Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Okan Konuralp: Çalışanlara şükret, emekliye dua et, gençlere sabret diyerek, eşitsizliği bir eşitlik gibi sunuyorlar

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, “Çalışanlara şükret, emekliye dua et, gençlere sabret diyerek, eşitsizliği bir eşitlik gibi sunuyorlar. Oysa ki en düşük emekli maaşı düzenlemesi aslında bir maaş artırımı değil; enflasyon karşısında maaş eksiltmedir. Yani verecekleri ‘evet’ oyuyla emeklilerin maaşlarını eksiltmiş olacaklar” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, "Çalışanlara şükret, emekliye dua et,

 

(TBMM) – CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, “Çalışanlara şükret, emekliye dua et, gençlere sabret diyerek, eşitsizliği bir eşitlik gibi sunuyorlar. Oysa ki en düşük emekli maaşı düzenlemesi aslında bir maaş artırımı değil; enflasyon karşısında maaş eksiltmedir. Yani verecekleri ‘evet’ oyuyla emeklilerin maaşlarını eksiltmiş olacaklar” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, görüşülen kanun teklifinin özellikle 7’nci maddesi üzerinden emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Konuralp, “Konuştuğumuz kanun teklifinin ruhunu oluşturan 7’nci maddenin oylaması sırasında yaşananlara atfen konuşmak gerekirse, ‘İktidar, emeklinin, dar gelirlinin feryadını neden duymuyor?’ sorusunun yanıtı; iktidar partisi sıralarından bize bakıyor” dedi. İktidar sıralarındaki çoğunluğun hangi kesimleri temsil ettiğini tarif eden Konuralp, “Yüzlerce iş insanı, patronlar, şirket yöneticileri, şirket hissedarları, müteahhitler, büyük toprak sahipleri, kamudan beslenen esnaflar, zengin ana baba çocukları… Siyasi iktidarın Meclis grubunun büyük bir çoğunluğu, parçası olduğu sınıfın işlerini yürütmek için buradalar” ifadelerini kullandı.

“İktidar partisi sıralarında oturan bu büyük çoğunluk için yoksulluk bir istatistik veri”

İktidar sıralarındaki çoğunluğun hayatını maaşla değil sermayeyle sürdürdüğünü söyleyen Konuralp, “Bir kez olsun ay sonunu getirme kaygısı yaşamamış, işsiz kalmamış, kira artışlarını dert etmemiş, pazar tezgâhlarına ürkerek yaklaşmamış; çocuğuna, torununa harçlık verememe üzüntüsüne düşmemiş, kredi kartlarına takla attırmak zorunda kalmamış bir grup” diye konuştu.

Konuralp, bu kesimin işyerlerine sendika sokmadığını, personelini asgari ücret seviyesinde çalıştırdığını, iş yasalarını çalışanları “en düşük maliyet kalemi” olarak görme arzusuyla, imar yasalarını ise imar rantından faydalanma şehvetiyle düzenlediğini ifade etti.

İktidarın yaklaşımını eleştiren Konuralp, “Çalışanlara şükret, emekliye dua et, gençlere sabret diyerek, eşitsizliği bir eşitlik gibi sunuyorlar. Siyaseti ticarete dönüştürmüş; demokrasiyi vitrine indirgemiş bir maskeli balonun mensupları” dedi. Konuralp, “İktidar partisi sıralarında oturan bu büyük çoğunluk için yoksulluk acı verici bir hayat deneyimi değil, uzaktan bakılan bir grafik, bir istatistik veri” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle emeklinin “geçinemiyorum” feryadının iktidar sıralarında karşılık bulmadığını söyleyen Konuralp, bunun “bilerek ve isteyerek yapılan bir tercihin sonucu” olduğunu dile getirdi. Konuralp, “Bu grup önümüzdeki saatler itibarıyla emekliye ’20 bin lira aylıkla yetinin’, ‘bin liralık zamma boyun eğin’ maddesinin de olduğu kanunun tümüne hiçbir mahcubiyet duymadan evet oyu verecek” dedi.

“Ebuzer vicdanı kazanacak; yoksullar, yoksunlar sofralarınızdaki haklarını alacak”

En düşük emekli maaşı düzenlemesine de değinen Konuralp, “Oysa ki en düşük emekli maaşı düzenlemesi aslında bir maaş artırımı değil; enflasyon karşısında maaş eksiltmedir. Yani verecekleri ‘evet’ oyuyla emeklilerin maaşlarını eksiltmiş olacaklar” diye konuştu. Konuralp, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“‘Açların hakkı, tokların sofrasındadır’ diyen Ebuzer El Gıffari; Rebeze çölüne sadece yoksullardan yana olduğu için sürülmedi Aynı zamanda Hz. Muhammed’in sünnetine uygun olarak, ‘Mal biriktirilmesine’ karşı olduğu için de sürüldü. Kendisi zenginliği ‘Nasip’ diyerek savunmadı; yoksulluğu ‘kader’ diye anlatmadı…

Zenginliği ahlakla, iktidarı adaletle sınadı… Ve dönemin iktidarının karşısına ‘Bu servet seninse, senin karnın toksa, halk neden yoksul, neden aç?’ diye sorarak çıktı. Biz de sizin mazeretlerinize atıfla soralım; deprem ve pandemi ekonomik krizin nedeniyse, neden bu krizde bir avuç zengin çok daha zengin oldu; neden bu zenginleşmeyi engellemediniz? Neden, enflasyonun yükü, ücretlilerin ve sabit gelirlilerin sırtına bindi? Neden vergi geliri ağırlıklı olarak dolaylı vergilere dayanıyor? Neden garanti ödemeleri, vergi afları, yandaş şirketlere kaynak aktarımı söz konusu olduğunda, pandemi ve deprem gerekçe olmaktan çıktı, çıkıyor? Bu soruların toplu yanıtı şudur: ‘Ebuzer’in karşısında ve servetin yanında’ olduğunuz için, zenginlerinizi, zenginliğinizi koruduğunuz için. Ama bu düzeni daha fazla sürdüremeyeceksiniz. Ebuzer vicdanı kazanacak; yoksullar, yoksunlar sofralarınızdaki haklarını alacak. Ve emin olun yoksulların bu zaferi size de iyi gelecek.”