Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tugay’dan Körfez, İZBAN ve Vakıflar çıkışı: “İzmir’e hizmet için çalışmaya davet ediyorum”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı yanında kurulan “İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman Uygulaması”nın açılışının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İzmir Körfezi’ndeki kirlilik, İZBAN işletmesi ve Meslek Fabrikası, eski Gasilhane ve Egemenlik Binası’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tugay, “İzmir’e hizmet için çalışmaya davet ediyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı

(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı yanında kurulan “İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman Uygulaması”nın açılışının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İzmir Körfezi’ndeki kirlilik, İZBAN işletmesi ve Meslek Fabrikası, eski Gasilhane ve Egemenlik Binası’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tugay, “İzmir’e hizmet için çalışmaya davet ediyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nın yanındaki 8 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen “İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman Uygulaması”nın açılışının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Tugay, Karşıyaka Belediyesi ile yaşanan polemiklerden Körfez kirliliğine, İZBAN’daki işletme modelinden Vakıflar Genel Müdürlüğü ile devam eden hukuki sürece kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Tugay, İzmir’de siyasi rekabetin engelleme değil hizmet üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile aralarındaki karşılıklı açıklamaların arından AK Partili isimlerden “barışın” çağrısı yapılmasına yönelik Tugay, “Aramızda bir savaş yok ki barışalım. Böyle bir durum yok. Sonuçta ben her mecliste bir şekilde itham ediliyor olmaktan rahatsız olduğum için artık tepki gösteriyorum. Bunda da haklıyım. Şöyle söyledim hep başından beri, ben Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Karşıyaka’ya da diğer 30 ilçemizin tamamına da elimden gelen hizmetin en iyisini yapıyorum. Karşıyaka’da uzun yıllardır yapımı beklenen bir sürü işi yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Karşıyaka Stadı, Opera Binası, Kemal Baysak Köprüsü, bir sürü kara yolu projesi, kavşak projesi… Yakında Karşıyaka İskele ile ilgili bir çalışmayı yapacağız. İskele yenilenecek, çevresinde yeni alan kazandırılacak. Çarşıyla iskele arasında bir yaya köprüsü oluşturacağız. Ben Karşıyaka’yı çok iyi bildiğim için bu tür çalışmaları daha rahat da yapıyorum. Görevimi yapıyorum. Herkesten de beklediğim şey görevini yapmaları sadece. Benim kimseyle ne savaşım var ne tartışmam var. Sadece haksız ve yanlış ithamlara maruz kaldığım için kendimi savunmak zorunda kalıyorum. Bunu yaparken de gerçekten üzülüyorum. Ama nihayetinde herkes şunu hatırlamalı. Bizler hizmet etmek için buradayız. Karşıyaka’ya da hizmet etmek için çalışıyoruz. Tamamen buna odaklanmak gerekir. Herkes kendi işini yaparsa zaten bir sorun kalmaz” dedi.

“Tersane ve liman özgürce kirletebilsin diye bizim denetim yapmamızı istemiyorlar”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Körfez’in kirletilmesini önlemeye yönelik yaptırım yetkisinin bulunmadığı, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan yetki devri talebinin reddimesinin ardında yeniden talep de bulunacaklarını ifade eden Tugay, “Daha önce talep ettik ama ret geldi. Şimdi bir sistem kuruyoruz oraya. Kısa zamanda kuracağız, yaza kadar. 24 saat gemilerin atıklarını takip eden bir tür kamera sistemi, sensörlü bir sistem kuracağız. Bundan sonra tekrar talep edeceğiz, ‘denetimi yapmak istiyoruz’ diye. Bu yetkiyi bize vermemelerinin iki sebebi var: Birisi tersane, diğeri de liman. Tersane ve liman özgürce kirletebilsin diye Körfez’de bizim bu denetimi yapmamızı istemiyorlar, öyle görüyorum. Biz yedi tanesini yakaladık ama yakalayamadığımız kim bilir kaç tane var açıkçası. 24 saat gözlemlemediğimiz için bunlar günlük drone kontrolünde yakalanan görüntüler. Ama eminim buna benzer kaçak kirleten çok gemi vardır. İzmir Körfezi sirkülasyonu kendini temizlemekte çok zorlanıyor. O nedenle bu tür kirletmelerin durması lazım. Kirletenleri tahmin ediyoruz ama hem yetkimiz olmadığı için hem de hukuki tarafı dolayı ifşa edemiyoruz. Ama İzmir halkının bu konuda bilinçli olmasını, bütün şeylere doğru bakmasını istediğimiz için bu paylaşımları yapıyoruz” diye konuştu.

“Belediye başkanlığı görevimi en iyi şekilde yapmakla meşgulüm”

Tugay, bir başka soru üzerinde de parti içinde ayrışma görüntüsünün doğru olmadığını belirterek, görevine odaklandığını söyledi. Tugay, şöyle konuştu:

“Herhangi bir Cumhuriyet Halk Partilinin parti içerisinde ayrışmayı desteklemesini normal bulamam. Hele hele böyle bir dönemde, yani bu kadar saldırıya maruz kalıyorken, gerçekten dünya tarihinde belki eşi az görülür türden bir saldırı altındayken birilerinin parti içinde kendi hikâyesini yazmaya çalışması en hafif tabirle ayıptır. Bunu doğru bulamayız. Ama ben Belediye Başkanıyım. Belediye başkanlığı görevimi en iyi şekilde yapmakla meşgulüm. İl başkanımız zaten gerekli açıklamayı yapmış. Genel merkezimizin de bu tür şeyleri sakin ama dikkatli bir şekilde takip ettiğini biliyorum.”

“İşletme hakkı tamamen bizde olsa bunları yönetiriz biz”

İZBAN’a ilişkin soruya yönelik de Tugay, şu açıklamalarda bulundu:

“Geçenlerde Halkapınar’da İZBAN’ın yürüyen merdivenleri iki aydan fazla süre çalışmamış. Ben bunu maalesef geç öğrendim ama sorup soruşturduğum zaman şunu anladım ki İZBAN’ın genel müdürü biliyorsunuz Devlet Demiryolları’ndan. Oralarda verilen kararların yavaşlığı diyeyim en azından ya da süreçlerin belki yavaş takip edilmesi sonucunda maalesef böyle bir durum yaşanmış. İZBAN’ın bütün hizmetlerindeki bütün aksamalardan Devlet Demiryolları suçlu, bu kadar eminim. En azından o rayların bir kere şehrin içerisinden böyle bölerek geçmesi yanlış. Onun dışında yük trenleri, yolcu trenleri, İZBAN’ın yoğun olduğu saatlerde oradan geçiyor diye bekletiliyor. Bunlar çok yanlış. Aynı zamanda rayların bakımı, sinyalizasyonun güncellenmesi gibi konulardan Devlet Demiryolları sorumlu. Bunları yapmıyorlar. Bunlar yanlış.

Şunu ben açıkça söyledim. O cümleleri kuran siyasetçi neyimize güvenmiyor anlamadım ama bakın burada kameraların karşısına söylüyorum. Beceremiyorsanız verin biz işletelim. Ama bizden böyle çok yüksek hat bedelleri, ray kirası alamazsınız. Yani böyle bir şey yapmaya hakkınız yok. Madem ki İzmir halkına hizmet olarak bunu yapmaya çalışıyorsunuz, bunu bir şekilde bırakın biz yapalım. Düzgün yapamazsak o zaman konuşalım. Bize vermiyorsunuz, kendiniz de almıyorsunuz, olayı ortada bırakıyorsunuz ve kötü yönetiyorsunuz. İZBAN’ın şu anda kararları ağırlıklı olarak Devlet Demiryolları’nın kararlarıdır. Biz orada ikinci pozisyondayız.

Bu bizim İZBAN’ın modeli Türkiye’de yok. Bir tane. Bu bir tane deyince iyi anlamda değil. Maalesef bu aksamalarıyla beraber bir tane. İstanbul’da Marmaray’ı ve diğer banliyö hatlarını Devlet Demiryolları işletiyor. Gaziantep’te belediye işletsin diye yaptılar, GaziRay diye bir hat. Tamamını Devlet Demiryolları yaptı. Bizdeki gibi yüzde 50 katalım falan da değil, verdiler Gaziantep’e. Gaziantep bir süre sonra “ben bunu yapamıyorum, işletemiyorum” dedi, Devlet Demiryollarına geri verdi. Şimdi Aydın’da bir tane yapmaya çalışıyorlarmış. Onda da bütün yapımı Devlet Demiryolları üstlenmiş. Şimdi bunları böyle görünce, burada biz yüzde 50 ortaklıkla üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Fakat bize niye bu kadar yüksek ray kirası ödetiyorsunuz? Bunu İzmir’i cezalandırır gibi niye yapıyorsunuz? Şu yönetimi iki başlılığından kurtaralım diyorum. Bu konuda niye yapıcı bir tavır içerisinde değilsiniz? Bunları yapmak dururken oradan hikâye anlatmakla bir şey çözemiyoruz. Sayın milletvekili sadece kendince bir şeyler söylüyor ama orada başka bir şey yaşanıyor. Ben tekrar söylüyorum. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak İZBAN’ın bütün sorumluluğunu almaya, gerekeni yapmaya hazırız. Bize verin o zaman. Ama bize şu yapılmayacak: Ödenemeyecek, inanılmaz yüksek ray kiraları çıkarmayacaksınız ya da başka ilave masraflar çıkarmayacaksınız. Katener ücreti denen bir şey var, o da öyle. Bunlarla tabii ki yürümez. Ama normalde bizim metro hatlarında olduğu gibi işletme hakkı tamamen bizde olsa bunları yönetiriz biz. Bunlarda bir sorun yok. İzmir Büyükşehir Belediyesi kadar bu konuda deneyimli başka bir yerel yönetim yoktur, o kadar iddialıyım. Ama olayı çözümsüzlüğe bırakmak kimin, neden işine geliyor ben de bilmiyorum.”

“İzmir halkına da çok büyük saygısızlık”

Meslek Fabrikası, eski Gasilhane ve Egemenlik Binası’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine ilişkin devam eden hukuki süreci de değerlendiren Tugay, şu ifadeleri kullandı:

“Hukuki süreçler devam ediyor. Belgesiyle, bilgisiyle, kanıtıyla, ispatıyla bu binalar vakıflar tarafından yapılmamış. Ya da vakıfların hakkı ödenmiş, yani ücreti ödenmiş. Kamulaştırmalar yapılmış. Altında işte Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün imzalarının olduğu belgeleri çıkardık. Daha başka belgeler de çıktı bu arada. Yeni yeni belgelerimiz de var. Ve bunların hepsi kamu hizmetinde kullanılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü web sayfasında onlarca yeri kiralığa çıkarıyor. Bir hizmet noktasına ihtiyacınız varsa bunları kiralamak yerine işte o hizmette kullanın. Aşevi mi yapmak istiyorsunuz, onun için kullanın. Başka hizmette mi bulunmak istiyorsunuz, onun için kullanın. Geçenlerde Gasilhane’nin binasını elimizden almaya kalkıp da ‘aşevi yapacağız’ diye beyanat verilince oradaki muhtar isyan etmiş, haklı. ‘Hemen şurada 30 bin kişilik aşevi var. Burada aşevine ihtiyaç yok ki’ demiş. Bunların derdi belediyenin malını, mülkünü elinden almak. Yoksa hizmet üretmek falan değil. Hizmet üretme niyeti olan binalarını kiralamaz. Şu anda onlarca binasını kiraya vermek yerine oralarda hizmet üretir. Ama bu yapılan gerçekten İzmir’e de çok büyük haksızlık. İzmir halkına da çok büyük saygısızlık. İzmir Büyükşehir Belediyesine de yapılmaması gereken büyük bir yanlış. Bunların hepsi İzmirlilerin vicdanında yara açan işler, çok yanlış işler. En kısa zamanda bu tavırlarından geri adım atmalarını bekliyoruz.”

“İzmir halkı bilinçlidir”

İzmir’de siyasi rekabetin engelleme yerine hizmet üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirten Tugay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Cumhuriyet Halk Partili belediyeyle yarışmak istiyorsanız buraya hizmet getirerek yarışacaksınız, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere engel olarak değil. Buradan işte sosyal medyada şov yapanlar mı dersiniz, yalan yanlış bir sürü şey uyduranlar mı dersiniz… Bunlar ortalıkta dolaşıyor ama İzmir halkı bilinçlidir, bunları yemez. Sadece hizmet getirerek insanların gönüllerini kazanabilirsiniz. Bu güzelim şehre bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin hakkı yok. O yüzden onları bir daha düşünmeye davet ediyorum. Ne diyeyim yani, akıllarını başlarını toplamaya davet ediyorum. İzmir’e hizmet için çalışmaya davet ediyorum.”