Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tutuklanan Kuşadası Belediye Başkanı Günel için “Adalet ve Dayanışma Çadırı”nda nöbet… CHP’li Bülbül: Bu bir yargı faaliyeti değil, siyasi operasyon

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul merkezli bir operasyon kapsamında tutuklanmasının ardından ilçede siyasi gerilim yükseldi. CHP’li yöneticiler ve partililer, belediye binası önünde kurulan “Adalet ve Dayanışma Çadırı”nda biraraya gelerek karara tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu bir siyasi karardır” denildi.

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul merkezli bir operasyon kapsamında

(AYDIN) – Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul merkezli bir operasyon kapsamında tutuklanmasının ardından ilçede siyasi gerilim yükseldi. CHP’li yöneticiler ve partililer, belediye binası önünde kurulan “Adalet ve Dayanışma Çadırı”nda biraraya gelerek karara tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu bir siyasi karardır” denildi.

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alındıktan sonra tutuklanması, siyasi tartışmaları beraberinde getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Örgütü’nün çağrısıyla partililer, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında buluştu.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “CHP, 30 Mart 2024’ten sonra birinci parti oldu; yüzde otuz sekizle birinci parti olarak önümüzdeki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara geleceği konusunda kuşku yok. Bütün anketlerde öndeyiz, dörtle altı puan arasında. Cumhurbaşkanı adayımız, şu anda Silivri’de tutuklu olan Sayın Ekrem İmamoğlu da bütün anketlerde önde. Önünü kesmek istiyorlar. Ne yapılacak?” dedi.

“CHP çıkıp meydanlarda, sokaklarda emekçinin, emeklinin, işçinin, gencin, esnafın bugüne kadar gelinen noktada hesabını bu iktidardan soruyor ya; ne yapacaklar?” diye sordu. Bülbül konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine yönelik saldırıya başlayacaklar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarılı belediye başkanlarına karşı itibar suikastları düzenleyecekler. Düğmeye bastılar. CHP’nin emekle, emekçiyle, esnafla ilgilenmesini önlemek için bizi mahkemelerde, Silivri’de, Çağlayan’da, Antalya’da, Antep’te hukuk aramaya mecbur ettiler. Hukuk var mıydı? Hukuk yoktu. Neden yoktu hukuk? Tarih çok önemlidir. Hatırlar mısınız? Faşist Hitler dönemini hatırlar mısınız? Faşist Hitler döneminde Hans Frank vardı; Hitler’in kayyum Adalet Bakanı. Diyordu ki Hitler’e: “Sayın Hitlerim, siz hiç merak etmeyin, hâkimler ve savcılar verecekleri kararlarda siz nasıl düşünüyorsanız ona göre karar verecek.” İşte geldiğimiz Türkiye’de bu.

“Türkiye, Alman Nazi hükümeti değildir”

Türkiye’de organize kötülüğün çerçevesinde hâkimler ve savcılar, yargı aparatlarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine saldırıya başlarken, belediyelere saldırı başlarken esas emekçiye, emekliye, esnafa, işçiye, gence saldırıyordu. Çünkü çözüm neydi? Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıydı. Vatandaş gördü. Dedi ki bu organize kötülükten, bu sefalet düzeninden kurtulmanın yolu, açılan o Cumhuriyet Halk Partisi şemsiyesinin altında birleşmekten geçiyor. Saray iktidarı bunu gördü. Ne yapması gerekiyordu? Yargı aparatlarıyla girdi, yargıyı siyasallaştırdı. İlk başta 12 Eylül faşist zihniyeti STK’ları bitirdi, üniversiteleri bitirdi, meslek teşekküllerini bitirdi. Devamında da 24 yıllık AKP iktidarı halkı yoksulluğa soktu, demokrasiyi bir kenara itti, hukuk devletini bir kenara itti. İnsanları korku iklimiyle baş başa bıraktı. Ömer Günel’in davasına hukuki olarak bakmak yanlış olur. Bu bir yargı faaliyeti değildir. Bu açıkça siyasi bir faaliyettir. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti 250-300 yıldır demokrasi geleneğine sahiptir. Türkiye, Alman Nazi hükümeti değildir. Hitler döneminde nasıl ders verildiyse, bütün diktatörlere de sandıkta ders verilecektir.

Bu bir yargı faaliyeti değil, siyasi faaliyettir. Cumhurbaşkanı adayımız ve belediye başkanlarımıza yönelik bir operasyondur. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, direncimizi kıramayacaklar. Biz diyoruz ki: Ömer Günel yalnız değildir. Silivri’den çıkacaktır, Kuşadası’na gelecektir. Arkasında binlerce insan olacaktır. CHP olarak dayanışma içindeyiz. Grup başkan vekillerimiz, milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımızla birlikte oradaydık. Ve şunu söyledik: CHP ailesinden suçlu çıkmaz. Bu bir yargı faaliyeti değil, siyasi faaliyettir. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, başaramayacaklar. Direneceğiz. Birlikte direneceğiz. Dayanışma içinde olacağız. Ve Kuşadası halkının iradesini kimseye teslim etmeyeceğiz.”

“Ne hukuka ne adalete güven kaldı”

CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, “Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel, haksız, hukuksuz ve delilsiz bir biçimde bir siyasi kumpas operasyonunun sonucunda tutuklandı. Öncesinde AKP’nin ulusal ve yerel trolleri, yandaş medya belediye başkanlarımızı ve Kuşadası’nda da belediye başkanımız Ömer Günel’i itibarsızlaştırmak için pek çok yayın yaptılar. Dosyada gizlilik kararı var. Dün de dosyada gizlilik devam etti. Gerek şüpheliler gerekse şüphelilerin avukatları dosyanın tüm delillerine ulaşamamışken, biz gördük ki gözaltı sürecinden hemen sonra AKP’nin ulusal ve Aydın yerelindeki trolleri, bizim dahi ulaşamadığımız dosyanın gizli belgelerini yayınladılar. Bu yayınladıkları belgelerin dosyada olup olmadığını dahi bilemiyoruz. Çünkü bizim avukatlarımız talep ettiğinde “dosyada gizlilik var” deniyor. Bu ülke öyle bir ülke haline geldi ki maalesef; bu ülkede ne hukuk kaldı, ne adalet kaldı, ne hukuka güven kaldı, ne adalete güven kaldı. Ve görüyoruz ki aslında bu ülkede iki itirafçı bulursanız maalesef hukuki güvenliğiniz ve hukuki geleceğiniz de yok” diye konuştu.

“Gece gündüz durmadan çalışacağız”

Karakoz konuşmasının devamında şunları aktardı:

“Bizler milletvekiliyiz, kanundan kaynaklı bir dokunulmazlığımız var. Hep söylüyoruz. Ama Cumhuriyet tarihinde bir de ‘AKP dokunulmazlığı’ ortaya çıktı. Bugün AKP’li bir siyasetçiyseniz, bugün AKP’li bir bürokratsanız maalesef bu ülkede ne yargılanıyorsunuz ne de sorgulanıyorsunuz. Ancak iktidara muhalifseniz, hele de Cumhuriyet Halk Partiliyseniz, bu ülkede kumpaslarla, sahte delillerle, sahte tanıklarla, iftiracılarla yargılanıyorsunuz.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Bu toprakları kurtaran ve bir cumhuriyeti kuran partiyiz. 102 yıl boyunca Cumhuriyet Halk Partisi çok zor zamanlardan geçti, çok zor bedeller ödedi ama 102 yıl geçti, hâlâ ayaktayız. Bundan sonra da ne yaparsanız yapın; değil tüm belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, partimizin tüm üyelerini de tutuklasanız biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim mücadelemiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yoldur, gösterdiği hedeftir. Bugün pek çok belediye başkanımız, pek çok belediye meclis üyemiz sırf Cumhuriyet Halk Partili olduğu için bedel ödüyorlar. Hapishanedeler ama dimdik ayaktalar. Moralleri yüksek, inançları yüksek, kararlılıkları yüksek. İşte bizler de özgür olan yüreği ama tutukevlerindeki Cumhuriyet Halk Partililerle atan Cumhuriyet Halk Partililer olarak bir olacağız, iki olacağız, üç olacağız; gece gündüz durmadan çalışacağız ve ilk genel seçimde önce iktidarı alacağız.

“Bu kumpasları kuranların hepsi hesap verecek”

Sonra da ilk yerel seçimde başta o sarı bina olmak üzere 17 ilçede Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını dalgalandıracağız. Genel Başkanı’ndan en sade üyemize kadar biriz, beraberiz. Kenetlendik, inançlıyız, gururluyuz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde söz veriyoruz: Bu ülkeye hak gelecek, hukuk gelecek, adalet gelecek, eşitlik gelecek, özgürlük gelecek. Gençlerin geleceğe güvenle baktığı bir Türkiye gelecek. Anaların, babaların çocuklarına baktığında çocuklarının geleceğinden kaygılanmadığı bir ülke gelecek. Çiftçinin, hayvancının, emeklinin, emekçinin geleceğe korkuyla, tedirginlikle bakmadığı bir ülke gelecek. En önemlisi de huzur gelecek. Bunun sözünü veriyoruz ve diyoruz ki: Direneceğiz, çalışacağız, pes etmeyeceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Cumhuriyet Halk Partililerin hayalini gerçekleştireceğiz. Ve tabii ki son olarak şunu söylemek istiyorum: Bugün tutsak edilmiş tüm belediye başkanlarımız gün gelecek bu sokaklarda alınları ak, başları dik dolaşacak. Ama bu kumpasları kuranların hepsi hesap verecek.”

“Halkımıza hizmetten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz”

CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı ise, “19 Mart 2025’te İstanbul’da başlatılan kumpas davaları ne yazık ki Kuşadası’na da yayıldı. Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel’e bir kumpas kurulmuştur. Bu kumpasın nasıl kurulduğunu bizler biliyoruz, Aydın kamuoyu biliyor. 344 bin oyu alıp AKP’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu kumpasın içinde olduğunu biliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne ederlerse etsinler biz mücadelemizden yılmayacağız. Biz onlardan çekinmiyoruz, korkmuyoruz. Biz halkımıza hizmetten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Sevgili Ömer Başkanım, dün gördüğümde bu söylemlerini dile getirmişti. Evet, dediğim gibi bizi yıldıramazlar, yıldıramayacaklar. Ve Ömer Başkanımın en kısa sürede aramızda olacağına inanıyorum. Bu mücadeleyi daha güçlü bir şekilde sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

“Bu oyunu bozacağız, hep birlikte”

Ömer Günel’in mektubunu okuyan CHP Kuşadası ilçe Başkanı Mehmet Gürbilek, “Kıymetli hemşerilerim, Aydın’da kötü biri var. Hem de çok kötü. Beni ve arkadaşlarımı, gerçek dışı ve hiçbir delil ile desteklenmeyen iddia ve yalandan ibaret söylemlerle hukuka aykırı şekilde tutukladılar. Bir avukat olarak, siyasi kumpas amacıyla yazılmış bir komedya senaryosunu bizzat yaşamaktan, kendim için değil evlatlarımızın geleceği için çok kaygılıyım. Bir senaryo kötü bir kişi tarafından yazılmış ve oyuncuları belirlenmiş, rollerini oynamış. Ama kötü oynamışlar. Kötü bir senaryo olmuş. Ama filmin vizyona girmesi için iyiye ihtiyaç yok. Beni siyasi yolculuğumda yarıştan önce devre dışı bırakma çabası tüm açıklığı ile ortada. Bu oyunu bozacağız, hep birlikte. Kötülere ve kötülüğün kazanmasına asla izin vermeyeceğiz. Sabır ve inançla mücadelemize devam edeceğiz. Bana ve arkadaşlarıma olan inanç ve desteğiniz için minnettarım. Çok yakında görüşmek üzere. En derin sevgilerimle, Ömer Günel.” ifadelerini kullandı.

CHP’liler, açıklamanın ardından “Adalet ve Dayanışma Çadırı”nda nöbetlerine devam edeceklerini belirtti.