Cumhuriyet Türkiye’sinin, Anadolu’nun ve Ankara’nın tarihine mimari yapısı ve içinde bulundurduğu değerlerle ışık tutan Ankara Kalesi ve Ulus Semti’ni Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş’ten dinledik. Ödemiş; “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ın Ankara’da en önem verdiği projelerin başında gelen proje Ulus Projesidir. Şunu söyleyebilirim biz 5’inciyılın sonunda sosyal ve ekonomik anlamda unutulan, kendi kaderine bırakılan bir Ulus’un yerine, tarihi dokusunun korunduğu ve kültürel etkinliklerin düzenlendiği sosyal hayatın içinde olan, yaşayan bir Ulus’u konuşacağız” dedi.
GAZETEKALEM – (ÖZEL)
Tarihi ve kültürel değerleriyle Ankara’ya ve Anadolu Medeniyetlerine ışık tutan Ulus Semtini ve Ankara Kalesi’ni Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş ile konuştuk. Cumhuriyetin kurulduğu ve içinde iki bin yıllık tarihi barındıran Ulus ve Ankara Kalesi, şehrin büyümesi ve yıllar boyunca uygulanan değişim politikalarıyla önemini yitirmiş gibi görülse de hala Ankaralılar tarafından unutulmadı.
Tarihi Ulus Hali, Saman Pazarı, Hacı Bayram ve Anafartalar Caddesi ile bir zamanlar ticaretin ve ekonominin kalbi olan Ulus, son yıllarda değişen ve büyüyen şehir yerleşkesi ve değişen alışveriş alışkanlıklarıyla eski hareketliliğini yitirse de halen Ankaralılar tarafından alışverişin merkezi olarak görülüyor. Ankara’da yaşayan vatandaşların bile bir kısmının göremediği Ankara Kalesi, Hamam Önü ve Hamam Arkası semtleri, son yıllarda yapılan yatırımlar ve kültürel etkinliklerle yeniden Ankara’nın sosyal hayatına girerek, en gözde turizm bölgesi olmaya devam ediyor.
Ulus Semti ve Ankara Kalesi korunmaya çalışan çoğunluğu Anadolu Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında genellikle yarışma yöntemiyle en iyilerinin yapılma çabasıyla tarihe geçen mimari yapısının yanında tarih öncesi dönemlerden bugüne Anadolu tarihine ışık tutan müze, timüsler ve tarihi kalıntılarıyla yerli ve yabancı birçok turistin ve fotoğrafçının ilgisini çekmeye devam ediyor.
Neredeyse unutulmaya yüz tutmuş iki bin yıllık kadim şehir Ulus ve Ankara Kalesi’ni bugüne kadar yapılan yatırımları ve yapılacak projeleri anlatan Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
“Geçmiş Uygarlıklardan Ankara’da Kalan En Önemli İz Ankara Kalesi’dir”
“Ankara’nın tarihine baktığınız zaman geçmiş uygarlıklardan Ankara’da kalan en önemli iz Ankara Kalesi’dir diyen Ödemiş, “Yaklaşık iki bin yıllık bir tarihi var kalenin. Ankara Kalesi’nin bir özelliği de kalede yaşam var. Ben 40’a yakın ülke gezdim, kalelerini de gördüm çoğunda böyle bir şey yok ama Ankara Kalesinin içinde yaşam var. Kalenin içinde 150- 200 yıllık tarihi Ankara evleri var” diyerek Ankara Kalesi’nin günümüzde hayatın içinde bir yaşam merkezi olduğunu vurguladı.
Ödemiş sözlerine şöyle devam etti.
“Ankara’da bana göre 3 tane önemli yer var Ankara’yı temsil eden bunlardan birisi, Anıtkabir’dir, ikincisi Ankara Kalesidir, bir diğeri de Ankara deyince bütün Anadolu’nun aklına gelen Gençlik parkıdır. Maalesef ki son yıllarda oluşan yanlış kullanım nedeniyle Gençlik parkının Ankara’da ve Anadolu’da eski cazibesi kalmadı. Belediye Başkanımız Mansur Bey, göreve gelirken özellikle tarihi dokunun korunması konusunda adım atılmasını ön gördü.”
“Restorasyonlarda Yapılan Ev Sahibinde Kalıyor”
Daire Başkanı Bekir Ödemiş; “Çalışmalarımız Ankara Kalesi’ni ve Ulus’un tarihi dokusunu koruyarak Ankaralıya kazandırmak. Öncelikle Ankara Kalesindeki evlerden başlandı. Ama o evler yıkılıp da yerine yenileri yapılmadı, aslına uygun restore ediliyor. Yapıların özgün halini bozmadan gerçeğine uygun restore ediliyor. Neredeyse evlerin yarısını restore ettik beşinci yılımızın sonuna kadar bu restorasyonun tamamı bitmiş olacak. Amacımız orada yaşayan vatandaşları yerinden, evinden barkından etmemek. Burada en çok özen gösterdiğimiz konu budur. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bu restorasyon da iki büyük iş yapıyoruz. Birincisi içindeki vatandaşı yerinden etmeden değere değer katmaya çalışıyoruz. Yani restorasyon ederken mal sahibinden alıp zengin birine satmıyoruz. Yapılan ev sahibinde kalıyor. İkincisi mal sahibinden para almıyoruz” dedi.
“Ülkemizin Kurtuluşuna Ev Sahipli Yapmış Önemli Bir Kent”
“Ankara dünya başkentleri içinde baktığınız da turizm açısından en az paydayı alan başkentlerden birisi diyebiliriz ifadesini kullanan Ödemiş, “Bu durum çok üzücü. Ankara’nın turizm potansiyeli saymakla bitmez. Kızılcahamam, Nallıhan, Beypazarı, İpek yolu, Çamlıdere de vadi yayla turizmi, Ankara’nın içinde Anadolu’nun tüm uygarlıklarının yaşadığı izler var. Julianus Sütunu, Augustus Tapınağı UNESCO’nun geçici listesine giren Gordion var. Bir ilin UNESCO’nun geçici listesine giren beş alanı varsa o ilin turistlik değeri vardır. Bütün bunlar ele alındığında iyi bir mastır (master) planla, iyi bir kurguyla nitelikli bir senaryoyla Başkent Ankara’ya değer katacak. Niye doğal arkeolojik tarihi ve kültür turizmi olmasın. Ankara Cumhuriyet’in kuruluşuna, ülkenin kurtuluşuna ev sahipli yapmış önemli bir kent. Şimdi bu ev sahipliğinin ötesinde de Cumhuriyeti kuran kadro ve Mustafa Kemal Atatürk’ün hem ülkeye hem de dünyaya örnek olacak. Anadolu kasabasından çağdaş bir başkent yaratmak projesinde önemli bir örneği. Baktığınızda Cumhuriyetin ilk yıllarında Avrupa’dan gelen mimarların yapmış olduğu İş Bankası, Ziraat Bankası, Dil Tarih Binası gibi saymakla bitmez çok nitelikli Cumhuriyet yapıları var. Çok önemli tarihe ve sanata ışık tutan çok önemli müzeler var Anadolu Medeniyetler Müzesi daha geçtiğimiz günlerde 100 yılını kutladı. Bu önemli müze Kurtuluş Savaşı devem ederken Atatürk, Sakarya ya giderken gece son imzaladığı kararname ile 1921 de açıldı. Henüz daha ülke kurtulmamışken savaş daha kapımızdayken Ankara’dan top sesleri duyulurken savaş alanına giden kadronun ne kadar inanç ve vizyonla imzaladığı bir kararnamedir. Bakanlığımız müzenin 100. Yılını etkinliklerle kutladı bu müze 97 yılında yılın müzesi seçildi” diye konuştu.
“Restorasyonlar Ulus’u yeniden hayat vererek Ankara’ya değer katacak”
Resim heykel, Etnografya, Koç Müzesi, Gökyay Satranç Vakfı gibi birçok önemli değerlerimizin olduğunu anımsatan Ödemiş, şunları aktardı: “Bu restorasyonlar ve fiziki düzenlemelerle sadece kale değil bütün tarihi Ulus’u yeniden hayat vererek Ankara’ya değer katacak. Roma tiyatrosu bitmek üzere yanında 20 bin metre karelik arkeolojik park projemiz başladı bu sene bitecek kapalı dolmuş duraklarını yaptığımız zaman oraya yapacağımız nitelikli bir otopark yapılacak. Ankara Kalesi’ne iki yıldır ücretsiz elektrikli, doğayı koruyan araçlarla ring seferleri başlattık. Sadece turizm araçlı vatandaşlarımız ve turistler için koyulan ring hemen ulus metro istasyonu çıkışından binebilirler. Aracı ile gelen vatandaşlar için otoparklar yapıldı.”
” Güvenlik açısından da şu an da kale ve çevresinde bir sorunu yok”
Ödemiş; “Güvenlik açısından da şu an da kale ve çevresinde bir sorunu yok. Bir ana önce kale ve çevresinin özgün kimliği ve yerel halk korunarak restorasyonların bitmesi lazım. Ankara, saydığımız değerleriyle birlikte aslında turizme açık ve gezilip görülmesi gereken önemli bir merkez. Bu çalışmaları bitirip başkentimizi turizme sunmak gerek. Bu yapılan çalışmaların, sadece turizm açısından değil Ankara’da yaşayan vatandaşlarımız açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü herkes yaşadığı kentte yaşam kalitesinin atmasını ister. Mutlu olmak ister. Siz biz bu kentten ayrılmayı düşünmemeliyiz. Aktif iş hayatından çekilince hızla Ankara’yı terk edelim diye düşünmemeliyiz. Buda nasıl olur? Bir kenti, sıradan bir kent olmaktan kurtarıp kimlikli bir kent haline getirirseniz insanlar burada yaşamak ister. Nitelikli kente nasıl dönüşünü bünyesinde barındıran soyut somut tüm kültürel miras ve değerlerini koruyarak sağlanır. O değerlerin geleceğe aktarılması kentin kimliğini ve niteliğini sağlayacak. Ben inanıyorum ki Roma tiyatrosu çalışmaları bittiğinde pek çok etkinlik orada yapılacak”
“Geçmişten Bugüne Tarihi Ulus”
Daire Başkanı Ödemiş geçmişten günümüze Ulus’u şöyle anlatıyor: “Ulus semti sadece Cumhuriyetimizin değil aslında Ankara kent merkezinde yaşanmış olan 2800 yıllık uygarlığa ev sahipliği yapmış tarihi bir kent merkezi. Bugün, Hacı Bayram Veli Camisinin ve Augustus Tapınağı’nın olduğu yer bir Firik Tümülüs’üdür. Augustus Tapınağı da Firiklerin Med Krallığı döneminde Kibele Tanrıçası için yapılmış bir tapınaktır. Daha sonra kilise olarak da görev yapmış bir tapınak. O tapınağın bir özelliği de İmparator Augustus’un tüm yaşamı icraatları Latince ve Yunanca yazıt olarak bulunuyor. Bu anıt dünya anıtlar konseyince de korunması gereken 100 anıtın içindedir”
Ulus’un tarih öncesi geçmişini anlatan Ödemiş Ankara’nın manevi önderi Hacı Bayram Veli Hazretlerine de şu şekilde değindi: “Ankara’nın manevi önderi Hacı Bayram Veli Hazretleri Ankara kimliğinin ve kültürünün oluşmasında önemli bir isimdir. Kendisi camiyi yaparken tapınağı yıkmayıp sırt sırta yaparak, dayanışmanın hoş görünün temsili şeklinde yapmış”
“Cumhuriyeti Bir Bulvar Üzerinden Okuyabilirsiniz”
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk Meclisin bulunduğu Ulus’un Cumhuriyet tarihindeki yeri ve önemine değinen Bekir Ödemiş, şehrin büyüdükçe cazibe merkezlerinin de değiştiğini belirtti.
Ödemiş; “Ulus bilindiği gibi Cumhuriyetimizin de kurulduğu yerdir ve merkezdir. Atatürk Bulvarına bakıldığında Cumhuriyeti okuyabiliriz. Meclis var bakanlıklar bankalar Sümer bank Ankara radyosu ve meydanlar büyükelçilikler var. Cumhuriyeti bir bulvar üzerinden okuyabilirsiniz. Ama 1950’li yıllarda Kızılay’ın gelişmesiyle Ulus önemini yitiriyor. Şehir oraya doğru kaymaya başlıyor. 1980’den sonrada Kızılay yer değiştirmeye başlıyor daha sonrada Batı Koridoru dediğimiz Eskişehir Yoluna kayıyor. Bu değişimle asıl darbeyi Ulus alıyor.”
“Ödemiş; ‘Birazda geçmiş yönetim Ulusu özelikle ihmal etmiş.’”
Ödemiş, Ulus’ta yapılan ve yapılacak olan projeleri şöyle dile getirdi: “Hacı Bayram Veli Cami’nin etrafındaki eski Ankara evlerinin ve tarihi surların dozerle yıkılıp içindeki vatandaşların elinden evler alınıp ondan sonra yeni Ankara evleri adı altında betonarme evler yapılıp başka insanlara verilmesidir. Hatta Anafartalar Çarşısı gibi içinde Cumhuriyet döneminin en değerli plastik sanatçılarının eserlerinin olduğu Anafartalar Çarşısının yıkım kararı, Gençlik ve Spor Binasının yıkım kararı 1937 bitmiş tarihi Ulus Halinin yıkım kararları var. Mansur Başkan göreve gelir gelmez bu yıkım kararlarının hepsini iptal etti. Yıkmayıp hızla hepsini restore etmeye başladı.
Bu yapıtlar Cumhuriyetimizin karakteristik yapılarıdır. Anafartalar Caddesi’nin Talat Paşa Caddesi’ne kadar cephe iyileştirme çalışmaları başlayacak. Tarihi Posta Caddesinde çalışmalar başlayacak. Anafartalar Belediye Çarşısın da çalışmalar başlayacak. Modern Çarşının yanan kısmında yarışma şeklinde uygulamalar başlayacak ve Ulusa çağdaş bir kültür sanat merkezi kazanacak. Yarışma kavramının önemsiyorum neden Çünkü Atatürk bu kentin planını yaptırırken 1932 de yarışmayla yapmış. Bizde bu mantıkla en güzel yapıtlarla Ankara’yı yeniliyoruz.”
“Beş Yılın Sonunda Hayatın İçinde Yaşayan Bir Ulus’u Konuşacağız”
Anadolu ve Ankara tarihine ışık tutan Cumhuriyetin kurulduğu kadim şehir Ulus ve çevresini anlatan yapılan ve yapılacak projelerden bahseden Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş, yapılan fiziki çalışmaların yanı sıra kültürel çalışmalarında olduğunu vurguladı. Ankara’nın turizm ve kültür odağı olan Ankara Kalesi’nde yapılan kültürel etkinlikleri ve yapılacak çalışmaları anlatarak beş yılın sonunda çok farklı bir Ulus’u ve Ankara Kalesi’ni konuşacağız diyen Ödemiş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim Ankara Kalesinde Kent Konseyin de Kale Çalışma gurubumuz var ve bu gurubun başında Eski Bakanlarımızdan Şevket Bülent Yahnici var. Şevket Beyinde önderliğinde Belediyemiz Sosyal ve Kültür Dairesinin destekleri ve Kent Konseyinin de katkılarıyla çok başarılı kültür sanat etkinlikleri yapıyoruz. Bu etkinlikler bu yılda artarak devam edecek. Bir süre sonra hem ulusun yapısı değişecek hem de bu tür etkinliklerle kamuoyunun algısı değişerek Ulus’u ve Ankara Kelesini gezmek isteyen vatandaşların sayısı artacak. Kaleyi görmeyen kalmasın diyoruz. Hedefimiz bu önce Ankaralılara tanıtacağız.”
“Ankara’da kültür elçilerimiz var”
Ödemiş; “Tanıtım deyince bir önemli proje daha başlattık Ankara’da kültür elçilerimiz var. Kim bu elçiler yaşları 9 ile10 yaş arası değişen ilk okul öğrencileri ne yapıyoruz. Tohumluk Vakfı, ÇEKÜL ,Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çocuk Meclisimiz işbirliği ve bizim dairemizin öncülüğünde çocuklarımıza Ankara’nın tarihi ve kültürel mirasını tanıma ve tanıtma projesini başlattık. Geçtiğimiz günlerde 30 öğrencimizi Faruk Söydemir ve Pınar Ayhan öncülüğünde Ankara’nın tarihi yerlerini ve müzelerini gezerek iklim krizi ve ekoloji hakkında eğitim aldılar ondan sonra biz onların hepsine Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Mansur Yavaş imzalı kültür elçisi diploması verdik. Bu eğitimin adı da Ankara kültürel miras elçileri eğitimi bu eğitimin ilçeleri kapsayacak şekilde devam ettireceğiz. Böylece öncelikle Ankara’nın tarihini değerlerini tanıtmaya gençlerimizden başlayacağız ki sahip çıksınlar. Bu çocuklar anladıklarını evlerinde ve çevrelerinde anlatacaklar. Bu çalışmalarla Ankara’mız Mansur Yavaş Başkanımızın öncülüğünde Atatürk’e ve Cumhuriyetin Başkenti olarak hak ettiği değeri alacak diye düşünüyorum” dedi.