıyı yapısına ve doğal yaşama zarar verme ihtimali taşır. Bu sürecin yakından takipçisi olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Urla’nın kıyıları sahipsiz değildir. Öte yandan, Kuşçular’daki yaklaşık 152 dönümlük tarım arazisi ve doğal sit alanının merkezi bir kararla imara açılması da bizleri kaygılandırmaktadır. Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların, yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz doğamızı korumaya, üretim kültürümüzü yaşatmaya ve bu kadim bilgiyi geleceğe taşımaya kararlıyız.

“Doğru hikâyeler paylaşıldıkça çoğalır, büyür ve yol gösterir”

Bu festival aynı zamanda Urla’nın yalnızca yaz aylarında değil, yılın her döneminde yaşayan bir kültür ve üretim merkezi olduğunu ortaya koyan bir buluşmadır. Aynı zamanda bir hatırlatmadır: Doğru hikâyeler paylaşıldıkça çoğalır, büyür ve yol gösterir. Bu akşam bizlerle bir araya gelerek, Urla’nın köklü ot kültürünü yaşatan Mart Dokuzu Urla Ot Festivali’nin tanıtımına katkı sunduğunuz için içtenlikle teşekkür ederiz. İlginiz ve desteğinizle bu kültürün daha geniş kitlelere ulaşacağına inanıyor, katılımınızdan büyük memnuniyet duyuyoruz. 28 ve 29 Mart tarihlerinde Urla’da buluşmak dileğiyle, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum”