(İSTANBUL) – Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE) Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörlüğü, Dünya Değerler Araştırması’nın (World Values Survey-WVS) yaptığı “Dünyada Toplumsal Güven” araştırmasının verilerini paylaştı. Dünyada toplumsal güvenin en yüksek olduğu ülkeler Danimarka, Norveç, Finlandiya ve Çin olurken; Türkiye listede 61’inci sırada yer aldı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, kişiler arası güven konusunda yapılan araştırmada Türkiye’nin sıralamasını açıkladı. Dünya Değerler Araştırması verilerine göre Danimarka’nın birinci, Norveç’in ikinci, Finlandiya’nın ise üçüncü sırada yer aldığı tabloda; Türkiye yüzde 14 oranıyla 61’inci sırada kendine yer buldu.
Söz konusu araştırmada kişilere, o ülkedeki insanların güvenilir olup olmadıkları soruluyor ve “çoğu insana güvenilebilir” yanıtnı verenlerin oranı hesaplanıyor. Buna göre, toplumsal güven konusunda dünyada birinci sırada yer alan Danimarka’da insanlar, çoğu insanın yüzde 73,9 oranında güvenilir olduklarını belirtti. Aynı oran Norveç’te yüzde 72,1 iken, Finlandiya’da ise yüzde 68,4 oranında çıktı.
İskandinav ülkelerinin arasına Çin girdi
“Çoğu insan güvenilirdir” sorusuna “evet” yanıtı verenlerin oranı, araştırmada dördüncü sırada kendine yer bulan Çin’de yüzde 63,5 oranında seyretti. Çin’i ise yüzde 62,8 ile İsveç takip etti. Danimarka, Norveç, Finlandiya, Çin ve İsveç’in ilk beşi oluşturduğu toplumsal güven araştırmasında Türkiye’nin yeri ise 61’inci sıra oldu. Araştırmaya göre Türkiye’de “çoğu insan güvenilirdir” sorusuna “evet” yanıtı verenlerin oranı yüzde 14’te kaldı.
Toplumsal güven hangi etkenlerle ilişkili
Toplum Çalışmaları Enstitüsü Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörlüğü, “Elde edilen bulgular, ülkeler arasında kişilerarası güven düzeylerinin belirgin biçimde farklılaştığını ortaya koymaktadır” derken “Bu farklılaşma incelendiğinde, yüksek gelirli ve kurumsal yapıları güçlü ülkelerde güven oranlarının daha yüksek olduğu, kalkınma düzeyi görece düşük ülkelerde ise bu oranların oldukça sınırlı kaldığı görülmektedir” ifadelerini kullandı.
Direktörlük, “Dolayısıyla toplumsal güven, yalnızca bireysel tutumların bir yansıması değil; aynı zamanda ekonomik gelişmişlik, kurumsal kalite ve toplumsal istikrar gibi daha geniş yapısal unsurlarla da yakından ilişkili bir olgu olarak öne çıkmaktadır” yorumunu yaptı.
Ülkelerin yapısal özellikleriyle yakından bağlantılı
Elde edilen sonuçların, toplumsal güvenin dünya genelinde eşit olmadığını açık biçimde gösterdiğini vurgulayan Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörlüğü, “Danimarka, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde güven oranları oldukça yüksek seviyelerde seyretmekte; nüfusun büyük bir bölümü diğer insanlara güven duyduğunu ifade etmektedir. Buna karşılık Türkiye, güven düzeyinin düşük olduğu ülkeler arasında yer almakta; bazı Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde ise bu oran daha da sınırlı düzeylere inmektedir. Bu tablo, güvenin bireysel tercihlerden ibaret olmadığını, ülkelerin yapısal özellikleriyle yakından bağlantılı olduğunu düşündürmektedir” dedi.
“Düşük güven oranları, çoğu zaman ekonomik kırılganlıklarla iç içe geçmiş bir tabloya işaret ediyor”
Güven düzeylerinin yüksek olduğu ülkelerin büyük bölümünde kişi başına düşen gelirin de yüksek olduğuna dikkati çeken Direktörlük, “Buna karşılık kişi başına düşen gelirin düşük olduğu ülkelerde ekonomik belirsizlikler daha yaygın olmakta; iş güvencesizliği, gelir dalgalanmaları ve sınırlı sosyal koruma mekanizmaları bireylerin gündelik hayatında belirleyici hale gelmektedir. Bu durum, kişiler arası ilişkilerde güvensizlik duygusunun daha kolay kök salmasına yol açabilmekte; toplumsal güven düzeyleri üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratmaktadır. Dolayısıyla düşük güven oranları, çoğu zaman ekonomik kırılganlıklarla iç içe geçmiş bir tabloya işaret etmektedir” hatırlatmasını yaptı.

