(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Türk-İş verileri bir kez daha acı gerçeği yüzümüze çarpıyor. Açlık sınırı 32 bin 365 TL. Yoksulluk sınırı 105 bin 424 TL. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 41 bin 899 TL. Asgari ücret 28 bin TL. Bu tablo bir istatistik çalışması olarak okunmaz; milyonların mutfağında kaynayan tenceredir, kira günüdür, faturadır, pazarda eksilen filedir. Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutar 32 bin lirayı aşmışken, asgari ücret açlık sınırının 4 bin 300 TL altında kalıyor. Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı geçmişken, milyonlar borçla ayakta kalmaya çalışıyor” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, sosyal medya hesabından “Türk-İş Şubat 2026 araştırması: Geçim krıizi derinleşiyor” başlıklı paylaşım yaptı. Karasu, şunları kaydetti:
“Türk-İş verileri bir kez daha acı gerçeği yüzümüze çarpıyor. Açlık sınırı 32 bin 365 TL. Yoksulluk sınırı 105 bin 424 TL. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 41 bin 899 TL. Asgari ücret 28 bin TL. Bu tablo bir istatistik çalışması olarak okunmaz; milyonların mutfağında kaynayan tenceredir, kira günüdür, faturadır, pazarda eksilen filedir. Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutar 32 bin lirayı aşmışken, asgari ücret açlık sınırının 4 bin 300 TL altında kalıyor. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 42 bin liraya dayanmışken, gençler hayata eksi bakiyeyle başlıyor. Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı geçmişken, milyonlar borçla ayakta kalmaya çalışıyor.
“Bu tablo, AKP’nin yıllardır kurduğu kara düzenin faturasıdır”
Bu tablo, tesadüfen oluşmadı. Bu tablo, ‘piyasa’ masalıyla açıklanamaz. Bu tablo, ‘dış güç’ söylemiyle örtülemez. Bu tablo, AKP’nin yıllardır kurduğu kara düzenin faturasıdır. Kontrolsüz enflasyon, baskılanmış ücret politikası, yandaşı koruyan vergi sistemi ve emeği korumayan ekonomi anlayışı bugünkü kara düzeni yarattı. İki ay içinde asgari ücret, açlık sınırının 4 bin 300 lira altına geriledi. Açlık sınırı ve asgari ücret arasındaki makas, her ay daha da açılmaya devam edecek. Biz, asgari ücret en az 39 bin TL olmalı derken hayal satmadık veya ne de olsa cebimizden çıkmıyor demedik! Türkiye’nin mevcut düzeyi, enflasyon gerçekliği ve açlık yoksulluk verileri ortadayken; insanca yaşamın alt sınırını tarif ettik. Asgari ücretin alım gücü ve yaşam maliyeti korunmadan, vergi adaleti sağlanmadan, hayat pahalılığı dizginlenmeden bu çöküş durmaz.
“Açlık, yoksulluk ve güvencesizlik kader değildir; yanlış ekonomi tercihlerinin sonucudur”
Bugün konuşmamız gereken şudur: 105 bin lira yoksulluk sınırı olan bir ülkede, 28 bin liralık ücretle hangi gelecek kurulacak? 42 bin lira yaşama maliyeti olan bir düzende, gençler nasıl hayal kuracak? 32 bin lira açlık sınırı karşısında milyonlar hangi sofraya oturacak? AKP’nin ‘kontrol bizde’ dediği ekonomide kontrol edilen tek şey; baskıladıkları emekli, emekçi memur, işçi, güvencesizlerin ücretleridir. Enflasyonun ateşi sönmüyor; söndürülen, emekçinin sofrasıdır. Rant büyüyor; küçülen ise halkın payıdır. Vergi adaletsizliği derinleştikçe; yoksulluk kalıcılaşıyor. Bu ekonomik tabloyu yaratan AKP iktidarıdır ve tüm sorumluluk da kendilerinindir. Açlık, yoksulluk ve güvencesizlik kader değildir; yanlış ekonomi tercihlerinin sonucudur. Emeğin hakkını büyüten, vergide adaleti sağlayan, enflasyonu gerçekten düşüren, üretimi ve istihdamı önceleyen bir ekonomik dönüşüm şarttır. Gerçekleri saklayan değil, gerçekle yüzleşen bir Türkiye mümkündür. Emeği ezdiren değil, emeği koruyan bir düzen mümkündür. Bu karanlık tabloyu değiştirecek irade halkın iradesidir.”

