(TBMM) – AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik “Emeklilere kimse ‘gariban’ diyemez” açıklamalarına yanıt verdi. Zengin, sözlerin yanlış yorumlandığını dile getirerek, “Emeklilerle alakalı mesele bizim için çok önemli bir meseledir. Bizim bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin küçümsediği daha alt gelir düzeyinde olanlar, daha az eğitimliler, hatta şehirli olmayanlar, onların küçümsediği insanlar bizim seçmenimizdir” dedi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın başkanlığında toplandı. Genel Kurulu’nda en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü üzerine görüşmeleri sürüyor.
Kobani kuşatmasına ilişkin açıklamalara tepki gösteren DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, “Kobani kuşatıldığında kazandıklarını sananlar var ya, öyle açıklamalar yapanlar, bir yandan da kardeş olduklarını söyleyenler, Kürtler öfkeleniyor bunları duyduklarında, diyorlar ki: ‘Kürtler niye öfkeleniyor?’. Çünkü Kürtler Suriye’de 2014 yılından bu yana IŞİD’le mücadele ediyor, bunun çok ağır bedelini ödediler” dedi.
Bu süreçte siyasetçilerin yaşadığı duruma da değinen Doğan, “Burada, bu Parlamentoda, bu sıralarda vaktiyle oturan Eş Genel Başkanlarımız, milletvekili arkadaşlarımız şu an hapiste. Niye? Niye bedel ödüyorlar? IŞİD’le mücadele edenlere destek çıktıkları için, Türkiye’nin de sınır güvenliğini etkileyecek bir konuda oldukça gerçekçi bir politika yürüttükleri için” ifadelerini kullandı.
“Ankara kuşatılmış bir Kobani’yle kazanamaz”
Kobani direnişine dikkat çeken Doğan, “IŞİD vahşetine karşı Kobani direnişi zaferinin tam 11’inci yılını geride bıraktık ve Kobani şu an yine bir kuşatma altında; su yok, elektrik yok, insanlar ilaca erişemiyor” dedi. Meclis’te yapılan tartışmaları eleştiren Doğan, “Biz burada ne konuşuyoruz? Suriye ordusuna tebrikler, takdirler, övgüler, kuşatma altında Türkiye’de yaşayan 25 milyon Kürt’ün kardeşi varken” diye konuştu. Doğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Ankara kuşatılmış bir Kobani’yle kazanamaz. Ankara kazanmak istiyorsa Kobani özgür olmalıdır; bu da tarihsel bir gerçeklik, bu bir tehdit değil, bu bir uyarı değil, bu bir tespit ve tarih bu tespiti her defasında yeniden, yeniden doğruladı, bu defa bu fırsat kaçırılmamalı. Kuşatılan Rojava’yla yine, kazanacaklarını sananlara seslenmek istiyorum: Bölgesel barış iddiası olanlar bilmelidirler ki bölgesel barış ancak Kürtlerin kazanımıyla mümkün olur ve ancak böyle güçlenir.
Sokaktaki tepkiyi doğru değerlendirmek gerekiyor; bugün bu Genel Kurul Türkiye’de sokakta milyonlarca insanın sesini duymak zorunda ve buna sessiz kalmamalı. Bu tepkinin DEM Parti tarafından organize edildiğini düşünenlere bir daha dönüp bakmalarını tavsiye ederim. Biz itirazı olanların yanında olacağız elbette, biz halkların partisiyiz, onlarla birlikte demokratik bir şekilde bu duruma itiraz edeceğiz. Bunu kabul etmiyoruz, kabul etmediğimizi söyleyeceğiz.”
“Bizim tarafımız belli, yıllardır barış, özgürlük, eşitlik ve demokrasi için mücadele ediyoruz”
Kendilerine yöneltilen “tarafını belli et” çağrılarına yanıt veren Doğan, “Bize ‘Karar verin’ diyenler var. Bakınız, bizim tarafımız belli, biz yıllardır barış için, özgürlük için, eşitlik için, demokrasi için mücadele ediyoruz; dün de bunun için mücadele ettik, bugün de bunun için mücadele ediyoruz, yarın da bunun için mücadele edeceğiz” dedi. Doğan, şu ifadeleri kullandı:
Biz aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesi veriyoruz. Biz ‘Onurlu bir barış, eşitlik bir kardeşlik’ diyoruz. Kimsenin kimseye dayatmacı bir şekilde yaklaşmadığı, gönüllülük üzerine inşa edilmiş bir kardeşlikten bahsediyoruz. Siz, bir yandan durmaksızın barış ve demokratik toplum çağrısıyla ilgili hatırlatmalar yapıp öte yandan bu hatırlatmaların ötesine geçecek somut emareler ortaya koymazsınız, bir de Suriye ordusuna övgüler yağdırırsanız, Kürtleri kuşatan, Kürtleri katliamla karşı karşıya bırakan bir zihniyete yani Kürtlerle birlikte olmak yerine HTŞ’yi tercih ederseniz, IŞİD’i tercih ederseniz insanlar isyan eder. Bu isyanı görmelisiniz. Artık siz bir karar vermelisiniz. Bizim tarafımız da kararımız da belli; bir arada eşit ve özgür yaşamdan yana, haysiyeti korunmuş bir birliktelikten yana.”
Bakırlıoğlu: Emeklilerimize iktidar ne yazık ki bir fitreyi dahi çok görmüş durumda
CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, günlerdir ve aylardır en düşük emekli maaşının 20 bin lira olup olmamasının tartışıldığını belirterek, Türkiye’de açlık sınırının bu rakamın çok üzerinde olduğunu söyledi.
Bakırlıoğlu, “Bugün bu memlekette açlık sınırı 30 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı ise 24 bin lira” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de bu rakama dikkat çektiğini ifade eden Bakırlıoğlu, “Sayın Devlet Bahçeli adını doğru koydu, bu 20 bin liralık ücret sefalet ücretidir; biz bu ücreti kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Açlık sınırı 30 bin lira” değerlendirmesine iktidar temsilcilerinin itiraz ettiğini aktaran Bakırlıoğlu, bu kez resmi bir veri üzerinden konuşacağını söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her yıl açıkladığı fitre tutarını hatırlatan Bakırlıoğlu, şunları kaydetti:
“Diyanet, bildiğiniz gibi, her sene fitreyi açıklıyor. Bir kişinin bir gün boyunca yaşaması için gerekli olan bir günlük ücret 240 lira. Dört kişilik bir ailenin bir aylık gıda masrafı 28 bin 800 lira. Bu memlekette asgari ücret 28 bin lira. Yani esasında asgari ücretlilerimiz maaş almıyor, ücret almıyor, ancak bir fitre alıyor. Ya emeklilerimiz? 20 bin lira emekli maaşı olan emeklilerimiz? Emeklilerimize iktidar ne yazık ki bir fitreyi dahi çok görmüş durumda. Utanılacak durum esasında.”
Zengin’den ‘gariban’ yanıtı: Emeklilerle alakalı mesele bizim için çok önemlidir
Konuşmasında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in “Biz emeklileri en fazla düşünen partiyiz. En çok oy aldığımız kitle bu ülkede garibanlar, haklarını bize helal etsinler” sözlerine de değinen Bakırlıoğlu, “Dün Özlem Hanım ‘Garibanlar bize oy veriyor’ dedi. Bu çok tartışmalara sebebiyet verdi” diye konuştu. Hiç kimsenin kimsenin oyunun sahibi olmadığını vurgulayan Bakırlıoğlu, “Bu memlekette kimse kimsenin oyuna sahip değil, kimsenin oyunun tapusuna sahip değil” ifadesini kullandı.
Bakırlıoğlu’nun konuşmasının ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik açıklamalarına yanıt verdi. Zengin, konuşmasında, “Özgür Bey bir genel başkan. Ben şimdi, bütçe görüşmelerinde de ifade etmiştim; Özgür Bey bir genel başkan olduğunu unutuyor. Sağ olsun yani herhalde hala Grup Başkan Vekili olarak kendisini düşünüyor” dedi.
Zengin, Özel’in kendisine cevap verme ihtiyacı duymasını da eleştirerek, “Daha evvel Leyla Hanım için de olmuştu, bana cevap verme ihtiyacı duyuyor. Bu arada da kendi arkadaşlarına, kendi grubuna da dolaylı olarak bir yetersizlik atfettiğini söylemem lazım, onların cevabını yeterli görmüyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında emeklilere ilişkin değerlendirmelerine de açıklık getiren Zengin, kullandığı kavramların anlamını anlattı. Zengin, “Emeklilerle alakalı mesele bizim için çok önemli bir meseledir. Bizim bir sloganımız var, biz diyoruz ki: Garip, gureba bize her zaman oy verir, bizim tabanımızı onlar oluşturur” ifadelerini kullandı. Bu sözlerin yanlış yorumlandığını dile getiren Zengin, kavramların kökenine dikkat çekerek, “Anlam olarak baktığımız zaman ‘gureba’ kelimesi ‘garip’ kelimesinin Arapça çoğuludur, ‘gariban’ ise ‘garip’ kelimesinin Farsça çoğunluğudur yani bu kelimeler bizim dilimize Arapça ve Farsça’dan gelmiştir” diye konuştu.
Zengin, bu çerçevede asıl kastının ne olduğunu da açıklayarak, “Buradan baktığımızda, benim söylediğim şey şudur: Bizim bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisinin küçümsediği daha alt gelir düzeyinde olanlar, daha az eğitimliler, hatta şehirli olmayanlar, onların küçümsediği insanlar bizim seçmenimizdir” dedi.
Emir: Burada emeklileri niye garibanlaştırdığınızın hesabını verin
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, emeklilere yönelik “gariban” tanımlaması üzerinden yaşanan tartışmaya ilişkin konuştu. Emir, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sözlerinin AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’i hedef almadığını belirterek, “Sayın Genel Başkanımız, Sayın Zengin’i hedef alan değil, dünkü tartışmaya katkı koyan bir konum almıştır” dedi.
Tartışmanın nasıl başladığını hatırlatan Emir, “‘Emeklileri gariban diye tanımlamanız aslında nasıl baktığınızı ortaya koyuyor’ dediği zaman Sayın Mehmet Emin Bey, tartışma oradan başlamıştı. Yani ‘Emekliler gariban, biz de garibanın oyunu alıyoruz’ demek, aslında emeklinin gariban olduğunu peşinen kabul etmek anlamına geliyor” diye konuştu.
AK Parti sıralarından yapılan açıklamaların çelişkili olduğunu ifade eden Emir, “Şimdi, bunu eviriyor, çeviriyor. Efendim, siz garibanlardan oy alamazsınız, biz herkesten oy alıyoruz, her kesimden oy alıyoruz” dedi. CHP’nin toplumu gelir gruplarına göre ayırmadığını vurgulayan Emir, “Biz sizin gibi bu milleti gariban, zengin, daha zengin, daha bilmem ne diye bölmüyoruz. Biz 86 milyonun oyuna talibiz” ifadelerini kullandı.
AK Parti’ye yönelik öz eleştiri çağrısı yapan Emir, “Dolayısıyla da sizin buradan bir defa sağlıklı bir öz eleştiri vermeniz lazım” dedi. Emir, Özgür Özel’in Genel Kurul’daki tartışmaya katkı sunmasının doğal olduğunu belirterek, “Buradaki bir tartışmaya katkı vermesi ve Türkiye’de özellikle emeklilerin ısrarla garibanlaştırılmasına karşı çıkmasından daha doğal ne olabilir?” diye konuştu.
İktidar sıralarına seslenen Emir, “Bundan gocunacağınıza mutlu olun ve burada emeklileri niye garibanlaştırdığınızın hesabını verin, tartışmayı buradan yapın” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, garip ve gurebanın kim olduğunu bildiklerini belirterek, bu kesimin vatan, bayrak ve ezan söz konusu olduğunda hayatını ortaya koyan, sınırlı imkanlara rağmen şükreden “asil bir kesim” olduğunu söyledi. Adan, “Şu anda hak ettikleri bir hayatı yaşamadıklarını biliyoruz. Cenab-ı Allah onların onurlu yaşayacağı bir imkâna bizim vasıtamızla kavuşmasını nasip etsin. Ayrıca, paradan dolayı hiç kimsenin namerdin önünde boyun eğmediği Türkiye’yi hazırlamak da bizim görevimiz. Özlem Hanım için gariban ikinci sınıf insan değildir, tanıyorum ben kendisi; gariban, tam da yüreğine sığdırdığı kardeşleridir” ifadesini kullandı.

