Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tuzla’da mübadiller anıldı, karanfiller denize bırakıldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi’nde, Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin 103’üncü yılı kapsamında anma programı düzenlendi. Tuzla Belediyesi, TUZLADER ve Tuzla Rumeliler Derneği (TURUD) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, mübadil torunları, denize karanfiller bıraktı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi’nde, Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin 103'üncü

(İSTANBUL)- İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi’nde, Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin 103’üncü yılı kapsamında anma programı düzenlendi. Tuzla Belediyesi, TUZLADER ve Tuzla Rumeliler Derneği (TURUD) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, mübadil torunları, denize karanfiller bıraktı.

Nüfus Mübadelesi’nin 103’üncü yılı, Tuzla Belediyesi, TUZLADER ve Tuzla Rumeliler Derneği (TURUD) iş birliğiyle anıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi’nde düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda konuşan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Mübadele’nin kent için önemine dikkat çekti.

“Kentin kime ait olduğunu iyi hatırlamak gerekiyor”

Tuzla’nın Mübadele kenti olduğunu dile getiren Bingöl, şöyle konutu:

“Bu sene yağmuruyla geldi. Yolda hayatını kaybetmiş atalarımızın ruhu şad, mekânı cennet olsun. Bazen gök böyle ağlar işte. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Bizim için çok önemli bir gün. Çünkü Tuzla aslında bir mübadele kenti. Dernek Başkanımıza da çok teşekkür ediyorum. Nursel başkanımın özellikle mübadele adına atmış olduğu adımları, yazmış olduğu kitapları, iz bırakan hatıraları, bunların hepsini kayıtlara geçirmiş olmasını çok ama çok anlamlı buluyorum. Çünkü insanın kendi atalarının yolculuk hikâyesini kalıcı hale getiriyor olması çok önemli. Aslında tarih dediğimiz olgu da biraz da bundan ibaret değil mi? Yaşadığınız kentin kime ait olduğunu, hangi acılardan geçerek var olduğunu iyi hatırlamak gerekiyor. Ben en azından buna önem vermeye çalışıyorum. O yüzden iyi ki varsınız, sizlerin önünde saygıyla eğiliyoruz. Atalarımızın Selanik’ten ve diğer illerden gelmesi, en önemlisi de o umutla gelmeleri… O yolcuğu gözümüzü kapatıp, empati yapıp hissettiğimizde gerçekten nasıl bir zorluk ve mücadele olduğunu, umudun ne demek olduğunu, en son anda bile umudun insanı nasıl ayakta tutabildiğini, nasıl güçlü kılabildiğini ve daha bir sürü duyguyu bir arada hissediyoruz. Bugün de onlardan biri. Hepiniz tekrar hoş geldiniz ve şerefler verdiniz.”

“Şahsım ve TUZLADER adına teşekkür ediyorum”

TUZLADER Başkanı Nursel Temizel ise “Sevgili mübadil torunları 103 yıldır Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet’in gölgesinde ‘Tuzla’da Mübadele’ konulu anma etkinliğimize katılım sağladığınız için şahsım ve TUZLADER adına teşekkür ediyorum. TUZLADER olarak 17 yıldan bu yana kesintisiz düzenlediğimiz anma etkinliklerimizi, 2 yıldan bu yana Tuzla Belediyesi ve TUZLADER iş birliğiyle yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Temizel, Başkan Eren Ali Bingöl’e ve Tuzla Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne TUZLADER adına teşekkür etti. Temizel ayrıca, İTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Arslan’a da teşekkür ettiği konuşmasında Müslüman Türklerin Anadolu’ya, Anadolu’da yaşayan Ortodoks Rumların da Yunanistan’a gönderildiğini, bu kararla iki ülke arasında göçlerin başladığını belirtirken, mübadillerin tahaffuzhaneye geldiklerini ve bu gemilerde binlerce insan olduğunu söyledi.

“Mübadillerin torunlarına yakışır şekilde canlı tutmaya çaba gösteriyoruz”

TURUD Başkanı Mustafa Sezer ise “Atalarımızı bir kez daha anmak amacıyla toplanmış bulunmaktayız. Rumeliler olarak mübadil olduğumuz günden bu yana her bölgeden gelen kardeşimizle birlik beraberlik içinde yaşayarak bu günlere geldik. Aç susuz gemilerle çıktıkları hazin yolculuğun ilk durak yeri olan karantinada, yine o hüznü hep birlikte yaşamaktayız” dedi.

İTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Arslan da “İTÜ Denizcilik Fakültesi olarak buraya ayak basan büyüklerimizin ayak bastığı yere ev sahipliği yapıyoruz. Burayı da Tuzlalılara, mübadillerin torunlarına yakışır şekilde canlı tutmaya çaba gösteriyoruz. Değerli başkanımıza da teşekkür ediyorum. Mübadelenin 103’üncü yılında hayatını yollarda hayatlarını kaybeden büyüklerimizi saygı ve rahmetle anıyorum” diye konuştu.

“Biz onlardan aldığımız örnekleri hala devam ettiriyoruz”

Mübadil torunu olduğunu belirten katılımcılardan Sibel Araz ise duygu ve düşüncelerini, şu sözlerle dile getirdi:

“Bizim dedelerimiz, atalarımız bundan 103 yıl önce Mübadele Anlaşması’yla Tuzla’ya, burası tahaffuzhane diye geçer, buraya gemilerle getiriliyor. O yüzden burası bizim için çok önemlidir. Çünkü dedelerimiz, büyüklerimiz buradan Türkiye’nin çeşitli yerlerine dağılmışlar, bizim dedelerimiz Tuzla’ya iskân etmişler, burası gösterilmiş. Burada yaşamaya başlamışlar ve hayatlarını burada sürdürmüşler. Karanfil bırakırken çok duygulanıyorum sanki o karanfili atarken hoş geldiniz dedim onlara, onların o gelişlerini hissettim tabi biz o dönemleri görmedik. Önce babalarımız var, biz daha sonra geliyoruz torunuz ama büyüklerimizden dinliyorduk, oradaki yaşantılarını. En güzel yanı hiç Türklüklerini bozmadan orada yaşamışlar ve buraya da aynı geleneklerini ve yaşantılarını aynı şekilde sürdürdüler ve bize de bunları öğrettiler. Bayramlar, inançlar, gelenekler hepsini bize aksettirdiler. Biz onlardan aldığımız örnekleri hala devam ettiriyoruz. Onların yemeklerini yapıyoruz onları kaybetmedik. Özümüzü sürdürüyoruz bu şekilde.”

“Mustafa Kemal Atatürk’e de gönülden bağlıyız”

Anma etkinliğine katılan ve 3. kuşak mübadil torunu olduğunu belirten Sevim Yalınkılıç ise şöyle konuştu:

“Anneler babalar hepsi mübadil çocukları olarak burada doğdular. Bugün de mübadelenin 103’üncü yılı nedeniyle buradayız. Aslında çok uzun zamandır bu anmaları TUZLADER sayesinde yapıyoruz. Tabii bizim atalarımız gerçekten çok zorlu bir dönem geçirmişler. 16. yüzyılda göç etmişler, aslında üç kere göç etmişler. Anadolu’dan göç ederek Balkanlara, Balkanlar içinde ayrı bir göç ve arkasından da Mübadele Anlaşması’yla buraya gelmişler. Bizler Balkanlara orayı Türkleştirmek adına gitmişiz. Sonradan da buraya göç ederek gelmişiz. Çok zor şartlarda aslında gelinmiş. Kadınlar özellikle, çocukları ve büyükleriyle beraber çünkü büyük ailelerimizin çoğu şehit olmuş insanlar var. Çok büyük göç yolculuğu zorluğuyla gelmişler. Dolayısıyla biz kadınlar çok güçlüdür aslında sabırlıdır. Gelmişler ama vatanlarına, topraklarına ve bayraklarına, özellikle komşumuz bildiğimiz Mustafa Kemal Atatürk’e de gönülden bağlıyız. Onları yâd etmek için göç yolunda neler yaşadıklarını bir kez daha anmak için buradayız. Buradan hepsinin ruhu şad olsun diyorum, nurlar içinde yatsınlar.”

Anma töreni konuşmalar ve denize karanfil bırakmanın ardından protokolün ve katılımcıların Karantina Müzesi ziyareti ile devam etti.