Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TMMOB Maden Mühendisleri Odası’ndan üretimi durdurulan Divriği demir maden işletmesinin yeniden açılması için Bakanlığa çağrı: 220 maden emekçisi mağdur

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Sivas’ın Divriği ilçesinde OYAK Grubu’na bağlı Ermaden tarafından işletilen yer altı demir madenlerinde üretimin durdurulduğunu ve 220 maden emekçisinin kış ortasında işten çıkarıldığını bildirerek, kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. 

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Sivas’ın Divriği ilçesinde OYAK Grubu'na bağlı

(ANKARA) – TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Sivas’ın Divriği ilçesinde OYAK Grubu’na bağlı Ermaden tarafından işletilen yer altı demir madenlerinde üretimin durdurulduğunu ve 220 maden emekçisinin kış ortasında işten çıkarıldığını bildirerek, kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası’ndan yapılan yazılı açıklamada, Divriği’de bulunan ve OYAK Grubu’na bağlı Ermaden tarafından Özelleştirme İdaresinden devralınarak işletilen demir madenlerinde, ekonomik gerekçeler ileri sürülerek yeraltı üretiminin durdurulduğu belirtildi. Bu karar doğrultusunda alt yüklenici firma ile yapılan sözleşmenin feshedildiği ifade edilen açıklamada, 220 maden emekçisinin kış ortasında işten çıkarılarak ciddi bir sosyal ve ekonomik mağduriyetle karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. Yer altı üretiminin durdurulmasına gerekçe olarak, üretim maliyetlerinin ithal demir cevheri fiyatlarının üzerinde olduğunun belirtildiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

“Türkiye demir-çelik sektörünün hammadde ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ı yerli kaynaklardan, yüzde 60’ı ise ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Yer altı üretiminin sonlandırılması, bu dışa bağımlılığı daha da artıracak; başta Divriği olmak üzere birçok yer altı maden işletmesinin faaliyetlerini durdurmasına, istihdamın daralmasına ve madencilikle varlığını sürdüren yerleşim yerlerinde göçün hızlanmasına yol açacaktır. Uzun vadede bu durum, sadece madencilik sektörünü değil, demir-çelik sanayisinin tedarik güvenliğini ve cari açığı da olumsuz etkileyecektir.

Madencilik sektörü, kısa vadeli piyasa dalgalanmalarına göre değil; uzun vadeli planlama, kamu politikaları ve stratejik hedefler doğrultusunda yönetilmesi gereken bir alandır. Yer altı madenciliği, yüksek sermaye gereksinimi, teknik uzmanlık, iş güvenliği altyapısı ve kurumsal hafıza gerektiren bir faaliyettir. Bu nedenle, diğer sanayi dallarında olduğu gibi kolayca kapatılıp yeniden açılabilecek bir sektör değildir. İstihdam yaratma kapasitesi ve bölgesel kalkınmaya katkısı dikkate alındığında, kamusal koruma ve destek mekanizmalarıyla sürdürülmesi zorunludur.

Nitekim Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanarak 2025 yılında yayımlanan Türkiye Kritik ve Stratejik Madenler Raporu’nda demir cevheri, ülke sanayisi açısından kritik ve stratejik hammaddeler arasında açıkça tanımlanmıştır. Buna rağmen, Ticaret Bakanlığı tarafından demir cevheri ithalatına yönelik yerli üretimi koruyucu herhangi bir düzenlemenin yapılmamış olması, yerli madencilik faaliyetlerini rekabet gücünden yoksun bırakmaktadır.

“Madencilik kültürü yok olacak, istihdam azalacak ve kırdan kente göç hızlanacaktır”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kritik ve stratejik olarak tanımlanan tüm madenler için; ithalat politikaları, gümrük düzenlemeleri ve ticaret mekanizmaları yerli üretimi destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Aksi halde Divriği, geçmişte Ergani’de yaşandığı gibi küçülecek; madencilik kültürü yok olacak, istihdam azalacak ve kırdan kente göç hızlanacaktır.

Bu sorunların çözümü için başta OYAK Grubu olmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nı, yer altı demir madenciliğinin sürdürülmesini sağlayacak kamusal, teknik ve ekonomik önlemleri ivedilikle hayata geçirmeye davet ediyoruz.”