Haber: İlhan Baba
(BERLİN) – Almanya’nın Berlin kentinde faaliyet gösteren Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği’nin kuruluşunun 43. yıl dönümünü törenle kutladı. Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, “Dernek faaliyetleri, mesleki dayanışmanın ötesine geçerek toplumumuzun Alman toplumu ile daha güçlü ve etkin bir şekilde bütünleşmesini sağlıyor” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan’ın ev sahipliğinde, T.C. Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen törenle, Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği’nin kuruluşunun 43. yılı kutlandı.
Toplantıyı yöneten Dilek Erusta, konukları selamlayarak derneğin geleneksel yıllık buluşmalarının mesleki ağ kurma ve güncel tıbbi gelişmelerin paylaşılması açısından kritik rolüne dikkat çekti.
Büyükelçi Turan: “Bu çatı sizin eviniz”
Etkinliğe ev sahipliği yapan Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, konuşmasını Türkçe ve Almanca yaptı. Berlin Büyükelçiliği’nin sadece diplomatik işler için değil, aynı zamanda vatandaşların akademik ve kültürel buluşmaları için de bir yuva olduğunu vurgulayan Turan, sağlık çalışanlarının Türk toplumunun Almanya’daki prestijini artıran en önemli gruplardan olduğunu belirtti.
Turan, sağlık profesyonellerinin iki toplum arasında dostluk köprüsü kurduğunu ifade ederek, “Bilginiz, tecrübeniz ve özveriniz bizim için bir hazinedir. Dernek faaliyetleri, mesleki dayanışmanın ötesine geçerek toplumumuzun Alman toplumu ile daha güçlü ve etkin bir şekilde bütünleşmesini sağlıyor” dedi.
Konuşmasında pandemi döneminde çevrimiçi yapılan toplantıların ardından tekrar bir araya gelmenin mutluluğunu dile getiren Turan, görevi başında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını rahmetle anarak, tüm hekimlerin Tıp Bayramı’nı kutladı.
Dernek Başkanı Ayral: “Dernek bilimsel otorite haline geldi”
Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği Başkanı Dr. Yunus Ayral, 1983 yılında kurulan derneğin tarihsel yolculuğunu özetledi. Başlangıçta Türkçe konuşan hastaların Alman sağlık sisteminde yaşadığı dil ve uyum sorunlarına çözüm üretmek için yola çıktıklarını hatırlatan Ayral, bugün derneğin bilimsel otorite kabul edilen bir kurum haline geldiğini söyledi.
Ayral, koruyucu sağlık projeleriyle toplumsal farkındalık yaratmaya devam ettiklerini belirterek, tüm meslektaşlarını 6 Kasım’da gerçekleşecek bir sonraki büyük buluşmaya davet etti.
Kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen bilimsel etkinlikte de Dr. Seda Yayla Bozdağ, “İpek Yolu Hastalığı” olarak bilinen Behçet Hastalığı üzerine sunum yaptı. Hastalığın tarihsel göç yollarıyla genetik bağlantısını ve modern immünoterapi yöntemleriyle kalıcı hasarların önüne geçilebildiğini anlattı.
Prof. Dr. Kaya Sarıbeyoğlu da onkocerrahide multidisipliner yaklaşımın önemini vurguladı. Zorlu pankreas tümörü vakalarında cerrahın diğer branşlarla uyum içinde çalışması gerektiğini ifade eden Sarıbeyoğlu, Türk hastalar için başlattıkları Türkçe bilgilendirme ve danışmanlık hizmetlerini tanıttı.
Kardiyoloji uzmanı Dr. Engin Osmanoglou, kalp yetmezliği tedavisinde SGLT2 inhibitörleri ve GLP1 gibi yeni nesil ilaçların sağladığı gelişmeleri aktardı, hastaların genetik risk faktörlerinin erken teşhisinin önemine değindi.
Dr. Fatima Halzl Yürek, geriatri ve anestezi disiplinlerinin kesişiminde yer alan “Deliryum ve Demans” konusunu ele aldı. Yaşlı hastalarda ameliyat sonrası ortaya çıkan bozuklukların doğru teşhis edilmemesinin risklerini ve multidisipliner takip gerekliliğini örnek vakalar üzerinden anlattı.
Bilimsel oturumların ardından düzenlenen resepsiyonda, Berlin’in dört bir yanından gelen hekimler, akademisyenler ve sağlık profesyonelleri, ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulundu.

