(TBMM) – CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in öğretmen Fatma Nur Çelik’in cenaze törenine katılmamasını eleştirerek “Eğer bir öğretmenin cenaze töreninde tepki alacaksan ve bundan korkuyorsan o koltukta oturmayacaksın, istifa edeceksin. Bugün Van’da kendini bilmez bir veli okulu bastı ve ilköğretimdeki bir çocuğu darbetti, ölebilirdi o çocuk. Okullarda ciddi bir güvenlik sorunu var. Öğretmenlerimizi de öğrencilerimizi de evlatlarımızı da koruyamıyoruz ama bugünkü cenaze törenine bu Milli Eğitim Bakanı’nın katılamaması ya da katılmaması ikisi de çok vahim bir durum utanç verici bir meseledir” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmeleri için toplandı. Siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, emekli bayram ikramiyelerine ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Sadece bir ay önce emekli ikramiyesi muhalefetin de yoğun talebi, emeklilerin de beklentisi doğrultusunda 11 Mayıs’ta kanunlaştı ve emeklilere bin TL bayram ikramiyesi verildi. O dönemde asgari ücret bin 603 TL iken bu bin TL asgari ücretin yüzde 62’siydi. Üç sene herhangi bir zam yapmayan Adalet ve Kalkınma Partisi bir lütufmuş gibi 29 Nisan 2021’de yüzde 10 artışla bunu bin 100 TL’ye çıkardı. O dönemde yaşanan pandemi koşulları, sorunlar, enflasyondaki artışlar, faizlerdeki artışları dikkate aldığımızda bu yüzde 10’un sadece artış yapmak için bir artış olduğunu görmek gerekir. Esas yine 30 Mart 2023’te yani 2023’teki genel seçimden hemen önce birdenbire her ne hikmetse bunun 2 bin TL’ye çıkarıldığını görüyoruz. Yine, bir seçim zamanı ve yine bir siyasi rüşvet girişimi ve yine bir fırsatçılık. Sonra 2 Mart 2024’te tam da yerel seçimlerden bir ay önce bu 2 bin TL de yüzde 50 artışla 3 bin TL’ye çıkarıldı ve bugün gelinen noktada 2025’te 4 bin TL’ye çıkan bayram ikramiyesinin ki bir hafta önce Çalışma Bakanı bir açıklama yaptı sorulan bir soru üzerine katıldığı bir programda ‘Bununla ilgili yasal bir çalışma yapılıyor, yasa hazır, bunu artıracağız.’ denildi ama İran’a saldırıyı fırsat bilen iktidar partisi ‘Görüyorsunuz, işte savaş var.’ deyip bu yasayı da kendi gündeminden çıkarılmış oldu. Şimdi, buradan net bir şeyi ifade etmemiz lazım. Siyaset, milletin sorunlarını çözmek için yapılır, oy kaygısıyla rüşvet için yapılmaz. Eğer siz ilk getirdiğiniz zaman asgari ücretin yüzde 62’si oranındaki bir emekli ikramiyesini bir hak olarak getiriyorsanız bugün o hakkı belli bir sistematiğe bağlamak zorundasınız. Her bayram öncesi niçin emeklilerimizi bir beklenti içerisine, âdeta sadaka kovalar bir hâle getirecek duruma düşürüyoruz?
Kaya’dan emekli ikramiyesi çağrısı: “Her bayram öncesi bu konu tartışma olmaktan çıksın ve belli bir hakka kavuşsun”
Gelin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bunu asgari ücrette belli bir orana sabitleyelim. Her bayram öncesi bu konu tartışma olmaktan çıksın ve belli bir hakka kavuşsun. İktidarların veya Meclis çoğunluğunu elinde bulunduranların siyasi hesaplarına, seçim dönemindeki siyasi rüşvetlerine 16 milyon emeklimiz kurban edilmesin ya da öyle bir beklentiye sokulmasın. Çünkü dediğim gibi, ilk getirdiğinizde asgari ücretin yüzde 62’si oranında olan bir emekli maaşı bugün neredeyse sadaka niyeti olan 4 bin TL’ye kadar düşmüş durumdadır. Eğer siz gerçekten 4 bin TL’yi bugün bir çocuğa dahi bayram harçlığı olarak verirken biraz mahcup oluyorsanız 16 milyon vatandaşımıza bayramda biraz daha eli rahatlasın, biraz daha bayram harcamasını rahat yapsınlar diye getirilmiş olan bu bayram ikramiyelerini tekrar gündemimize almak durumundasınız. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisine tekrar sesleniyorum. Önümüzdeki muhtemel genel seçimden önce mi tekrar bunu artıracaksınız, yoksa gerçekten bunu bir hak olarak görüp gündeminize almayı düşünüyor musunuz? Siz gündeminize almasanız da emeklilerimizin gündeminde olan bu konuyu biz gündemde tutmaya ve sizin bu siyasi fırsatçılığınızı her platformda milletimizin gözünün önüne sermeye devam edeceğiz.”
Koçyiğit: “Asıl fail sadece öğrenci değildir, koca bir sistem bunun sorumlusudur”
DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, İstanbul Çekmeköy’de bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesine ve eğitim sistemindeki sorunlara ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetmesi gerçekten hepimizin yüreğini dağladı. Öncelikle, ailesine, meslektaşlarına ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dileklerimi buradan iletmek istiyorum fakat bu meseleyi sadece üzüntü belirterek geçiştiremeyeceğimizi, geçiştirmememiz gerektiğini ya da böyle konuşmamamız gerektiğinin de altını çizmek istiyorum. Bu cinayet, münferit bir cinayet değil, aksine yıllardır sistematik bir şekilde bozulan eğitim politikalarının ve artan toplumsal krizlerin bir sonucu olarak açığa çıkmıştır. Mesele, ne sadece Fatma Nur Çelik’e… Aslında ya da asıl fail sadece Fatma Nur Çelik’e bıçak saplayan öğrenci değildir, koca bir sistem bunun sorumlusudur, iktidar bunun sorumlusudur, bunun özel olarak altını çizmek gerekiyor. Derinleşen yoksulluk, gençler arasındaki fırsat eşitsizliğinin derinleşmesi, umutsuzluk, eğitimin piyasalaşması, öğretmenlerin itibarsızlaştırılması bugün okullardaki şiddeti besleyen temel nedenlerin başında geliyor. Özellikle siyasal iktidarın kutuplaştırıcı dili okullardaki gerilimi arttırıyor, pedagojik ve demokratik ilkeler yerine de ideolojik yönlendirmeleri öne çıkarıyor.
“Milli Eğitim Bakanını, iktidarı da okullardaki artan şiddeti önleyici gerçekçi politikalar almaya davet ediyoruz
Oysaki eğitim kamusal bir haktır, güvenli, demokratik, özgürlükçü bir ortamda sağlanmalıdır. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli, her okulda yeterli sosyal hizmet uzmanı bulundurulmalı, risk altındaki öğrencilere erken müdahale programları uygulanmalıdır. Okulları gerici, cinsiyetçi, ayrımcı anlayışların etkisine bırakan, gençleri sorgulamayan, itaat eden, biat eden bireyler olarak yetiştirmeye çalışan kindar ve dindar nesil yetiştirme projesinin bugün sonuçlarıyla yüz yüze olduğumuzu görüyoruz. Oysaki eğitim eşitliği, özgürlüğü ve birlikte yaşama kültürünü güçlendirmelidir. Kadın bir öğretmenin okulda bıçaklanarak öğrencisi tarafından katledilmesi aslında kadınlar açısından yaşamın her alanının ne kadar güvensiz olduğunu da açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. O anlamıyla eğitim politikalarının toplumsal cinsiyete duyarlı olarak yeniden gözden geçirilmesi ve organize edilmesi gerekiyor. Fatma Nur Çelik’in adını yalnızca bir acı olarak değil, güvenli, demokratik ve eşitlikçi bir eğitim sistemi mücadelesinin sistemi olarak da anacağımızı, yaşatacağımızı ifade etmek istiyoruz ve Milli Eğitim Bakanını, iktidarı da bu okullardaki artan şiddeti önleyici gerçekçi politikalar almaya ve bunları da yaşamsallaştırmaya bir kez daha davet ettiğimizi ifade etmek istiyorum.”
Başarır: “Meclis derhal toplanmalı”
CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, sınırda yaşanan gelişmeler, Meclis’in toplanma gerekliliği ve eğitimdeki şiddet olaylarına ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Günlerdir dibimizde, sınırımızda bir savaş var. Aslında ‘bir savaş’ da demek istemiyorum çünkü tek taraflı bir saldırıyla başladı. Dibimizdeki Irak’ı, Suriye’yi, Filistin’i kana bulayan iki fail ülke: İsrail ve Amerika. Bu Meclis’in ilk yapması gereken şey toplamaktı. Tüm gruplar ortak bir açıklamayı, öneriyi ve ne yapacağımızı, ne yapmayacağımızı konuşmalıydı. Bakın, İran’la 534 kilometre sınırımız var ve bugün de Hatay Dörtyol’a İran’dan atılan bir füzenin ya da parçalarının düştüğü söyleniyor. İşte, korktuğumuz şeyler oluyor ama Meclis maalesef ki toplanmıyor. Ekonomi, enerji, güvenlik; bu konularda Meclis derhal toplanmalıdır. Savaş durumunda, sınırımızdaki bir savaş durumunda biz toplanmayacaksak, ortak bir karar alamayacaksak ki en kolay karar alacağımız konu bu, en çok ortaklaşabileceğimiz konu bu- önlemleri, endişeleri burada sıralayamayacaksak, dünyaya Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak önerilerimizi, kızgınlıklarımızı, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırında yaşanan bu olaylarla ilgili görüşlerimizi açıklayamayacaksak ne işe yarıyoruz? Kendi ülkesinde, meclisinde bile tartışmadan binlerce kilometre uzağı gelip bombalayan, bana göre dengesini yitirmiş, hasta ruhlu bir adam herkesi tehdit ediyor. O yüzden Meclis toplanmalı, Meclis kararları almalı ve tüm dünyaya Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak 86 milyon adına haykırmalıdır.
“Cenaze törenine Millî Eğitim Bakanının katılamaması ya da katılmaması ikisi de çok vahim bir durum”
Maalesef ki üst üste iki acı olay yaşadık. Çekmeköy’de görev yaptığı sırada çok kıymetli bir öğretmenimiz katledildi, onu son yolculuğuna uğurladık. Üzülerek söylüyorum, dün de söyledim, bugün de söyleyeceğim. Bir öğretmen katlediliyor, okulda katlediliyor, milyonların içi acıyor, insanlar kahroluyor; gerek okuldaki gerek daha sonraki cenaze törenine bir Milli Eğitim Bakanlığı neden katılmaz ya? Ha, tepki almaktan korkuyor. Eğer bir öğretmenin cenaze töreninde tepki alacaksan ve bundan korkuyorsan o koltukta oturmayacaksın sen, istifa edeceksin sen. Çünkü okullarda güvenliği sağlayamıyorsun; öğrencilerimizi de koruyamıyorsun, öğretmenlerimizi de koruyamıyorsun. Bakın, bugün, Van’da kendini bilmez bir veli okulu bastı ve ilköğretimdeki bir çocuğu darbetti, ölebilirdi o çocuk. Okullarda ciddi bir güvenlik sorunu var. Öğretmenlerimizi de öğrencilerimizi de evlatlarımızı da koruyamıyoruz ama bugünkü cenaze törenine bu Milli Eğitim Bakanının katılamaması ya da katılmaması ikisi de çok vahim bir durum utanç verici bir meseledir. Bir kez daha kendisini istifaya davet ediyoruz.”
Zengin: “Bu balistik mühimmatla alakalı gerekli tedbirler alınarak engellenmiş oldu”
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Milli Savunma Bakanlığı’nın İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmesine yönelik açıklamasını hatırlattı. Zengin, “Bu balistik mühimmatla alakalı gerekli tedbirler alınarak engellenmiş oldu. Bu bizim için önemlidir. Bu olayın ne kadar ciddi olduğunu, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada Türkiye’nin de bu karanlığa çekilmek için uğraşıldığını göstermesi, kendi birliğimizi, beraberliğimizi tahkim etmek açısından bu konudaki yaklaşımımızın daha net bir tavırla ortaya konması gerektiğini gösteren bir durumdur” diye konuştu. Zengin, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonla görüştüğünü söyleyerek, “Bakanımızı aradım. Haftaya salı günü TBMM’ye konuya dair detaylı bilgi verecek. O gün zaten gruplarımızın da konuşmalarına imkan olacak. Sayın Bakanımız, sorularımızı ve aynı zamanda kamuoyunun merak ettiği konuları TBMM’de daha detaylı bir şekilde açıklayacak” dedi.

