Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu… Okan Konuralp: Kendilerine muazzam bir güç atfediyorlar ama bir gazetecinin kalemi karşısında telaşa kapılıyorlar

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasına ilişkin, “Kendilerine muazzam bir güç atfediyorlar ama bir gazetecinin kalemi karşısında telaşa kapılıyorlar, bir gazetecinin kaleminden ürküyorlar. Oysaki haklı olan tartışır, haklı olan eleştiriye cevap verir, haklı ve güçlü olan, hakikate karşı hakikatle mücadele eder. Bir iktidarın haklılığı gücü, gerçeğe ne kadar tahammül edebildiğiyle ölçülür. Ancak siyasi iktidar gerçeğe tahammül edemiyor ve sertleştikçe, baskıyı artırdıkça ne kadar güçlü olduklarının değil; ne kadar korkuyor olduklarının ve çaresiz olduklarının altını çizmiş oluyorlar” ifadelerini kullandı. 

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasına

(TBMM) – CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasına ilişkin, “Kendilerine muazzam bir güç atfediyorlar ama bir gazetecinin kalemi karşısında telaşa kapılıyorlar, bir gazetecinin kaleminden ürküyorlar. Oysaki haklı olan tartışır, haklı olan eleştiriye cevap verir, haklı ve güçlü olan, hakikate karşı hakikatle mücadele eder. Bir iktidarın haklılığı gücü, gerçeğe ne kadar tahammül edebildiğiyle ölçülür. Ancak siyasi iktidar gerçeğe tahammül edemiyor ve sertleştikçe, baskıyı artırdıkça ne kadar güçlü olduklarının değil; ne kadar korkuyor olduklarının ve çaresiz olduklarının altını çizmiş oluyorlar” ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. CHP dezenformasyonla mücadele kanununun gazeteciler üzerindeki baskılarının araştırılması amacıyla ile ilgili Meclis araştırma önergesi verdi.

Öneri üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasını eleştirerek, “İsmail Arı’nın tutuklanması hukukun nasıl araçsallaştırıldığının, gerçeğin nasıl suç hâline getirildiğinin ve iktidarın hakikat karşısında nasıl savrulduğunun son örneğidir” dedi.

Tutuklamaya gerekçe gösterilen ve kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen 7418 sayılı Kanun’a değinen Konuralp, bu yasa hakkında Anayasa Mahkemesi kararlarının karşı oy yazılarında yaşananların öngörüldüğünü belirtti. Konuralp, Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım’ın da “İfade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı görülmektedir” vurgusunu yaptığını aktardı.

Karara destek veren üyelerin değerlendirmelerine de değinen Konuralp, “Suç ancak gerçeğe aykırı olduğu fail tarafından bilinen bir bilginin sırf halk arasında endişe, korku, panik yaratma düşüncesiyle yayılması hâlinde oluşacaktır. Bu itibarla, anılan şartlardan herhangi birinin gerçekleşmemesi durumunda kuralda düzenlenen suçun oluşmayacağı açıktır. Yani başvurumuza onay vermeyenler açısından bile tabloya bakıldığında İsmail’in tutuklanmaması gerekirdi, tutukladınız, tutuklattınız. Şimdi ‘Biz yapmadık, bağımsız yargı yaptı’ diyebilirsiniz ama mevcut tablonun mimarı ve siyasi sorumlusu olduğunuz gerçeğini değiştiremezsiniz. Dolayısıyla, İsmail Arı’nın tutuklanması bir yargı işlemi değil, rejiminizin eseridir” ifadelerini kullandı.

Konuralp, “Mesele yanıltıcı bilgi değildir; mesele hakikatin, gerçeğin, doğru haberin siyasi iktidarın hoşuna gitmemesidir” diyerek, iktidarın gerçeğe yanıt veremediğini ve bu nedenle “gerçeği söyleyenler için sürek avı yürütmeyi tercih ettiğini” dile getirdi. Konralp, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Korku insani bir duygudur ama korkarak yönetmeye çalışmak da korkunun esiri olmaktan başka bir şey değildir. Ezcümle karşımızda korkunun esiri olmuş, korkunun kontrolüne girmiş bir siyasi iktidar duruyor. Örneğin, koca koca binalara, devasa bütçelere, sınırsız ekran sürelerine, sayfa sayfa manşetlere, sözün özü büyük ölçüde dezenformasyona dayalı bir medya düzenlerine rağmen karşılarına cesur bir gazeteci çıkınca, doğru bir haber çıkınca hemen zora başvuruyorlar, hemen soruşturma, hemen gözaltı, hemen tutuklama.

“Baskıyı artırdıkça ne kadar çaresiz olduklarının altını çizmiş oluyorlar”

Türkiye Gazeteciler Sendikası 2025 Basın Özgürlüğü Raporu bu gerçeği haykırıyor: 67 gazeteci hakkında 87 soruşturma, 15 gözaltı, 27 dava ve 4 tutuklama. Genç gazeteci arkadaşımız İsmail Arı’nın tutuklandığında söylediği sözler de bu düzenin özeti: ‘Aile ziyaretimde gözaltına alındığım an kalemimin kırıldığını anladım ancak susmayacağım, gazetecilik kazanacak’. İsmail’in sözleri rejimin hakikatle kurduğu düşmanca ilişkinin fotoğrafıdır.

Kendilerine muazzam bir güç atfediyorlar ama bir gazetecinin kalemi karşısında telaşa kapılıyorlar, bir gazetecinin kaleminden ürküyorlar. Oysaki sayın milletvekilleri, haklı olan tartışır, haklı olan eleştiriye cevap verir, haklı ve güçlü olan, hakikate karşı hakikatle mücadele eder. Bir iktidarın haklılığı gücü, kuvveti kaç gazeteciyi susturduğuyla ölçülmez; gerçeğe ne kadar tahammül edebildiğiyle ölçülür. Ancak siyasi iktidar gerçeğe tahammül edemiyor ve sertleştikçe, baskıyı artırdıkça ne kadar güçlü olduklarının değil; ne kadar korkuyor olduklarının ve çaresiz olduklarının altını çizmiş oluyorlar.

“Mevcut düzen bir hukuk düzeni değildir; bu, keyfiliğin kurumsallaşması, korkunun refleksidir”

Eğer gerçekten yanıltıcı bilgiyle mücadele etmek isteseydiniz, önce bu kayıtsız şartsız sizi destekleyen, ekranları dolduran açık yalanlara bakardınız ama bakmıyorsunuz. Çünkü mesele, bilgi değil; mesele, kimin konuştuğudur. Size, yalan söylemek, iftira atmak, dezenformasyon yapmak serbest; gerçeği yazmak, hakikati savunmak suç. İşte bu nedenle mevcut düzen bir hukuk düzeni değildir; bu, keyfiliğin kurumsallaşması, korkunun refleksidir. Bu refleksin sunucu olarak gazeteci arkadaşlarımız Furkan Karabay’a, Alican Uludağ’a, Merdan Yanardağ’a yapılan, bugün İsmail Arı’ya yapılan, yarın gerçeği söyleyen herkese yapılmak isteniyor.

“Gazetecileri susturarak gerçeği ortadan kaldıramazsınız”

Korkularınız büyüdükçe yeni ceza maddeleri yazıyorsunuz, troller itibar suikastlarına girişiyor, sosyal medyadan savcıları seferber ediyorsunuz, gözaltılar ve tutuklama kararlarıyla gözdağı vermeye çalışıyorsunuz. Ama bilinmelidir ki ve bilmeniz gerekir ki, gazetecileri susturarak gerçeği ortadan kaldıramazsınız ve günü geldiğinde, bugün hukuku araçsallaştıranlar, adaleti baskının aracı haline getirenler, sadece siyaseten değil, tarihin vicdanında da mahkûm olacaklardır. Olmamanızın da tek bir yolu vardır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun oy çokluğuyla kabul ettiğimiz raporunda da vurguladığımız üzere arkadaşlarımızın tutuklanmasına neden olan düzenlemeden vakit geçirmeksizin kurtulmalıyız. Ve ne yaparsanız yapın, Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı ve sendikacı Mehmet Türkmen yalnız değildir demeye devam edeceğiz. Sizden korkmuyoruz.”

Genel Kurul’da CHP’nin grup önerisi oylamasından önce yapılan yoklamada toplantı yeter sayı bulunamadı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Celal Adan, Genel Kurul’u yarın saat 14.00’da toplanmak üzere birleşimi kapattı.