(İSTANBUL) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, bazı CHP Milletvekilleri ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu gazeteciler için Kadıköy’de yapılan eyleme destek verdi. Tanrıkulu, “Cesaretle umudumuzu yitirmeden halkın haber alma hakkını savunarak, gazetecilerin gazetecilik yapma hakkını savunarak mutlaka bu düzeni değiştireceğiz” dedi.
Gazeteciler, meslektaşları İsmail Arı, Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ’ın tutukluluğunu protesto etmek amacıyla İstanbul Kadıköy’de “Gazetecilere Özgürlük” çağrısıyla toplandı. Basın mensuplarının yanı sıra siyasiler ve vatandaşlar da eyleme destek verdi.
Kadıköy’e gelen CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, eylemcilerin polis ablukasında olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Gazeteciler gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklandığı için, baskı altına alındığı için, gözaltına alındığı için buradayız. Anayasanın 34. Maddesi uyarınca barışçıl, demokratik, silahsız gösteri hakkımızı kullanmak için buradayız ve burada şu anda bu hakkı kullanan gazeteciler ve
vatandaşlar da omuz vermiş durumda. Ancak burada şu anda 300-400 insanımız var ama çevreye baktığımızda 5 bin-6 binden aşağı polis yok. Yani şu anda biz burada polis ablukası altındayız. Burada bu barikatları gazetecilere kuracaklarına çetelere barikat kursunlar. Çetelere barikat kurmayan bir iktidar vatandaşa burada barikat kurmuş durumda. Bu barikatlar neye barikattır? Hukuk devletine barikattır. Bu barikatlar, basın özgürlüğüne barikattır. Bu barikatlar demokrasiye barikattır. Bu barikatlar, adalete barikattır. Barikatlar; demokratik, özgür, laik Türkiye’ye barikattır. Hiç kimse kusura bakmasın. Onların kuracakları bu barikatları aşarız, vız geçeriz. Burada söz konusu olan ülkemizin bağımsızlığıysa demokrasimizse anayasal haklarımızsa.”
“Özgür basını da susturmak istiyorlar”
Gazetecilere destek veren CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de basının susturulmaya çalışıldığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gazetecilerin çağrısıyla şu anda Kadıköy’deyiz. Gazeteciler bir yürüyüş gerçekleştirecekler. Hem tutsak arkadaşlarına özgürlük hem de halkın haber alma hakkını savunacaklar. Biz de burada gazetecilerin yanındayız. 19 Mart darbesini gerçekleştirenler toplumun bütününü susturma, sindirme ve korkutma girişiminde olanlar, özgür basını da susturmak istiyorlar. Tutuklu gazeteciler var. Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı. Kayyum atanan televizyonlar var. Tweet atan gazeteciler yargılanıyor. Ev hapsinde olan gazeteciler var. Dolayısıyla 19 Mart darbesini gerçekleştirenler toplumun bütününü susturmak isterken gazetecileri de susturmaya çalışıyorlar. Sonuna kadar halkın haber alma hakkının yanında olacağız, özgür basının yanında olacağız. Demokrasilerde basın dördüncü kuvvettir. Basının halk adına, yurttaşlar adına bir denetleme görevi bir de gerçekleri yurttaşlara ulaştırma görevi vardır. Tam da bu noktada biz de özgür basının, onurlu gazetecilerin yanındayız.”
“Türkiye’de bütün temel haklar ve özgürlükler maalesef askıya alınmış”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da gazetecilerin büyük bir baskı altında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Türkiye’de bütün temel haklar ve özgürlükler maalesef askıya alınmış, anayasa gibi. Bunların başında da ifade özgürlüğü, basın hürriyeti gelmekte. Halkın haber alma hakkını savunan, haber yapan, iktidarı rahatsız eden gazeteci arkadaşlarımız her zamankinden çok daha fazla
baskı altındalar. Bir kısmı hapisteler yaptıkları haberlerden dolayı. Dışarıdaki gazeteciler de büyük baskı altındalar. Onlarla dayanışma için buradayız. Cesaretle umudumuzu yitirmeden halkın haber alma hakkını savunarak, gazetecilerin gazetecilik yapma hakkını savunarak mutlaka bu düzeni değiştireceğiz.”

