(TBMM) – CHP’nin Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde planlanan çelikhane ve haddehane projesinin araştırılması için verdiği önerge, Meclis Genel Kurulu’nda AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Muhalefet, projenin hava kirliliği, insan sağlığı, tarım ve turizm üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler ve diğer CHP milletvekilleri tarafından Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yapılması planlanan çelikhane ve haddehane projesinin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla verilen Meclis araştırması önergesinin öncelikli görüşülmesi talep edildi. Önerinin gerekçesini açıklayan CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Kartepe’de planlanan çelikhane ve haddehane projesinin sıradan bir yatırım olmadığını belirterek, projenin yerleşim alanlarının yanı başında, tarımın, hayvancılığın ve turizmin sürdüğü bir bölgede planlandığını söyledi.
Çiler, projenin Türkiye’nin sayılı hipodromlarından biri olan Kartepe Hipodromu’na 2,5 kilometre, Kocaelispor’un stadına ise 8 kilometre uzaklıkta olduğunu ifade etti. G7 ve G20 ülkelerinin yüksek karbon salınımı yapan ağır sanayi yatırımlarını terk ederek temiz üretime, ileri teknolojiye ve karbon nötr hedeflerine yöneldiğini belirten Çiler, yeşil mutabakatın küresel bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
Demir çelik sektörünün hava kalitesini doğrudan etkileyen sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Çiler, akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 16’sının, KOAH kaynaklı ölümlerin yüzde 25’inin, solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ölümlerin yüzde 26’sının hava kirliliği riskiyle bağlantılı olduğunu söyledi.
“Riskleri kim üstlenecek?”
Dünya Sağlık Örgütü’nün aşılmaması gereken partikül sınırını 15 mikrogram olarak belirlediğini hatırlatan Çiler, Kocaeli’de bu değerin 45 ile 91 aralığında olduğunu, azot dioksit değerinin 10 olması gerekirken bazı yerlerde 77’ye ulaştığını ifade etti. Çiler, şöyle konuştu:
“Hava kalitesi olarak Dünya Sağlık Örgütü aşılmaması gereken partikül sınırını 15 mikrogram olarak belirlemişken Kocaeli’de 45 ile 91 aralığındadır. Azot dioksit 10 olması gerekirken Kocaeli’de 77 olan yerler vardır. Üstelik, burada kullanılacak hurda malzemenin yüzde 70’inin ithal olacağı ifade ediliyor. Uzmanlar bu hurdalarda radyoaktivite tespitinin mümkün olmadığını söylüyor. Soruyorum: Bu riskleri kim üstlenecek; Kartepe’nin çocukları mı, oradaki çiftçiler mi?
Bu proje yalnızca hava meselesi değildir. Ağır tonajlı araç trafiği, kirlilik ve su kaynaklarının korunması nasıl sağlanacak? Kartepe, tarım ve hayvancılık anlamında önemli bir yerdir. Bu proje bölgenin tarımını yok edecektir. Kartepe ilçesi aynı zamanda turizmde markadır. Kış turizmiyle Kartepe Kayak Merkezi, doğa turizmi, yaylaları, ormanları ve Sapanca Gölü’yle bölgenin en önemli çekim merkezlerinden biridir. Kartepe, yılın dört mevsiminde binlerce ziyaretçi ağırlayan şirin bir ilçemizdir. Turizm, bölge esnafı için sürdürülebilir gelir kaynağıdır, küçük işletmeler, konaklama tesisleri, restoranlar ve doğa sporları için vazgeçilmezdir. Şimdi soruyorum: Bir yanda temiz hava, beyaz örtüyle kaplı, gelin gibi dağlar, doğa yürüyüşü yerleri, diğer yanda bacalardan yükselen duman aynı coğrafyada nasıl yan yana olabilir?
“Biz sanayiye karşı değiliz. İnsan sağlığını ve doğayı hiçe sayan üretim anlayışına karşıyız”
Ayrıca, alanın bu çok önemli arkadaşlar özel endüstri bölgesi, Türkiye’de sayıları 60, bugüne kadar tahsis edilenler 40 ilan edilmesi, planlama ilkeleri, imar hiyerarşisi ve kamu yararı bakımından ciddi soru işaretleri bulunduruyor ancak özel olarak birine ait olması da daha ilgi çekici. Anayasa’nın 56’ncı maddesi açık ve net: “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” Bu hüküm bir temenni değil devlete yüklenmiş açık bir sorumluluktur. Kocaeli, sanayinin başkentidir, biz sanayiye karşı değiliz. İnsan sağlığını ve doğayı hiçe sayan üretim anlayışına karşıyız. Kartepe’nin bereketli topraklarına zehir değil umut düşsün istiyoruz, dağlarının zirvesinde duman değil beyaz örtü, kar olsun istiyoruz, çocuklarımız temiz bir gökyüzünün altında büyüsün istiyoruz. Bu nedenle yer seçimi, çevresel etkiler, insan sağlığına muhtemel zararlar, planlama süreçleri, turizm ve kırsal ekonomi üzerindeki etkileriyle kamu yararı ilkesine uygunluğunun tüm yönleriyle araştırılması için Meclis araştırması komisyonu kurulmasını istiyoruz”
“Yüz binlerce ton hurdanın getirilip İzmit Körfezi’nde bir de Kartepe’ye sokulması demek”
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya da önergeye ilişkin, “Hurda ithalatı yapılırken hurda ithalatında neye dikkat edilir? Hurda ithalatında eğer denk gelirse Atom Enerjisi Kurumu tarafından incelenmesi söylenir. Şimdi, Dilovası gibi, Kocaeli’de İzmit Körfezi gibi, buralarda tonlarca, yüz binlerce ton hurdanın getirilip İzmit Körfezi’nde bir de Kartepe’ye sokulması demek, Kocaeli’de biraz önce verilen istatistiklere göre yaşamın daha da zorlaşacağı anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.
“Seçim geldiği zaman da Kartepe’de dolaşamazsınız”
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da partisinin önergeye desteğini “Ben Dilovası’nda otuz sekiz senedir ikamet ediyorum. Dilovası’nın yüzde 73 ölümleri kanserden. Neden, biliyor musunuz? Aynı bu haddehane gibi 2 tane haddehane var orada. İnsanlar zehir soluyor. Ben işi insanıyım, istihdam yaratmak dünyanın en mukaddes meselelerinden biridir ama adam öldürerek para kazanmak ‘lejyoner askerlik’ demektir. Siz, insanları öldürerek para kazanmaya çalışıyorsunuz ve birileri de buna yol veriyor, yol verenlerin hesabını hem Allah sorar hem de Türkiye’de bütün insanlar bu hesabı sorar. Seçim geldiği zaman da Kartepe’de dolaşamazsınız, o haddehanenin hesabını veremezsiniz orada” sözleriyle anlattı.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu ise “Söz konusu proje çevresel etki değerlendirmesi süreci başta olmak üzere imar, planlama ve çevre izinleri kapsamında ilgili kurum görüşleriyle birlikte çok katmanlı bir değerlendirme süreci içerisinde ele alınmaktadır. Yargı süreçleri ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde hukuka uygunluk, çevresel etkiler, insan sağlığı ve kamu yararı esas alınarak açık, şeffaf ve denetime tabi bir şekilde değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Milletimizin sağlığı ve yaşam kalitesi Hükûmetimizin temel önceliğidir. Bu çerçevede, tüm yatırımların çevreyle uyumlu, sürdürülebilir ve toplum sağlığını önceleyen bir anlayışla hayata geçirilmesi şarttır. Söz konusu proje bakımından da aynı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
CHP’nin araştırma önergesinin AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesinin ardından Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif’in 1. maddesinin görüşmelerine geçildi.

