(TBMM) – Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Milli parkları, açıkça şirketlerin rant alanı haline getiriyorsunuz. Milli parkları işletilebilecek birer turistik lokanta haline dönüştürüyorsunuz. Ruhuyla, özüyle, lafzıyla, metniyle asla kabul edemeyeceğimiz, Anayasa’ya aykırı olmaktan öte Türkiye’nin uygarlık birikimine aykırı olan bu düzenlemeye Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ret oyu vereceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne görüşülmeye devam ediliyor.
Kanun teklifinin, 22., 23., 24., 25., 26’ncı maddesi kabul edildi.
AK Parti’den yeni madde önergesi…
Öte yandan AK Parti, verdiği ihda maddesinde, kanun teklifine yeni bir maddenin eklenmesini ve diğer maddelerin buna göre tesessül ettirilmesini talep etti. Kanun teklifini eklenmesi oy çoğunluğuyla kabul edilen yeni maddeye göre, 4915 sayılı kanunun 6. maddesinin 2. fıkrasının 3.cümlesine “Merkez Av Komisyonunca belirlenecekler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile geleneksel avcılık” ibaresi ve 3. fıkrasına 1. cümlesinden sonra gelmek üzere “Geleneksel avcılığa ilişkin usul ve esaslar genel müdürlükçe belirlenir” cümlesinin eklenecek.
Yeni maddenin eklenmesinin kabulü sonrasında 27., 28., 29. ve 30’ncu maddelerinin kabul edildi. Böylece teklifin ikinci bölümünde yer alan maddeler üzerindeki oylamaların tamamlandı. TBMM Başkanvekili Buldan, teklifin tümünün oylamasından önce biri lehte, biri aleyhte olmak üzere iki milletvekiline söz verdi.
Doğru: Devletimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ormanını, suyunu koruyan bir yönetim anlayışı sürdürecektir
Lehte konuşmak üzere söz alan AK Parti Grubu adına Adana Milletvekili Abdullah Doğru, şöyle konuştu:
“Bu teklif Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda kalkınma ile çevreyi karşı karşıya getirmeyen, tam tersine doğayla uyumlu bir yönetim anlayışını güçlendirmeyi amaçlayan tarihi bir düzenlemedir. Bu teklif, yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği değil ormanlarımızın, yaban hayatımızın ve biyolojik çeşitliliğimizin yani bu ülkenin doğal mirası ve gelecek kuşaklarının emanetidir. Özellikle son yüzyılda sanayileşme, nüfus artışı ve küresel iklim değişikliği gibi faktörler hassas ekosistemleri olumsuz etkilemiştir. Doğa korumanın temel yapı taşı olan ekosistemler bitki, hayvan, su ve hava gibi varlıkların muazzam bir birlikteliğinden oluşur. Bu birliktelik su dolaşımı ve enerji akışı gibi ekolojik süreçlerin mekanizmasını oluşturarak canlı topluluklar için kritik sistemler sağlar. Cumhurbaşkanımızın da defaatle ifade ettiği gibi, tabiata, çevreye ve hayata dair bakış açımızı düzeltmezsek dünya yaşanır bir yer olmaktan tamamen çıkar. Bizim kalkınma anlayışımız tabiatı yok ederek değil, tabiatı koruyarak büyütmektir. Devletimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ormanını, suyunu, dağını koruyan, aynı zamanda vatandaşın doğayla sağlıklı şekilde buluşmasını sağlayan bir yönetim anlayışı sürdürecektir çünkü bizim kalkınma anlayışımız doğayla çatışan değil, doğayla uyum içerisinde olan bir kalkınma anlayışıdır.”
Günaydın: 1980’de bu memlekette 1 milyon manda vardı, şu anda 177 bin manda var, 1980’de 20 milyon keçi vardı, şu anda 11 milyon keçi var
Aleyhte konuşmak için söz alan CHP Grubu adına Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise şu ifadelere yer verdi:
“1980’de bu memlekette 1 milyon manda vardı, şu anda 177 bin manda var, 1980’de 20 milyon keçi vardı, şu anda 11 milyon keçi var yani Türkiye zaten beslediği evcil hayvanları, beslenme için kullandığı hayvanları bile besleyemez hale gelmiş. Bunun yanında, elbette milli parkların dışında, tabiat koruma alanları, yaban hayatı gelişme sahaları, tabiat anıtları, sulak alanlar niteliğindeki değerlerimiz getirilen düzenlemeyle ranta, imara ve betonlaşmaya açılıyor. Türkiye’deki sulak alanlar çok kötü amaçlarla kurutuldu ve bugün Türkiye iklim değişiminin tam göbeğinde bulunuyor. Akdeniz havzası, iklim kuşaklarının 150 ila 300 kilometre kuzeye kaydığı, iklim değişiminin en sert yaşandığı bölgelerden bir tanesidir. Burada birbirimizi yiyoruz ‘X belediyesi su veremiyor, Y belediyesi su veremiyor’ diye. Oysa gerçek ne? Türkiye sulak alanlarını, yutak alanlarını hızla mahvediyor ve dolayısıyla biz daha az yağış alıyoruz, daha çok mevsim anomalilerine sahip oluyoruz. Şimdi, getirdiğiniz düzenleme bütün bunların üzerine ne koyuyor? En değerli bu alanlarımızı, titizlikle korumamız, nesiller arası adalet ilkesi uyarınca gelecek kuşaklara devretmemiz gereken alanları birçok yapıya açıyoruz. Ben söyleyeyim size; ulaşım, elektrik, iletim, nakil hattı, petrol ve doğal gaz hattı, trafo, haberleşme, su, atık su, termal ve benzeri yapımlar. Ne kaldı geriye arkadaşlar? Yani bütün bu çerçeveyi milli parkların göbeğine yapabiliyorsunuz. Atık suyu da, suyu da, termali de, petrolü de milli parkların göbeğine yapabiliyorsunuz. Oysa, onlar, bir kez daha söylüyorum, buraya bir nimet olarak verilmiş, o biyoçeşitlilik dünyanın başka bir yerinde yok ve biz oraları hoyratça harcamaya hazır hâle getiriyoruz.
“Türkiye’nin uygarlık birikimine aykırı olan bu düzenlemeye CHP Grubu olarak ret oyu vereceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz”
Milli parkları, açıkça şirketlerin rant alanı haline getiriyorsunuz. Milli parkları işletilebilecek birer turistik lokanta haline dönüştürüyorsunuz. ‘Hayır’ diyenlere, yasanın içeriğiyle ilgili konuşmaya hazırım. Onu hiç kimse öyle işletmemeli, milli parklar bir turizm alanına dönüştürülmemeli. Şüphesiz, günlük gitmek için ya da gecelik, basit konaklama için uygun tesisler kurulabilir ama bunlarda neler yapıldığını çok iyi biliyoruz. Birçok önemli husus var zihniyeti çok açık gösteriyor. Diyorsunuz ki: ‘Milli parklarda eğer milli parklarla ilgili düzenlemelere aykırı binalar yapılmışsa o binaların yıkımı için mahkeme kararı gerekmez.’ Biz de diyoruz ki: ‘Ya, bakın, mahkeme kararına bile gerek duymadan bir korumacı anlayış. Hukuku dolanmaya çalışıyor ama hiç olmazsa koruma amacıyla dolanmaya çalışıyor.’ Sonra arkasına bir cümle daha ekliyorsunuz, diyorsunuz ki: ‘Bu tip yapıları Genel Müdürlük kullanabilir.’ Yani bir başkası milli park üzerine kaçak bir binayı tecavüz eder şekilde dikmiş, sen orayı tespit etmişsin, el koymuşsun, yıkmak ve özüne döndürmek yerine Genel Müdürlük kullanabilirmiş. Genel Müdürlük kullandığı zaman kaçak olmuyor mu? Genel Müdürlük kullandığı zaman milli parkın ruhuna aykırı olmuyor mu? İnanılmaz gerçekten arkadaşlar, bunu düşünebilmek ve bunu yazabilmek gerçekten kolay bir mantıkla açıklanabilir bir şey değildir. Yaban hayatı… Ben bütün içtenliğimle söylüyorum, bir tarife belirliyorsunuz ‘Benim milli parkında şu, şu, şu hayvanları şu kadar paraya gelip avlayabilirsiniz.’ Adam Amerika’dan, Avrupa’dan en gelişmiş silahlarla geliyor, Senin milli parkında yaban hayvanını avlıyor. Bu onurunuza dokunmuyor mu arkadaşlar? Bir kere daha söylüyorum: Bu onurunuza dokunmuyor mu? Bırakın yaban hayvanlarımızı ne paraya ihtiyacınız varsa biz toplayıp size verelim. Ayıptır, gerçekten ayıptır. Dolayısıyla, ruhuyla, özüyle, lafzıyla, metniyle asla kabul edemeyeceğimiz, Anayasa’ya aykırı olmaktan öte Türkiye’nin uygarlık birikimine aykırı olan bu düzenlemeye Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ret oyu vereceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”
Kirişçi: Yasalaşması sürecinde katkı sağlayan, görüşlerini ortaya koyan tüm milletvekillerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum
Tarım Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi de kanun teklifinin sonuna gelinmesinin ardından kısa bir teşekkür konuşması yaparak “13 Ekim 2025 tarihinde Meclis Başkanlığımıza teslim edilen 230 sıra sayılı Kanun Teklifi 20 Ekim 2025 tarihinde Komisyonumuzda görüşülmüş ve raporlaştırılmıştır. 17 Şubat 2026 tarihinde Meclis Genel Kurulunda başlayan görüşmelerimiz, inşallah, bugün itibarıyla, 11 Mart 2026’da tamamlanmış olacaktır. Kanunumuzun hazırlanması safhasından Komisyonumuzda görüşülmesi, şimdi de Genel Kurulumuzda değerlendirilmesi ve yasalaşması sürecinde katkı sağlayan, görüşlerini ortaya koyan tüm milletvekillerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Değerli Meclis Başkanlık Divanımıza, Meclis çalışanlarımıza da aynı şekilde şükranlarımı ifade ediyorum. Yaklaşan Kadir Gecenizi ve akabindeki Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerine yapılan oylama ile Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, yarın saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapattı. AK Parti Grubu teklifin kabul edilmesinin ardında Genel Kurul salonunda fotoğraf çekildi.

