(ANKARA) – Türkiye Komünist Partisi (TKP), kuruluşunun 77. yıl dönümünde NATO’yu protesto etmek için “NATO’suz Türkiye” sloganıyla Ankara’da Kolej’den Sakarya Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Genel Sekreter Kemal Okuyan, “Eğer biz bağımsız, kalkınmış, sanayileşmiş, özgür, eşitlikçi, yoksulluğu aşmış bir ülkede yaşamak istiyorsak, şu NATO belasıyla derhal bugün hesaplaşmamız lazım. Türkiye’nin NATO’dan çıkması acil bir taleptir. Çünkü Türkiye’yi NATO’dan çıkarırsak, NATO’yu da Türkiye’den çıkarırız. Bizim için asıl önemli olan NATO’nun Türkiye’den çıkmasıdır” dedi.
TKP, “NATO’suz bir Türkiye” sloganıyla Ankara’da Kolej’den Sakarya Meydanı’na yürüyüş düzenledi. “NATO’yu ülkemizden söküp atacağı yaz” pankartı açan partililer, “Kahrolsun ABD uşakları”, “NATO defol bu memleket bizim”, “Katil NATO iş birlikçi AKP”, “Üstlere el konsun NATO defolsun” ve “NATO’suz Türkiye, tam bağımsız Türkiye” sloganları attı.
TKP Genel Sekreteri Okuyan, yaptığı açıklama şunları söyledi:
“Adnan Menderes bazılarınız için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir. Ama zaman zaman Türkiye’nin demokrasi kahramanı olarak anılıyor. 1950 ile 1960 arasında Türkiye’yi bu kişi yönetti. 1950 ile 1960 arasında bu ülkeye, Amerika Birleşik Devletleri’nin etkisi o kadar derinleşti ki, yediğimiz ekmeğe kadar her şey onlardan geçer oldu. Onlar, demokrasi adına, yerleşmiş geçmiş en büyük halk düşmanlarıdır. Adnan Menderes bir halk düşmanıdır. Adnan Menderes ise şunu söyledi: Türkiye’de komünizm tehdidi var. Bu tehdidi bertaraf edebilmek için Amerika’ya sığınmamız, NATO’ya girmemiz gerekiyor. Peki NATO nedir? NATO, evinizde otururken güvenliğinizden kaygı duyduğunuzda, ‘Benim evime hırsızlar girecek, haydutlar evimi soyacak’ diye endişe ettiğinizde, gidip bir güvenlik şirketiyle anlaşmak gibidir. Ancak o güvenlik şirketi, aslında sizin evinizi tehdit eden hırsızlardan, haydutlardan, zorbalardan oluşur.
“NATO, ülkemize darbe yaptı”
Gelip evinize kamera takarlar, alarm sistemi kurarlar. Amaçları, evinizi soymak, özgürlüğünüze el koymak, bağımsızlığınızı yok etmek için sizi izlemek olur. İşte tam olarak böyle bir şey oldu; NATO, ülkemize darbe yaptı. 12 Mart darbesinin arkasında NATO’nun etkisi var mıydı? Evet. Cinayetler işlediler, bunların hepsi, NATO’nun kurduğu Gladio’nun emirleriyle yapıldı. 15 Temmuz’da bir darbe girişimi oldu o darbenin arkasında da ABD’nin olduğu iddialarını bizimkiler de dile getirmiyor mu? Ama ne oluyor? Biz hâlâ, evimizin anahtarını onlara veriyoruz. Kameraları onlar takıyor, evimizin her şeyini ellerinde tutuyorlar. Ülkemizin güvenliği sağlansın diye, bu nasıl bir mantık? Gerçekten bunu anlamakta zorlanıyorum.
“NATO’yla yapılan gizli anlaşmaları açıklayın”
Deniyor ki, ülkenin güvenliği ile ilgili meseleler biraz gizlilik gerektirir. Buna katılıyoruz. Böyle sürekli her şey anlatılmaz. Bir ülkenin güvenliğini sağlıyorsunuz. Ama şimdi biz diyoruz ki, ülkenin güvenliğini siz kendiniz söylüyorsunuz. Bölgeyi ve Türkiye’yi tehdit eden küresel güçlere teslim ediyorsunuz. Bu bir. İkincisi, bize söylemediklerinizi onlarla paylaşıyorsunuz. Şimdi dezenformasyon diye bir şey icat ettiler. Gazeteciler ağzını açıyor. Diyorlar, yanlış bilgi, yalan bilgi. Arkadaşlar, o zaman tamam. Biz bilmiyoruz. Bilmiyoruz. Cahilmişiz. Aydınlatın bizi. Ne olur? O gizli belgeleri açıklayın. NATO’yla yapılan gizli anlaşmaları açıklayın. Ben bir yurttaş olarak soruyorum. Duyuyorum, İncirlik’te, resmen hiçbir zaman kabul etmediğiniz Amerika Birleşik Devletleri’nin elinde olan nükleer silahların amacı nedir?
“NATO bizim güvenliğimizi mi sağlıyor yoksa Türkiye’yi de holdingleri, uluslararası tekelleri mi koruyor? “
Sabah akşam milli güvenlik diyenler, bizi aydınlatsın. Bu NATO nasıl güvenlik sağlıyor? Ama benim kafamda kuşku var. Çünkü NATO bizim güvenliğimizi mi sağlıyor yoksa Türkiye’yi de holdingleri, uluslararası tekelleri mi koruyor? Soruyorum, cahil olduğum için soruyorum. Bilmiyorum. Emin olmak istiyorum. Mesela diyorum, Türkiye’nin en önemli kamu işletmelerini, mesela Telekom’u, yabancı sermayeye verdiler. Onlar batırdılar, sonra geri gitti. Ya da rafinerilerimiz, Tüpraş, şunlar bunlar… Bunların bir bölümü yabancı sermayeye gitti. Bankalarımız… Hangi güvenlikten söz ediyorsunuz? Uluslararası tekellerin elinde, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının her bilgisi var. Fişliyorlar bizi. Ondan sonra güvenlik, milli güvenlik mi kalmış.
Deniyor ki, biz NATO üyesi olmazsak NATO bize saldırır. Şimdi mantığa bir bakar mısınız? Tamam, hırsızlara anahtarı verirsek, bizi güler yüzle karşılarlar, değil mi? Bunun açıklaması bu. Peki, size şunu soruyorum: Dünyanın en büyük gücü olan ABD’ye karşı İran nasıl kafa tutuyor? NATO üyesi olduğu için mi? Savaş, günümüzün biricik gerçekliği haline geldi. Bunu söylerken çok ürperiyorum. Savaş, çok büyük bir şey. Ama eğer biz bağımsız, kalkınmış, sanayileşmiş, özgür, eşitlikçi, yoksulluğu aşmış bir ülkede yaşamak istiyorsak, şu NATO belasıyla derhal bugün hesaplaşmamız lazım. Çünkü NATO bizim içimize girmeye devam ediyor. Geldikçe Türkiye’nin kurtuluşu zorlaşıyor. Türkiye’nin NATO’dan çıkması acil bir taleptir. Çünkü Türkiye’yi NATO’dan çıkarırsak, NATO’yu da Türkiye’den çıkarırız. Bizim için asıl önemli olan NATO’nun Türkiye’den çıkmasıdır.”

