(ANKARA) – Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verisine göre, yaşlı nüfus kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1’e çıktı. Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4 katı oldu. Ayrıca yaşlıların günlük aktiviteleri yapabilme durumları incelendiğinde ise, yaşlıların yüzde 85,7’sinin telefon kullanabildiği, yüzde 55,1’inin alışverişini kendi yapabildiği, yüzde 61,1’inin yemeğini kendi hazırlayabildiği görüldü.
TÜİK, 2025 yılına ilişkin istatistiklerle yaşlılar araştırmasını açıkladı. Verilere göre, Türkiye’de yaşlı nüfusun son beş yılda yüzde 20,5 oranında arttı ve 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi olan yaşlı nüfus, 2025 yılı itibarıyla 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1’e çıktı
TÜİK’e göre, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2020 yılındaki yüzde 9,5 seviyesinden, 2025 yılında yüzde 11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun cinsiyet dağılımında kadınların üstünlüğü dikkati çekti. 2025 verilerine göre yaşlıların yüzde 44,7’sini erkekler, yüzde 55,3’ünü ise kadınlar oluşturdu.
Kurum, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci “demografik dönüşüm” olarak adlandırarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan ‘demografik dönüşüm’ sürecinde olan Türkiye’de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi.”
Yaşlı nüfusun 2060 yılında yüzde 27 olacağı öngörüldü
Nüfus projeksiyonları, Türkiye’nin yaşlanma hızının gelecek on yıllarda katlanarak artacağını gösterdi. Mevcut yapının devamını varsayan ana senaryoya göre, yaşlı nüfus oranının 2030’da yüzde 13,5, 2060’ta yüzde 27 ve 2100 yılında yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.
Doğurganlığın daha da düşeceği düşük senaryoda ise 2100 yılında her 100 kişiden yaklaşık 43’ünün yaşlı olacağı tahmin edildi. Hükümet tedbirlerinin etkili olduğu yüksek senaryoda bile bu oranın 2080’de yüzde 29,8’e kadar çıkması bekleniyor.
Ortanca yaş ve bağımlılık oranı yükselişte
Nüfusun yaşlanmasının en somut göstergelerinden biri olan ve yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşını aktaran “ortanca yaş”, 2019 yılında 32,4 iken 2024 yılında 34,4 oldu. Ortanca yaş 2024 yılında erkeklerde 33,7, kadınlarda 35,2 olarak gerçekleşti.
Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.
Yaşlı nüfusun yüzde 63,4’ünün 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü
Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2019 yılında yaşlı nüfusun yüzde 62,8’inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,2’sinin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 9,1’inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda; 2024 yılında ise yüzde 63,4’ünün 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,8’inin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8’inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.
Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2024 yılında 7 bin 632 oldu.
Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı
Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2024 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 161 milyon 972 bin 573 kişi, yaşlı nüfusun ise 833 milyon 480 bin 764 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 10,2’sini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 36,2 ile Monako, yüzde 29,8 ile Japonya ve yüzde 24,6 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.
En “yaşlı” il Sinop, en “genç” il Şırnak
İller bazında yapılan incelemede, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 21,1 ile Kastamonu ve yüzde 20 ile Giresun takip etti. Öte yandan, yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise Şırnak yüzde 3,8, Şanlıurfa yüzde 4,5, Hakkari yüzde 4,7 şeklinde sıralandı.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısı 2024 yılında 60 şeklinde gerçekleşti.
Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 17,4 yıl oldu
Hayat Tabloları, 2021-2023 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 77,3 yıl, erkekler için 74,7 yıl ve kadınlar için 80,0 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,3 yıl olarak tespit edildi.
Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 17,4 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 15,7 yıl, kadınlar için 19 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,5 yıl iken 85 yaşında 5,5 yıl oldu.
Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulundu
Türkiye’de 2024 yılında toplam 26 milyon 599 bin 261 haneden 6 milyon 726 bin 583’ünde yaşlı nüfus olarak tanımlanan, 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 25,3’ünde en az bir yaşlı fert yaşadığı belirlendi.
1 milyon 750 bin 900 yaşlı tek başına yaşıyor
En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 726 bin 583 hanenin 1 milyon 750 bin 900’ünü tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 74’ünü yaşlı kadınlar, yüzde 26,sını ise yaşlı erkekler oluşturdu.
Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu
En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2024 yılında yüzde 34,4 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 34,0 ile Burdur izledi. Bu oran en düşük yüzde 8 ile Hakkari’de tespit edildi. Bu ili yüzde 13,6 ile Batman, yüzde 14,9 ile Van izledi.
Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı 2023 yılında yüzde 12,5’e düştü
Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı 2019 yılında yüzde 16,9 iken 2023 yılında yüzde 12,5 oldu. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2023 yılında yaşlı erkeklerin oranından 6 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı yüzde 19,9 iken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 3,3 oldu.
Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu tespit edildi. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.
Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4 katı
Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu belirlendi. Yaşlı erkek nüfusun 2024 yılında yüzde 1,4’ünün hiç evlenmemiş, yüzde 83,7’sinin resmi nikahla evli, yüzde 4’ünün boşanmış, yüzde 10,8’inin eşi ölmüş olduğu görülürken; yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,8’inin hiç evlenmemiş, yüzde 46,9’unun resmi nikahla evli, yüzde 4,6’sının boşanmış, yüzde 45,7’sinin ise eşi ölmüş olduğu görüldü
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı yüzde 23,3 oldu
Yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre, 2024 yılında toplam nüfusun yüzde 29,3’ünün yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oran yüzde 23,3 oldu.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkeklerde yüzde 22,3, yaşlı kadınlarda ise yüzde 24,2 olarak gerçekleşti.
Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2023 yılında yüzde 12,2 oldu
İşgücü istatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2019 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 53 iken 2023 yılında yüzde 53,3 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2019 yılında yüzde 12 iken 2023 yılında yüzde 12,2 şeklinde tespit edildi.
İstihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelemesine göre, 2023 yılında yaşlı nüfusun yüzde 57,7’sinin tarım, yüzde 32,1’inin hizmetler, yüzde 7,3’ünün sanayi, yüzde 2,8’inin ise inşaat sektöründe yer aldı.
Görmede çok zorlanan ya da hiç göremeyen yaşlıların oranı yüzde 10,1 oldu
Türkiye Yaşlı Profili Araştırması, 2023 sonuçlarına göre işlevsel zorluk çeken (çok zorlanan ya da hiç yapamayan) yaşlılar incelendiğinde, görmede zorluk çeken yaşlıların oranının yüzde 10,1, duymada zorluk çekenlerin oranının yüzde 10,6, konuşmada zorluk çekenlerin oranının ise yüzde 2,2 olduğu görüldü.
Yürüme, merdiven çıkma veya inmede zorluk çeken yaşlıların oranı yüzde 27,1, bir şeyler taşıma veya tutmada zorluk çekenlerin oranı yüzde 29,7, yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplamada zorluk çekenlerin oranı ise yüzde 13,8 oldu.
Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2023 yılında ölen yaşlıların yüzde 40’ı dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 16,4 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 13,9 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.
Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2019 yılında 13 bin 599 iken 2023 yılında 11 bin 464 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2023 yılında alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 4,1 oldu.
Yaşlıların yüzde 85,7’si telefon kullanabiliyor
Türkiye Yaşlı Profili Araştırması 2023 yılı sonuçlarına göre, Lawton-Brody Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeğinde yer alan bileşenler kapsamında yaşlıların günlük aktiviteleri yapabilme durumları incelendiğinde, yaşlıların yüzde 85,7’sinin telefon kullanabildiği, yüzde 55,1’inin alışverişini kendi yapabildiği, yüzde 61,1’inin yemeğini kendi hazırlayabildiği, yüzde 76,6’sının ev temizliği yapabildiği görüldü. Yaşlıların yüzde 72,8’i çamaşır yıkayabilirken, yüzde 76,3’ü yolculuk yapabiliyor, yüzde 85,5’i ilaçlarını kendi başına kullanabiliyor, yüzde 74’ü ise parasal işlerini yapabiliyor.
Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı yüzde 16,4 oldu
Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı 2023 yılında yüzde 16,4 oldu. Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65-74 yaş grubundaki kişilerin oranı yüzde 10,5 iken 75 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı yüzde 26,9 şeklinde gerçekleşti. Torunu olup bakımıyla ilgilenen yaşlıların oranı yüzde 9,7 olarak tespit edildi.
İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı yüzde 46,9 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, internet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2019 yılında yüzde 19,8 iken bu oran 2024 yılında yüzde 46,9’a yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla internet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2024 yılında yüzde 55,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 39,3 oldu.

