Haber : Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) – Tüm Emekliler Sendikası Hopa Şube Başkanı Saim Aydın, “Emekliler sadaka değil, insanca bir yaşam ve hak ettiği maaşı istiyor. Tek seferlik ödemeler geçim sıkıntısını çözmekten uzak. Bayram ikramiyeleri, emekli maaşlarıyla uyumlu ve adil bir şekilde artırılmalı; bu sayede emekliler bayramı huzur içinde geçirebilsin” dedi.
Emeklilere verilen bayram ikramiyeleri, ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Tüm Emekliler Sendikası Hopa Şube Başkanı Saim Aydın, bayram ikramiyelerine ilişkin beklentilerini paylaşarak şunları söyledi:
“Hükümetin emeklilere müjde olarak sunduğu 5 bin liralık tek seferlik ödeme tartışmaları üzerine, kimse sessiz kalmamızı beklemesin. Bu rakam, mutfaktaki yangını söndürmek bir yana, bir aylık çay-simit bedelini bile karşılamaktan uzaktır. Biz yıllarca bu ülkenin kalkınması için ter döktük; şimdi ise sadaka niteliğindeki bir ödeme ile karşı karşıyayız. En acısı ise geçinemediği için ek işte çalışmak zorunda kalan emeklerimizin bu ödemeden mahrum bırakılmak istenmesidir. Emeklileri çalışan ve çalışamayan diye ayırmak, sosyal devlet ilkesine ve vicdanına sığmaz. Bu tablo kesinlikle tesadüf değildir. Özellikle 5510 sayılı Yasa ile ağırlık bağlama oranlarının düşürülmesinin bir sonucudur. Emeklilik artık bir dinlenme dönemi değil, geçim savaşı hâline gelmiştir.
“Emekli aylığı bir lütuf veya sosyal yardım değil, bedeli peşin ödenmiş bir haktır”
Sosyal güvenlik sistemi halk temelinden çıkıp piyasacı bir anlayışa dönüşmüştür. Emekliler, milli gelirden aldıkları payı her geçen gün kaybetmektedir. Talebimiz nettir; emekli aylığı bir lütuf veya sosyal yardım değil, bedeli peşin ödenmiş bir haktır. En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Emekli aylıkları yılda dört kez asgari geçim seviyesine göre artırılmalıdır. Sadaka ile geçiştirilemez; kalıcı çözümler şarttır. Ekonomik büyümeden emeklilere mutlaka refah payı verilmelidir ve bu yasal güvence altına alınmalıdır. Sağlıkta katkı payları kaldırılmalı ve 5510 sayılı Yasa’daki hak kayıpları giderilmelidir. Kısacası, emekler sadaka değil, insanca bir yaşam ve sözleşmeli adalet istemektedir. Bu mücadele, herkes için bir hak arayışıdır, bir hak savaşıdır.”

