(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti Grubu adına Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın konuşması sırasında, “Mavi Vatan birilerinin söylediği gibi masal değil destandır ve destan olmaya devam ediyor” ifadelerini kullanması üzerine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, söz talebinde bulunarak “Doğu Akdeniz’deki haklarımızı neredeyse tamamen kaybettik. Çok söylüyoruz ama hiç yapamıyoruz. Uzun yıllardır Doğu Akdeniz’de burnumuzu uzatamayan, sondaj yapamayan bir Türkiye var. Biz Mavi Vatana masal demiyoruz. Sizin Mavi Vatanı masala çevirmenize karşıyız” dedi. Bunun üzerine Akar, “Bizim herhangi bir şekilde kaybettiğimiz bir hakkımız yok, Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği bir nokta var. Ne kendimiz ne Kıbrıslı kardeşlerimizin Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Ege’de haklarını çiğnetmedik, çiğnetmeyeceğiz. Bunun için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapacağız” diye yanıt verdi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Genel Kurul’daki Aden Körfezi, Somali Açıkları, Arap Denizi ve Mücavir Bölgelerde görevli Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşmelerinde, AK Parti Grubu adına Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın konuşması sırasında tartışma yaşadı. Akar’ın “Mavi Vatan birilerinin söylediği gibi masal değil destandır ve destan olmaya devam ediyor” ifadelerini kullanması üzerine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, söz talebinde bulundu.
Akar’ın “Mavi Vatan” ile ilgili sözlerinin yanıltma içerdiğini ve düzeltme gereği doğduğunu belirten Emir, Akar’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarına ilişkin açıklama yapması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
Emir: Türkiye Akdeniz’deki haklarından büyük oranda vazgeçmek zorunda kalmıştır
“Çok uzunca bir süredir çok yüksek perdeden konuştuk ama Doğu Akdeniz’deki haklarımızı neredeyse tamamen kaybettik. Çok söylüyoruz ama hiç yapamıyoruz. Uzun yıllardır Doğu Akdeniz’de burnumuzu uzatamayan, sondaj yapamayan bir Türkiye var. Biz Mavi Vatana masal demiyoruz. Sizin Mavi Vatanı masala çevirmenize karşıyız. İç politikada tüketiyorsunuz. Şöyle yapacağız diyorsunuz, böyle yaptık diyorsunuz, meydan okuyoruz diyorsunuz ama gerçeklere gelince içinde yoksunuz. Sizin uyguladığınız içinde olduğunuz o Mısır politikası, Doğu Akdeniz politikası, Filistin-İsrail politikası, Gazze’deki sessizliğiniz, dünyadaki o değerli yalnızlık diye tarif ettiğiniz bütün politikalar sonucunda maalesef Türkiye Akdeniz’deki haklarından büyük oranda vazgeçmek zorunda kalmıştır. Şunun cevabını versin Sayın Akar. Fatih Gemisi nerede sondaj yapıyor? Yavuz Gemisi nerede sondaj yapıyor? En büyük gemilerimizden biri Piri Reis nerede? Niye hala Doğu Akdeniz’de böyle güçlü bir sondaj yapamıyoruz? Bunun hesabını verin.”
“Asıl 6 Şubat depreminde günlerce Milli Savunma Bakanı olarak Silahlı Kuvvetleri deprem bölgesine niye sürmediğinizin cevabını verin”
Akar’a 6 Şubat depremi sorusu soran Emir, “Asıl 6 Şubat depreminde günlerce Milli Savunma Bakanı olarak Silahlı Kuvvetleri deprem bölgesine niye sürmediğinizin cevabını verin. Silahlı Kuvvetleri’nin elinde araç var, gereç var, insan kaynağı var. İnsanlar molozların binalarının altında günlerce, haftalarca vinç beklediler, alet beklediler. ‘Asker nerede?’ dediler. Askeri bulamadılar. Asker neredeydi? Niye gelmedi? O çığlıkları biz dinledik. Biz onlara koştuk. Asker yoktu” diye tepki gösterdi.
Akar: Bizim herhangi bir şekilde kaybettiğimiz bir hakkımız yok, Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği bir nokta var
AK Partili Akar, Emir’in sözlerine cevap vermek için söz talebinde bulundu. Emir’in konuşması sırasında Somali’den girip Hatay’dan çıktığını belirten Akar, “Eğer dinlemek isterseniz, eğer anlamak isterseniz başında her şeyi söyledik. Her şeyimizin sırası ve zamanı var. Nerede sismik araştırma yapılacak, nerede petrol gazı araştırması yapılacak? Bunların hepsinin hesabı var. Bunların hesabı yapılıyor. Bu devleti yönetiyoruz. İlgili insanlar bunun peşindeler. Dolayısıyla burada bizim herhangi bir şekilde kaybettiğimiz bir hakkımız yok, Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği bir nokta var. Ne kendimiz ne Kıbrıslı kardeşlerimizin Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Ege’de haklarını çiğnetmedik, çiğnetmeyeceğiz. Bunun için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapacağız. Bundan şüpheniz olmasın” diye konuştu.
Akar, muhalefetin deprem konusunda insaflı olması gerektiğini söyleyerek “6 Şubat’ta ben neredeydim? Akşam saat 6 Şubat’ta o yağmurlu çamurlu havada biz oradaydık. Televizyonlarda yayınladık, saat 6.15’te 2. Ordu Karargâhından askerlerimiz İzmit’ten çıkıyor. Bunun videosu var. Açın bakın. Araziyi gezdiğiniz zaman oradaki insanlarla konuşun. Oradaki insanlara yardım etmek için kimi eşofmanla, kimi pijamayla, yarbayı, binbaşısı, astsubayı, çavuşu, onbaşısı herkes sokağa dökülüyor” dedi.
Emir: Bu iktidarın gidip Doğu Akdeniz’de aslanlar gibi sondaj yapacak ve gereğini yapacak gücü de cesareti de kalmamıştır
Akar’ın cevabına yönelik tekrar söz talebinde bulunan CHP’li Emir, “Sayın Akar, deprem konusuna hiç girmeyebilirdik ama siz hiç ilgisi yokken ‘Murat Kurum’u aradım, çok hızlı konut üretiliyormuş’ dediniz ama bilmiyorsunuz. Biz daha dün Hatay’daydık. Hatay’da 155 bin konut teslim ettik diyorlar. Oturan insan sayısı 55 bin değil. Hala 12 bin kişi konteynerda yaşıyor” dedi.
Emir, deprem bölgesinde askerin olmadığını yineleyerek şöyle konuştu:
“Asker gelmedi. 2016’dan sonra mevzuat değişti. Askerin krizlere kendiliğinden müdahale yetkisi ortadan kalktı. Siz o zaman yetkiliydiniz. O zaman sesinizi çıkartmadınız. O zaman siz bize verdiğiniz emri gösterin. Hangi emirle çıktı asker kışlasından? Asker kışlasından çıkamadı. Biz oradaydık. Herkes oradaydı. Herkes gördü. Sayın Akar, biz ‘siz yoktunuz’ demiyoruz ki. Siz zaten sivildiniz o sırada. Savunma Bakanıydınız. Biz orada askeri aletiyle, edevatıyla, güvenlik gücüyle, vinciyle, kamyonuyla, lojistiğiyle görmedik, bulamadık, aradık. İnsanlar enkaz altından çığlık attılar. Nerede asker diye? Siz bunun hesabını vermelisiniz. Siz Mısır’da bakın Sisi’yle bugün görüşmek için sıraya giriyorsunuz. Oysa Sisi’yle gereksiz yere bir mücadeleye girdiğiniz için o gün Türkiye’nin çıkarlarını korunmadığı için sonra gidip Libya’yla Navtex imzalamak zorunda kaldınız. Niye itiraz etmediniz o zaman? Kıbrıs’taki siz Doğu Akdeniz’de haklarımız kâğıt üstünde duruyor. Zaten durmuyor demiyorum. Durmalı da ama sizin oraya bu iktidarın gidip oraya aslanlar gibi sondaj yapacak ve gereğini yapacak gücü de cesareti de kalmamıştır.”
Akar: Yetkimiz olup olmadığı halde NATO’yu bile ayağa kaldırdık
Akar da Emir’in sözlerine şu ifadelerle yanıt verdi:
“Bir saatte 23 konut yapmak önemli bir şey değil mi? Önemli bir şey değil mi? Onu söylüyorum çünkü bakın, dünyanın ve tarihimizin en büyük depremlerinde bir de karşılaştık, 12 bin adet girdi işin içine. Buradaki bazı şeyleri düzeltelim. Çok ağır bir depremle karşılaştık. Valiler, kaymakamlar, itfaiye herkes enkaz altında kaldı. Oradaki insanlar gelecekler gelemediler, gidecekler gidemediler. Burada şunu sorgulamak lazım. Sabah saat 04.30’ta Cumhurbaşkanı ayaktaydı, ben ayaktaydım. Konuştuk, görüştük ve ilk aldığımız bilgilere göre, ilk aldığımız bilgilere göre üç şehidimiz vardı Hatay’da ‘Biz gidiyoruz’ dedik. Bizim A400M’ler kalktı. Efendim hastane uçakları kalktı, sağlık uçakları kalktı, ambulanslar kalktı. Daha nasıl emir vereceğiz? Herkes ayakta. Bir de burada belki söylemem doğru mudur, yanlış mudur bilmiyorum ama biz orada yetkimiz olup olmadığı halde NATO’nun bazı banına bile girdik. NATO’yu bile ayağa kaldırdık. Dolayısıyla lütfen buradaki yapılan emeğe karşı saygı gösterin. Eksikler olabilir, yanlışlar olabilir fakat bunlar ferdidir. Kurum olarak, devlet olarak Türk Hükümet Devleti oradaki bizim depremzedelerin yanına koştu. 86 milyon vatandaş da bizim yanımıza koştu. Orada can hıraş bir çalışma oldu.”

