(ANKARA) – TEDMEM, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde “Ülkelerin Öğretmen Yetiştirme, İstihdam ve Kariyer Gelişim Politikaları” başlıklı bir rapor yayımladı. Bazı ülkelerin eğitim politikalarının Türkiye’deki sistemle karşılaştırıldığı raporda, sisteme yönelik eleştiriler ve öneriler de yer aldı. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, öğretmen yetiştirme sisteminin nitelikli öğretmen yetiştirme hedefi doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı.
Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM, “Ülkelerin Öğretmen Yetiştirme, İstihdam ve Kariyer Gelişim Politikaları” başlıklı kapsamlı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda; Türkiye, Güney Kore, İngiltere, Kanada, Finlandiya, Japonya, Estonya, Polonya, Almanya ve Fransa’nın öğretmenlik politikaları karşılaştırmalı bir bakışla ele alındı. Raporda ayrıca; öğretmen yetiştirme, mesleğe giriş ve kariyer gelişimi süreçleri; Türkiye’de son yıllarda öğretmenlik mesleğine yönelik düzenlemeler değerlendirildi.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Finlandiya ve Estonya gibi ülkeler öğretmen yetiştirme programlarını sınırlı sayıda üniversitede yürüterek nitelik odaklı bir seçim sistemi yürütmektedir. İngiltere, Japonya ve Almanya çok aşamalı sınavlar ve performans değerlendirmeleri ile mesleğe girişte güçlü bir eleme mekanizması uygulamaktadır. Güney Kore hem programa giriş hem de mesleğe geçişte titiz ve çoklu değerlendirme süreçleriyle öncü bir model sunmaktadır.
Türkiye’de ise uzun yıllardır öğretmen ihtiyacından bağımsız biçimde geniş bir aday havuzu oluşturulmuştur. Güncel veriler, eğitim fakültelerinde 184 bin 584 öğrencinin öğrenim gördüğünü ve her yıl yaklaşık 40 bin adayın mezun olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, önümüzdeki dönemde yıllık atama sayısının 6–8 bin düzeyinde kalacağı ifade edilmektedir. Ayrıca, öğretmen ihtiyacı planlamasıyla bağlantı kurulmadan her yıl binlerce kişiye pedagojik formasyon eğitimi verilmesi, zaten geniş olan aday havuzunu daha da büyütmektedir.
“Öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden yapılandırılması gerekmektedir”
Nitelikli öğretmen yetiştirmek yerine çok sayıda öğretmen adayı yetiştirmek üzerine kurgulanan öğretmen yetiştirme süreci sürdürülebilirliğini yitirmiştir. Bu doğrultuda, öğretmen yetiştirme sisteminin en temel varsayımları gözden geçirilerek, nitelikli öğretmen yetiştirme hedefi doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Aksi halde, öğretmenlik mesleği hem nitelik hem de motivasyon açısından olumsuz etkilenmeye devam edecektir.
Değerlendirmelerin ardından raporda şu öneriler yer aldı:
“Türkiye’de öğretmen seçimi, yetiştirilmesi ve istihdam süreçleri temel varsayımlardan başlanarak bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Öğretmen yetiştirme programlarında alanlara ve kademelere göre farklılaşmış modeller geliştirilmelidir. Millî Eğitim Akademilerinin hazırlık eğitiminin kapsamı açık, bilimsel ve işlevsel biçimde tanımlanmalı, Eğitim Fakülteleri mezunları için uygulama ağırlıklı olacak şekilde yapılandırılmalıdır. Kariyer basamaklarında yetkinlik ve uzmanlaşma temelli bir sistem oluşturulmalıdır.
Öğretmenlik mesleği yalnızca istihdam edilen bir kadro değil, eğitim sisteminin bütününü etkileyen stratejik bir reform ekseni olarak konumlandırılmalıdır. Atanma umudu zayıflayan öğretmen adaylarının niteliklerini geliştirmesine, ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü biçimde katılmasına ve başka alanlarda sürdürülebilir bir istihdam edinebilmelerine imkan tanıyan, ulusal ölçekte bütüncül bir yeniden beceri kazandırma (reskilling) ve yetkinlik geliştirme (upskilling) programı tasarlanmalıdır. TEDMEM, bu raporu öğretmenlik mesleğinin toplumdaki yerini güçlendirmeye ve eğitim politikalarının niteliğini artırmaya yönelik bir katkı olarak kamuoyuna sunmaktadır.”

