Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu… Murat Emir’den milletvekillerine Kahraman ve Çalık uyarısı: Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Tayfun Kahraman ve Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumlarını gündeme getirdi. Emir, “Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir. Bu bir insanlık suçudur ve oradan, Allah korusun, bir cenaze çıkarsa bunun altında Türkiye Cumhuriyeti kalır; açık söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti kalır. Ama oradaki meslektaşlarıma da buradan sesleniyorum: Emir geldi, talimat geldi diye bu işlerin içine girmeyin, hastanın hakkını verin ve hastaların olması gerektiği gibi tedavi almalarını sağlayın. Bu kişilerin artık bir dakika bile cezaevi hücrelerinde tutulması açıkça hukuksuzluktur, insanlık dışı bir uygulamadır” dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Tayfun

(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Tayfun Kahraman ve Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumlarını gündeme getirdi. Emir, “Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir. Bu bir insanlık suçudur ve oradan, Allah korusun, bir cenaze çıkarsa bunun altında Türkiye Cumhuriyeti kalır; açık söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti kalır. Ama oradaki meslektaşlarıma da buradan sesleniyorum: Emir geldi, talimat geldi diye bu işlerin içine girmeyin, hastanın hakkını verin ve hastaların olması gerektiği gibi tedavi almalarını sağlayın. Bu kişilerin artık bir dakika bile cezaevi hücrelerinde tutulması açıkça hukuksuzluktur, insanlık dışı bir uygulamadır” dedi.

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da konuşan siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilişinin 19’uncu yıl dönümünü anarak, “Bu cinayeti bir kez daha takbih ediyorum, kınıyorum; aynı zamanda da ailesine ve sevenlerine bir kez daha başsağlığı diliyorum” dedi. Nevruz Bayramı’na ilişkin konuşan Özdağ, Cumhurbaşkanı’nın 21 Mart 2025 tarihinde yaptığı açıklamayı hatırlatarak, “Nevruz bütün halkların bayramıdır” sözlerini anımsattı. Özdağ, “21 Mart yaklaşıyor, Nevruz Bayramı yaklaşıyor” diyerek, Nevruz’un bayram ilan edilmesine yönelik kanun tekliflerinin Genel Kurul gündemine alınması çağrısında bulundu.

Özdağ: TRT, millete ait olduğu söyleniyor ama bir partinin yayın organı gibi çalışıyor

Kayyum atamalarına da değinen Özdağ, “Önce HDP’li belediyelere kayyum atandı, daha sonra CHP’li belediyelere kayyum atandı” dedi. Dolaylı ve endirekt kayyum uygulamalarına işaret eden Özdağ, 11 partinin verdiği kayyumla ilgili kanun teklifinin gündeme alınması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye bir hukuk devleti ise kanunlarla hukuk devleti olur” ifadelerini kullandı. İYİ Parti’nin 4’üncü Olağan Kongresi’ne de değinen Özdağ, yeniden Genel Başkan seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik etti. TRT’yi eleştiren Özdağ, “TRT, millete ait olduğu söyleniyor ama bir partinin yayın organı gibi çalışıyor” dedi. İYİ Partinin kongresine yeterince yer verilmediğini savunan Özdağ, TRT’yi “partizanlık yaptığı” gerekçesiyle kınadığını söyledi.

Özdağ, TÜGVA’ya ilişkin eleştirilerde de bulundu. Özdağ, TÜGVA üyelerinin Mekke ve Medine’de ağırlanmasının Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılandığını ileri sürdü. Özdağ, “Diyanet İşleri Başkanlığı sizin babanızın çiftliği mi?” diye sordu. Ekonomik kriz, bütçe açığı ve faiz borçlarına dikkat çeken Özdağ, “Ayranınız yok içmeye, tahtırevanla gidiyorsunuz gezmeye” sözleriyle durumu eleştirdi ve TÜGVA’yı kınadığını ifade etti.

Çömez: TRT, AK Parti iktidarı döneminde tam 12 milyar dolar vergi topladı

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise sözlerine hafta sonu yapılan 4’üncü Olağan Genel Kongresi’ne değinerek başladı. Çömez, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun tüm delegelerin oylarını alarak yeniden seçildiğini hatırlatarak, “Kongrenin Türk demokrasisine ve aziz Türk milletine hayırlar, bolluklar, bereketler ve güzellikler getirmesini temenni ediyorum” dedi. TRT’ye yönelik eleştirilerde bulunan Çömez, İYİ Partinin kongresinin TRT’de yeterince yer almamasına tepki gösterdi. TRT’ye ilişkin daha önce verdiği soru önergesine gelen yanıtı hatırlatan Çömez, kendisine “TRT sadece değer gördüğü haberleri haberleştirir” denildiğini aktardı. Bu yaklaşımı “Son derece vahim, antidemokratik, despotik bir yaklaşım” olarak nitelendiren Çömez, “TRT, AK Parti iktidarı döneminde tam 12 milyar dolar vergi topladı hepimizden, tam 12 milyar dolar” dedi.

Çömez’den emekli aylığı artışı tepkisi: 1 kilo kıyma parası değil ya, Allah aşkına, 1 kilo kıyma parası değil

Konuşmasında emekli maaşlarına da değinen Çömez, AK Parti yöneticilerinin emeklilerle ilgili açıklamalarını hatırlatarak, “Biz daima emeklilerin yanında olduk, bunu lafla değil, icraatla gösterdik” sözlerini aktardı. Buna karşın SGK Başkanının açıklamalarına dikkat çeken Çömez, “Aslında emeklilere para vereceğiz ama çok yaşıyor bunlar” sözlerini anımsattı. Benzer ifadelerin Plan ve Bütçe Komisyonunda da dile getirildiğini belirten Çömez, bunun “AK Parti iktidarının emekliye nasıl baktığının çok net bir göstergesi” olduğunu söyledi. En düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasına ilişkin teklifi eleştiren Çömez, artışın 1 bin 61 lira olduğunu vurgulayarak, “1 kilo kıyma parası değil ya, Allah aşkına, 1 kilo kıyma parası değil” dedi.

AK Parti iktidarının son 23 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çömez, “Son yirmi üç yıl içerisinde sizin döneminizde tam 3,5 trilyon dolar vergi toplamışsınız” dedi. Cumhuriyet döneminin kazanımlarının satıldığını ileri süren Çömez, “Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarını sattınız, Varlık Fonu marifetiyle, haraç mezat sattınız. 64 milyar parayı cebinize koydunuz” ifadelerini kullandı.

MHP’li Kılıç: Yapılması gereken bu taşeron yapıyı aradan çıkarıp Suriye halkının devletiyle, ordusuyla ve başkentiyle bütünleşmesini sağlamak

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise Suriye’deki gelişmelere ve SDG’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, şöyle konuştu:

“Sahadaki tablo bize şunu haykırıyor: Kendini dev aynasında gören, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimize karşı arkasındaki dış desteğe güvenen SDG, Şam yönetiminin, Suriye ordusunun kararlı adımları karşısında sabun köpüğü gibi erimektedir. Bu yapı, konjonktürel olarak şişirilmiş bir organizasyondur. Burada en büyük tarihi yalan bu örgütün Kürtlerin temsilcisi olduğu iddiasıdır. Şunu herkesin çok iyi anlaması gerekiyor: SDG, Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil, onların geleceğini ipotek altına alan taşeron yapıdır. SDG, emperyalist planların sahadaki lejyoneridir. Bu terör örgütünün bir halkı temsil ettiği, bir terör örgütünün bir halkı temsil ettiği nerede görülmüştür? Bu yapı bölge insanını kalkan olarak kullanıp kendi derebeyliğini sürdürme peşindedir. Artık bu yapay senaryonun sonuna gelinmiştir, Suriye’nin dört bir yanındaki her bir vatandaşımız için Arap, Kürt, Türkmen ayırt etmeksizin tek güvenli liman meşru Suriye devletinin çatısıdır. Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır. Çözüm, okyanus ötesinden gelen namluların gölgesinde değil, bin yıldır birlikte yaşanan bu topraklarda, Suriye bayrağı altında kucaklaşmaktadır. Devlet otoritesinin sağlandığı yerde ne terörün esamesi okunur ne de etnik ayrışmanın. Bugün yapılması gereken bu taşeron yapıyı aradan çıkarıp Suriye halkının devletiyle, ordusuyla ve başkentiyle bütünleşmesini sağlamaktır”

MHP’li Kılıç’tan İYİ Parti’ye kongre tebriği

MHP’li Kılıç, sözlerinin sonunda İYİ Parti’nin haftasonu gerçekleştirdiği kongreyi hatırlatarak “Türk siyasetinin ayrışarak değil, bütünleşerek; kutuplaşarak değil, kucaklaşarak güçleneceğine olan inancımızla, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen İYİ Parti kongresinin, demokrasimizin olgunluğuna katkı sunmasını ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Temelli: IŞİD’e karşı çıkmazsanız, inanın, Türkiye çok büyük bir riskle karşı karşıyadır çünkü…

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de Suriye’deki gelişmelere ve SDG’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“‘Meşru Suriye devleti’, ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’, ‘Suriye Milli Ordusu’, ‘Suriye ordusu’; alın size meşru Suriye devleti ve meşru Suriye devletinin ordusu. Burada gördüğünüz IŞİD’dir, çetedir; IŞİD’i görmediğiniz yerde El Nusra’yı görürsünüz, El Nusra’yı görmediğiniz yerde El Kaide’yi görürsünüz. Ama bunlara laf söyleyemezsiniz. Ama ben size başka bir şey hatırlatacağım; 3 Mart 1924’ü hatırlatacağım, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını hatırlatacağım. Burada bununla ilgili çok laf söylersiniz ama bakın, bu IŞİD ne dedi biliyor musunuz? ‘İstanbul’a hilafetin bayrağını dikeceğiz.’ dedi. İşte, Türkiye’nin karşısında olanlar bunlar ama siz Alevilerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Türkmenlerin oylarıyla seçilmiş SDG’ye kalkıyorsunuz, diyorsunuz ki: ‘Terör örgütüdür.’ Hayır, terör örgütü buradadır; terör örgütüne laf söyleyin, IŞİD’e laf söyleyin. IŞİD’e karşı çıkmazsanız, inanın, Türkiye çok büyük bir riskle karşı karşıyadır çünkü bu ülkenin en önemli sütunlarından biri laikliktir; laiklik tehlike altındadır.

Temelli: Kürt düşmanlığı sizin gözlerinizi, kulaklarınızı kapatmanıza neden oluyor

Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni demokratikleştirmeye çalışırken, bölgeyle, Türkiye’yle, Kürtler, Türkler, bütün halklar bir arada demokratik bir yaşamı var etmeye çalışırken IŞİD’in arkasına takılmak neyin nesidir? Bu ülkenin Dışişleri Bakanı’nın muhatabı mıdır bu? Bu ülkenin Savunma Bakanı’nın muhatabı mıdır bu? Bu ülkenin muhatabı IŞİD olabilir mi, çeteler olabilir mi? Suriye’nin toprak bütünlüğüymüş… Gelin, hadi İsrail’e karşı bugün bir bildiri imzalayalım, var mısınız bütün partiler? Gazze’de 70 bin kişi soykırıma uğradı, her gün buradan kınama mesajı yayımladık. Hadi, şimdi de yayımlayalım; Golan Tepeleri işgal altında. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunanlar, Golan Tepeleri Suriye’ye dahil değil mi? Dürziler özerkliğini ilan etti, orası Suriye toprağı değil mi? Bu ikiyüzlülüğe son verin; Kürt düşmanlığını böyle kamufle edemezsiniz, böyle saklayamazsınız. Bakın, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı ne diyor? ‘Bu bir savaş değil, sistematik bir suç düzenidir.’ diyor çünkü bu Selefi “cihadist” çeteler dünyanın her yerinden oraya gelmiştir, bir katliam hayata geçirmektedirler, soykırım hayata geçirmektedirler ve siz kulaklarınızı, gözlerinizi kapatıyorsunuz. Neden? Çünkü daha önce de söyledik, bu Kürt düşmanlığı sizin gözlerinizi, kulaklarınızı kapatmanıza neden oluyor.”

Emir: Kahraman’ı inatla cezaevinde tutmak, Anayasa Mahkemesi kararını çiğnemek, cezaevinde kötü muameleyi geçmiş işkence suçuna girmiş bir durumdur

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise konuşmasında Tayfun Kahraman ve Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumlarını gündeme getirdi. “Konuşmama Tayfun Kahraman ve Murat Çalık için artık insanlık dramına dönüşmüş olan hastalık durumunu gündeme getirerek başlamak istiyorum” diyen Emir, Tayfun Kahraman’ın Gezi davasından birkaç kez beraat ettiğini, Anayasa Mahkemesi’nin “adil yargılanmadığını tespit ettiğini ve ‘tahliye et ve yeniden yargıla’ dediğini” hatırlattı. Buna rağmen mahkemenin bu karara uymadığını belirten Emir, “Burada açık bir hukuksuzluk ve bir Anayasa tanımazlık vardır” ifadelerini kullandı. Tayfun Kahraman’ın multiple skleroz (MS) hastası olduğunu vurgulayan Emir, “Bu son derece ağır seyreden, ağır ağrılarla seyreden ve bir kişinin tek başına yaşamını cezaevinde geçirmesini önleyecek derecede ağır bir hastalık” dedi. Kahraman’ın hastaneye götürülürken kötü muameleye maruz kaldığını söyleyen Emir, “Dönüşte neurontin ilacı alması lazım; o gece ilacını almıyor ve ağrılar içerisinde uyuyor ve bizim vicdanımız sızlıyor” diye konuştu. Emir, “Bu kişiyi tek başına inatla cezaevinde tutmak, Anayasa Mahkemesi kararını çiğnemek, cezaevinde kötü muameleyi geçmiş işkence suçuna girmiş bir durumdur” dedi.

Mehmet Murat Çalık’ın durumuna da değinen Emir, Çalık’ın tutuklu olduğunu, gerekçesiz şekilde İzmir Buca Cezaevi’ne gönderildiğini belirterek, “Bunun adı sürgün” ifadesini kullandı. Çalık’ın daha önce lenfoma geçirdiğini hatırlatan Emir, “İzmir’deki Buca Cezaevi’nde 15 kilo verdi, hepimizin gözü önünde eridi” dedi. Yapılan tetkiklerde “hastalığın nüksediyor olabileceğinin” belirtildiğini aktaran Emir, “Bu kişiyi hiç olmazsa alın, korunaklı, cezaevi koşullarındaki bir üniversite hastanesinde takip edin” çağrısında bulundu.

Adli Tıp ve savcılık sürecine de değinen Emir, “Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir. Bu bir insanlık suçudur” dedi. Emir, “Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir. Bu bir insanlık suçudur ve oradan, Allah korusun, bir cenaze çıkarsa bunun altında Türkiye Cumhuriyeti kalır; açık söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti kalır. Ama oradaki meslektaşlarıma da buradan sesleniyorum: Emir geldi, talimat geldi diye bu işlerin içine girmeyin, hastanın hakkını verin ve hastaların olması gerektiği gibi tedavi almalarını sağlayın. Bu kişilerin artık bir dakika bile cezaevi hücrelerinde tutulması açıkça hukuksuzluktur, insanlık dışı bir uygulamadır” ifadelerini kullandı.

Adan ile Emir arasında süre tartışması

TBMM Başkanvekili Cela Adan, CHP’li Emir’in sekiz dakikayı aşmasına rağmen konuşmaya devam etmek istemesi üzerine Emir’e uyarıda bulunarak “Ben sekiz dakikada tamamlamanız konusunda ricacı oluyorum. Zorlamazsanız teşekkür ederim. Yoksa sizin bir milletvekili farkınız yok. Meclis’i başkanvekili olarak yöneten bir arkadaşınız olarak grup başkanvekillerinin partilerini temsil noktasına saygı duyuyorum. Sekiz dakikayla şekillendiriyoruz. Şimdi ben Turan Çömez’e geçen sefer vermedim. Sayın Özdağ’a vermedim. Sayın Kılıç’a vermedim. Sayın Sezai Bey istedi, vermedim. Sayın Emir buyurun. Bütün bunlardan sonra siz söz istiyorsanız buyurun” diye konuştu. Söz alan CHP’li Emir, Adan’a “Sözümüzün bir nedenle hem de bizim içinde olmadığımız bir anlaşma ile kesilebilecek olmasını biz kabul etmiyoruz. Bu tartışmayı sizinle başka zaman yürütürüz. Saygılar sunuyorum” diye cevap verdi. Bunun üzerine Adan, “Hayır, ben mi kestim sözünüzü?” diye sorarak “Kesmedim, son dakika diye söz verdim” dedi.

Zengin: Bir kez daha evlatlarını böyle kaybeden özellikle annelere babalara başsağlığı diliyorum

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise İstanbul’un Güngören ilçesinde 14 Ocak’ta öldürülen 2009 doğumlu Atlas Çağlayan’a ilişkin konuştu. Zengin, şu ifadeleri kullandı:

“Diğer arkadaşlarım da dile getirdiler. İstanbul Güngören’de Atlas Çağlayan adlı bir evladımız öldürüldü, 17 yaşındaydı, kendisi. Çok benzer bir cinayeti aslında biz Minguzzi davasında yaşamıştık. Bunlar kamuoyunun bildikleri, eminim ki ben çok yeni bir alışveriş merkezinde bir güvenlik görevlisi olarak çalışan bir hanımefendiye rastladım. Onun da evladı Sultangazi ilçesinde aynen böyle öldürülmüştü. Kamuoyu sadece kendi önüne düşen olaylara çok odaklanıyor. Oysaki bunun örnekleri sadece İstanbul’da değil, pek çok yerde var ve hepimizi çok ama çok üzüyor. Tüm bunlardan dolayı bizler, bütün siyasi partiler bir araya gelerek bir araştırma komisyonu oluşturduk. Bu komisyonun çalışmalarını çok önemsiyoruz çünkü bu komisyonun çalışmaları neticesinde muhakkak bu çocuklarımızla alakalı hem ceza yaptırımı açısından hem de toplumsal hayatta bizi buraya getiren sebepler üzerine önemli sonuçlar çıkacağını düşünüyorum. Bunlarla ilgili de elimize daha bilimsel, daha akademik çalışmalara binaen muhakkak surette düzenlemeler yapacağız. Bir kez daha evlatlarını böyle kaybeden özellikle annelere babalara başsağlığı diliyorum ve bilmeleri lazım ki bu konuyla alakalı hukuki süreçleri en yakından ve sıkı şekilde takip etmeye devam edeceğiz fakat en önemlisi, buraya giden, bu kadar küçük yaşta böylesine suçların işlenmesine giden yolları nasıl beraber bertaraf edebiliriz, bunun üzerine muhakkak suretle konsantre olmak gerektiğini düşünüyorum”