Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu… İYİ Partili Poyraz: Türk’ün, Kürt’ün statüsü yok; kadının, çocuğun, emeklinin, emekçinin statüsü yok ama katil Öcalan’ın statüsü olsun öyle mi?

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Nevruz kutlamalarına ilişkin, “Bu süreçte bizi üzen terörist Öcalan’ın referans alınması olmuştur. Kaldı ki terörist Öcalan’ın referans alınması siyaset değil, açıkça terör propagandası, suçu ve suçluyu övmektir. Kürtlerin kimliğiyle kimsenin sorunu yoktur, olmamıştır. Kürtler, eşit yurttaştır. Bunun hilafına her kim eylem ve söylem içerisindeyse emin olun, biz bunun mücadelesinde en ön saftayız, tam burada duruyoruz. Hukukun, adaletin, özgürlüğün statüsü yok; Türk’ün, Kürt’ün statüsü yok; kadının, çocuğun, emeklinin, emekçinin statüsü yok ama katil Öcalan’ın statüsü olsun öyle mi” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Nevruz kutlamalarına ilişkin, "Bu

(TBMM) – İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Nevruz kutlamalarına ilişkin, “Bu süreçte bizi üzen terörist Öcalan’ın referans alınması olmuştur. Kaldı ki terörist Öcalan’ın referans alınması siyaset değil, açıkça terör propagandası, suçu ve suçluyu övmektir. Kürtlerin kimliğiyle kimsenin sorunu yoktur, olmamıştır. Kürtler, eşit yurttaştır. Bunun hilafına her kim eylem ve söylem içerisindeyse emin olun, biz bunun mücadelesinde en ön saftayız, tam burada duruyoruz. Hukukun, adaletin, özgürlüğün statüsü yok; Türk’ün, Kürt’ün statüsü yok; kadının, çocuğun, emeklinin, emekçinin statüsü yok ama katil Öcalan’ın statüsü olsun öyle mi” dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması ile bedelli askerlik tutarının artırılmasını öngören “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin görüşmelerine başlanacak.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Türkiye’nin bir yandan şehit haberleriyle, diğer yandan sınırdaki savaşla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Geçtiğimiz günlerde yine bir Nevruz kutladı Türkiye. Farklı tatlarla, farklı bakış açılarıyla, farklı sınırlarla kutladı Nevruz’u. Ancak bu süreçte bizi üzen terörist Öcalan’ın referans alınması olmuştur. Kaldı ki terörist Öcalan’ın referans alınması siyaset değil, açıkça terör propagandası, suçu ve suçluyu övmektir. Söz konusu zat güvercin sevenler derneği başkanı değildir; Öcalan silahlı terör örgütünü kuran, yöneten, infaz emirleri verendir yani temsil bayiliği yapıldığı söylenen Kürtlerin kaderinin bağlandığı, Kürt’ün gasbedilen bir hakkı var ise bu hak gasbı Kürt’ün Kürtlüğünden midir, yoksa tam çeyrek asırdır Cumhuriyet’i yönetenlerin devlet ile yurttaş arasındaki en temel hak ve hükümlülükleri cebren yahut hileyle mülga etmesinden midir” dedi.

Kürt vatandaşların haklarına ilişkin tartışmalara da değinen Poyraz, bu sorunların çözüm adresinin TBMM olduğunu belirterek “Bunların çözümünü bu çatı altında hep beraber bulalım, çözelim, yapmayan ya da yaptırmayanlarla ilgili gerekli müeyyidelere karar verelim ama bize referans olarak bir teröristle ya da terör örgütüyle kimse ama kimse gelmesin” ifadelerini kullandı.

Poyraz, Türkiye’de vatandaşların kendilerini ikinci sınıf hissettiğini öne sürerek, “Bugün Türkiye’de sizce ikinci sınıf vatandaş olduğunu hissedenler kimlerdir? Bugün yediden yetmiş yediye insanlarımız okulda, işte, çarşıda, hastanede, karakolda, adliyede ortalama her Türk vatandaşı ikinci sınıftır, bu duygudadır” diye konuştu. Poyraz, şu ifadeleri kullandı:

“Haklarını alamayan, hak ettiğini bulamayan milyonlarca insan, gazeteci, sanayici, memur, işçi, siyasetçi, kadın, çocuk, genç fark etmiyor, AK Partili değilse herkes ikinci sınıf vatandaş duygusundadır. Karşımızda narsist kişilik bozukluğu örneği bir terörist vardır. Ortada Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkmayı, anayasal kurumlarını ortadan kaldırmayı hedeflemiş bir terör örgütü vardır. Namlusunu doğrulttuğu sivilin, polisin, askerin, öğretmenin Kürt mü Türk mü olduğuna bakmayan, bomba düzeneği koyup patlatırken orada hayatını kaybedenlerin mezhebine, etnisitesine bakmayan bir terör örgütü vardır.

“Kürt’üyle Türk’üyle, Alevi’siyle Sünni’siyle, gayrimüslimiyle onların menfaatleri için buradayız”

Burada tüm siyaset kurumuna sesleniyorum: Kendinize gelin. Bizler vergisini ödeyen, kurallara uyan, kanunlara uyan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının yani Kürt’üyle Türk’üyle, Alevisiyle Sünnisiyle, Müslümanıyla gayrimüslimiyle onların menfaatleri için buradayız. Teröristlerin, terör örgütlerinin menfaatleri değil, suçu meslek haline getirmiş olanların menfaatleri değil, çareyi mensubu olduğu milletle bütünleşmekte değil de başka ülkelere çağrı yapmakta bulmak açıkça bölücülüktür, açıkça öğrenilmiş çaresizliktir.

İster ‘Nevroz’ deyin, ister ‘Nevruz’ bayram hepimizin bayramıdır. İster özgürlük deyin, ister hürriyet; demokrasi hepimizin ama düşmanda, hasımda da başkalık olmaz. KCK, PKK, PYD/YPG, SDG, PJAK, PAK; bunların hepsi emperyalizmin hizmetindeki etnik, bölücü terör örgütleridir; bu tartışmaya açık değildir. Terör örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak, terör eylemine katılmak ve tüm bu suçları işlerken süslü cümleler ve hak masalları anlatmak suçu ortadan kaldırmaz. Bu suçları işlemeden, terörün diliyle konuşanların durumu hukukun konusudur. İnandıklarını söylemekle, sözleriyle insanların inandıklarını etkileme başka eylemlerdir.

“Siz millete değil, teröriste hizmet ediyorsunuz bu zihniyetle”

Kürtlerin kimliğiyle kimsenin sorunu yoktur, olmamıştır. Kürtler, eşit yurttaştır. Bunun hilafına her kim eylem ve söylem içerisindeyse emin olun, biz bunun mücadelesinde en ön saftayız, tam burada duruyoruz. Bu sürece ‘ihanet süreci’ diyoruz. Bu, önce kendinize ihanettir, Kürt’e ihanettir, mensubu olduğunuz milletinize ihanettir, Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanettir. Hukukun statüsü yok, adaletin statüsü yok, özgürlüğün statüsü yok; Türk’ün, Kürt’ün statüsü yok; kadının, çocuğun statüsü yok, emeklinin statüsü, emekçinin statüsü yok ama katil Öcalan’ın statüsü olsun öyle mi? Siz millete değil, teröriste hizmet ediyorsunuz bu zihniyetle. Kürt’ün değil, terörün ve teröristin hakları için mücadele ediyorsunuz. Bu yanlıştan dönün, bu yanlıştan daha geç olmadan dönün.

Birlik ve beraberlik milleti referans alarak olur. İç cepheyi tahkim, dış cepheyi doğru tarifle, istikrarlı dış politikayla olur. Meşruiyet, hukukla, adaletle, eşitlikle, özgürlükle, demokrasiyle olur. Keyfi yönetimin sonucunda seçilmişler içeride, gazeteciler içeride; Alican Uludağ, İsmail Arı içeride. Her an hepimiz bu ülkede tutuklu ya da hükümlü aday adayıyız. O yüzden haber verme özgürlüğü yoksa Anayasa’daki haber alma özgürlüğü de nafiledir.”