(ESKİŞEHİR) – Tarihi Kentler Birliği tarafından Portekiz ve İspanya’da düzenlenen teknik inceleme programına katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Avrupa’daki şehircilik ve kültürel miras uygulamalarını yerinde inceledi.
Ataç, Tarihi Kentler Birliği tarafından Portekiz ve İspanya’da düzenlenen teknik inceleme programına katıldı. Şehircilik ve kültürel miras uygulamalarının yerinde incelendiği teknik gezi, Tepebaşı’nda yürütülen koruma odaklı çalışmalar açısından da önemli bir referans oluşturdu.
Program kapsamında Portekiz’in Lizbon kenti ile İspanya’nın Sevilla, Cordoba, Granada ve Malaga şehirlerinde tarihi yapıların korunması ve kültürel mirasın çağdaş şehircilik anlayışıyla bütünleştirilmesine yönelik uygulamalar gözlemlendi.
Ataç’tan “doğal sit” alanı vurgusu
Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ataç, Avrupa’daki koruma anlayışının kent kimliği açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, Tepebaşı’nda yürütülen doğal sit ve koruma çalışmalarını hatırlattı. Ataç, görev süresi boyunca kent dokusunun korunmasını öncelikli başlık olarak ele aldıklarını belirterek, tarihi ve kültürel dokunun korunması için söz konusu bölgelerin “doğal sit” alanı olarak ilan edilmesi gerektiğine işaret etti.
Şeker Fabrikası çevresi ve karşısında bulunan yaklaşık 350 dönümlük alanın koruma altına alınmasının bu yaklaşımın somut bir örneği olduğunu belirten Ataç, söz konusu alandaki ağaç envanterinin çıkarıldığını, lojmanlar, eski hastane binası ve sinemanın koruma kapsamına alındığını vurguladı. Ataç, bölgenin doğal sit alanı ilan edilmesinin kent dokusunun bozulmaması ve kültürel sürekliliğin sağlanması açısından kritik bir adım olduğunun altını çizdi.
Avrupa temaslarında özellikle El Hamra ve Endülüs mirasının korunma biçiminin kendileri için ilham verici olduğunu dile getiren Ataç, edinilen deneyimlerin Tepebaşı’nın tarihi ve kültürel değerlerini geleceğe taşıyacak projelere yansıtılacağını söyledi.
Ataç, teknik inceleme gezisini Tepebaşı Belediyesi’nin yalnızca yeni projeler üretmekle kalmayıp mevcut doğal ve kültürel varlıkları koruma yönündeki politikalarını da güçlendiren bir temas olarak değerlendirdi.

