Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu… DEM Parti ile İYİ Parti arasında “statü” tartışması… “”İmralı canisinin statüsünü yüce Türk mahkemeleri tescil etmiştir, tescilinin adı da bebek katilidir”

TBMM Genel Kurulu’nda Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi altıncı maddesi üzerine yapılan görüşmeler sırasında, İYİ Parti ve DEM Parti milletvekilleri bugün gündeme gelen terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yasal statüsünün belirlenmesine ilişkin sözlü tartışmaya girdi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik, “‘Bebek katili’ diyoruz” demesi üzerine DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan “Ya bir sus, bir takip et, dinle. Oturduğun yerden bağırıp durma. Kürtçeyi dinleyeceksin. Terbiyesiz, haddini bil. Kürt’e saygı duyacaksın” diye tepki gösterdi. Ardından Türkoğlu, kürsüden yaptığı konuşmasında, “İmralı canisinin statüsünü yüce Türk mahkemeleri tescil etmiştir. Onun da tescilinde adı bebek katilidir” dedi. 

TBMM Genel Kurulu'nda Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375

(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi altıncı maddesi üzerine yapılan görüşmeler sırasında, İYİ Parti ve DEM Parti milletvekilleri bugün gündeme gelen terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yasal statüsünün belirlenmesine ilişkin sözlü tartışmaya girdi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik, “‘Bebek katili’ diyoruz” demesi üzerine DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan “Ya bir sus, bir takip et, dinle. Oturduğun yerden bağırıp durma. Kürtçeyi dinleyeceksin. Terbiyesiz, haddini bil. Kürt’e saygı duyacaksın” diye tepki gösterdi. Ardından Türkoğlu, kürsüden yaptığı konuşmasında, “İmralı canisinin statüsünü yüce Türk mahkemeleri tescil etmiştir. Onun da tescilinde adı bebek katilidir” dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Partilerin önergelerinin ardından Genel Kurul’da Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin altıncı maddesinin görüşmeleriyle kaldığı yerden devam etti.

Uçar: Dört parçaya bölünen Kürdistan gibi Kürt birliği de paramparça edilmek istendi

Kanun teklifinin altıncı maddesi üzerine aynı mahiyette verilen önergeler adına söz alan DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar’ın kürsüden yaptığı konuşma sırasında İYİ Parti ve DEM Parti milletvekilleri sözlü tartışmaya girdi. Uçar konuşmasında, şunları kaydetti:

“Son yüz yıldır Kürt yoktur tezinde kart kurt tezine kadar Kürt halkının inkar ve imhası temelinde bir siyaset yürütüldü. Bu siyaset Kürt halkının birliğini hedef alıp parçalanmış bir Kürt kimliği yaratmak istedik. Dört parçaya bölünen Kürdistan gibi Kürt birliği de paramparça edilmek istendi. Böylece, sürekli iç çatışmalar ve ayrışmalar yaşayan kaotik bir Kürt varlığı amaçlandı. Bunun için denenmeyen yol kalmadı ama sonuç Rojava eylemlerinde bir kez daha kendini ortaya koydu. Kürt halkı bir ve bütün olarak çarpıcı bir şekilde bir ve bütün olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Doğru bakmayı bilenler için birçok mesaj da içeriyor. Herkes bu gerçekliği de iyi okumak zorundadır. Sykes-Picot Anlaşması Kürt halkı nazarında çökmüştür. Bütün ezberler Rojava etrafında kurulan birlikle bozuldu. Şüphesiz ki bu noktaya gelmekte Sayın Öcalan’ın büyük bir emeği ve çabası vardır. Onun geliştirdiği fikirler etrafında belki de ilk defa bir toplum inkar şartlarında uluslaşmayı başardı. Bu birlik daha da geliştirilebilir. Kürt ulusal birliğinin fikirsel temeli demokratik ulusal birliktir. Bu öyle bir stratejidir ki başka hiçbir araca ihtiyaç duymadan ulus siyasetini mümkün kılabilir. Özgür Kürtlük için her bir Kürt’ün farklı bir yöntemi de elbette olabilir ancak bütün bunları Kürt halkı kendi arasında demokratik ve eşitlikçi bir tartışmaya taşıyabilir. Bunların suni çatışmalar olmasına müsaade etmemek de gerekir. Sosyal medyadan başlayarak bütün Kürt kamusal alanını bu suni tartışmalara boğmak istiyorlar. Bu özel savaş yöntemlerini ortak Kürt iradesi de boşa düşürmelidir. Demokratik Kürt birliği dört parçada ulusal ilişkileri geliştirme ve ortak bir irade oluşturma amacına yaslanır. Bu stratejiyle asırlık bir yalan ve oyalama stratejisi de çöker. Yüz yıldır Kürt halkını oyalıyorlar, ‘Devletiniz olmadığı için ulus değilsiniz’ diyorlar ancak geldiğimiz aşamada şu husus artık kanıtlanmıştır: Kürt halkı, devleti olmayan, 60 milyonluk bir ulustur. Sayın Öcalan, bu oyalama, öz güvensizlik yaratma ve biat ettirme stratejisini de çökertti. Demokratik, ulusal birlik stratejisinin özü şudur: Ulus olmak için devlet olmayı ya da devletin lütuf sunmasını beklersen varlığını kaybedersin. Amaçsız tartışmalar ve sosyal medya retorikleri değil, demokratik eylem belirler ulus olmayı. Uluslaşma dediğimiz, ortak bir zihniyet ve kimlik bilincini oluşturma faaliyetidir; ayrışma ya da çatışma yaratmak değildir. Orta Doğu’da kazanımlar, binbir mekikle dokunmuş bir siyasetle mümkündür.”

Türkoğlu’ndan statü tartışmasına “Bebek katili” çıkışı

Uçar’ın konuşması sırasında İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik, “‘Bebek katili’ diyoruz” demesi üzerine DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan “Ya bir sus, bir takip et, dinle. Oturduğun yerden bağırıp durma. Kürtçeyi dinleyeceksin. Terbiyesiz, haddini bil. Kürt’e saygı duyacaksın” diye tepki gösterdi.

Uçar ise İYİ Parti sıralarına doğru dönerek kürsüdeki konuşmasına devamla “Sayın Öcalan, demokratik ulus birliğiyle bize şunu gösterdi: Dört parçaya bölünmüş olsak dahi ortaya bir irade koyarsak ulus olmayı başarabiliriz. İşte, Rojava etrafında örülen politik irade de tam olarak ulus somutlaşmasının örneğidir. Sayın Öcalan, dört parça Kürdistanı Kürt aklı içerisinde yeniden birleştirmiştir. Kürt varlığı için, Kürt özgürlüğü için Kürt Ulusal Birliği stratejiktir. Kürtlere halen Sykes-Picot merceğinden bakanlara ve Kürt adına konuşanlara da sözümüz açıktır: Kardeşlikte de yurttaşlıkta da Kürt’ün iradesine artık başvurmak zorundasınız” dedi.

Bozdağ’dan DEM Parti ve İYİ Parti sıralarına uyarı…

İYİ Parti ve DEM Parti sıralarındaki sözlü sataşma Uçar’ın konuşması boyunca devam etti. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Bozdağ, her iki tarafı da uyararak “Değerli milletvekilleri, bir uyarıyı bir kez daha yapmakta fayda görüyorum. Hatip konuşurken Genel Kurul’da gruplar arası atışmalar hatibin konuşmasının Genel Kurul’da tam anlaşılmasına mani olur sadece ama kayıtlara girmesini ve televizyonlardan yayınlanmasını tam manasıyla engelleme imkanı yok. Meclisimizin mehabeti için karşılıklı elbette bizim fikirlerimiz olacak, bunları da kürsüde söyleyeceğiz. Söz verildiğinde en yüksek sesle onları dile getireceğiz” diye konuştu.

Başkanvekili Bozdağ’ın uyarı sırasında da DEM ve İYİ Parti sıralarındaki sözlü atışma devam etti. İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Bozdağ’a hitaben “Başkan bunu engellemeli, Türkiye Cumhuriyeti devletinde böyle bir konuşma olmaz. Adam ‘4 parça olsak da…’ derken Meclis Başkanvekili engellemek zorunda. Siz hangi devletin vatandaşlarısınız? Siz nerenin vatandaşlarısınız? Ne biçim konuşuyorsunuz. Yeter artık” diyerek tepki gösterdi.

Türkoğlu: Tescilli bebek katiline statü arayışına girenlerin vicdan muvazeneleri kaybolmuştur

Sözlü tartışmanın ardından Bozdağ, kanun teklifinin altıncı maddesi üzerine verilen önergeler için İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu’nu kürsüye davet etti. Türkoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“İmralı canisinin statüsünü yüce Türk mahkemeleri tescil etmiştir. Onun da tescilinde adı bebek katilidir. Anlaşılıyor ki bu ihanet komisyoncuları Türk milletine yaşattıkları hayal kırıklıklarına yenisini ve akıl dışı olanları eklemek istiyorlar. Birileri hatırlasın, İmralı’daki ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsünün statüsü üzerinden başlatılan tartışma aziz milletimizin vicdanında yer bulamayacaktır. O caninin statüsü zaten bellidir. O statüyü kendisi seçmiş, Türk mahkemeleri de tescil etmiştir. O bir bebek katili ve bölücü terör örgütü elebaşı, binlerce insanımızın da katlinden sorumlu bir katildir. Devletin hükmü kesindir, Türk mahkemelerinin hükmü kesindir, kararı nettir. Asıl tartışılması gereken İmralı’dakinin statüsü değil, Türk milletinin yok sayılan egemenlik statüsüdür. Tescilli bebek katiline statü arayışına girenlerin vicdan muvazeneleri kaybolmuştur. Bu millet katile asla ayrıcalık değil ancak ve ancak şehitlere ve ailelerine ve aziz Türk milletine vefa istemektedir. Evet, statüsü bebek katilidir, öyle kalacaktır ve İmralı’da çürüyerek gidecektir. Bizim kardeşlikle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Türk milletinin hiçbirisinin kardeşlikle ilgili sorunu yok. Ama bölücü, eli kanlı, PKK terörüyle, onun sözcüleriyle, onun sözde lideriyle bir meselesi var ve o meselede mutlaka hesaplaşacağız. Hiç endişeniz olmasın. Nefret dilini de nefretin silahını da bebek katilleri yaptı. Hiçbirimizin elinde şehit kanı yok ama sizin var! Siz, bu kanlarla büyüdünüz. Ne oldu, zorunuza mı gitti gerçekler? Memleketin kırk yıldır yaşadığı, PKK yüzünden yaşadığı, bu eli kanlı örgüt yüzünden yaşadığı, binlerce insanımızı kaybettiğimiz bu terör sürecindeki gerçekleri söyledik de zorunuza mı gitti? Sizin yalanlarınıza mı kanacağız? Neyin barışından bahsediyorsunuz, neyin terörsüz Türkiye’sinden? Geçeceksiniz o işleri..”

Kanun teklifinde üç madde daha kabul edildi

Altı madde üzerine verilen önergeler AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilirken, altıncı madde oy çokluğuyla kabul edildi. Buna göre altıncı madde ile korunan alanlarda bulunan yapı ve tesislerin kiraya verilebileceğini düzenleyen 6831 sayılı Orman Kanununun ek 8 inci maddesi ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla değişiklik öngörülüyor. Ayrıca, korunan alanlar için planları uyarınca hazırlanan vaziyet planı, mimari/peyzaj avan ve uygulama projelerinin Genel Müdürlükçe gerekli görüldüğü takdirde hazırlattırılabilmesine imkân sağlanmakta ve bu Kanun kapsamındaki korunan alanlarda yapı ve tesislerin yapılaşma koşullarına ait usul ve esasların Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Yedinci madde üzerine verilen önergeler AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilirken, yedinci madde oy çokluğuyla kabul edildi. Kabul edilen yedinci maddeye göre, kanun kapsamındaki korunan alanlarda söz konusu suç işlendiğinde Genel Müdürlükçe olaya hemen müdahale edilmesi, Kanuna aykırı yapı ve tesislerin Genel Müdürlükçe derhal yıkılabilmesi veya ihtiyaç dahilinde Genel Müdürlükçe değerlendirilebilmesi yönünde düzenleme yapılarak suçların önlenmesinde caydırıcılığın artırılması ve Kanun kapsamındaki korunan alanların daha etkili bir şekilde korunması öngörülüyor.

Sekizinci madde üzerine verilen önergeler AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilirken, sekizinci madde oy çokluğuyla kabul edildi. Kanun teklifinin sekizinci maddesi ile kanun kapsamındaki korunan alanlardaki koruma hizmeti ile suçların takibinin orman muhafaza memurları yanında bu alanın yönetiminden sorumlu olmak üzere Genel Müdürlükçe görevlendirilmiş olan av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri tarafından da sağlanabilmesi maksadıyla düzenleme yapılmakta ve Genel Müdürlük tarafindan belirlenen çalışma usul ve esaslarına bağlı olarak faaliyet göstermeleri hedefleniyor.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM Genel Kurulu’nun çalışmalarına 25 Şubat Çarşamba günü saat 14.00’te devam edeceğini belirterek birleşimi kapattı.