(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda, AK Parti Mersin Milletvekili Havva Sibel Söylemez’in “CHP’de Türkiye’yi Batı’ya şikâyet etme kervanına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı da katıldı. “Misafir ettiği Avrupalılara İmamoğlu ve Özel’den sonra Seçer de utanmadan kendi ülkesini şikâyet ediyor” şeklindeki sözleri tartışma yarattı. Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, “Her fırsatta temiz dil kullanmak üzere çağrıda bulunuyoruz ama maalesef buna uyulmuyor” dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Eğer utunacağınız bir şey varsa suçsuz, günahsız insanları tutuklamayacaksınız. Sonra gelip burada algı yapmayacaksınız” diye tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı Tekin Bingöl başkanlığında 13 maddesi kabul edilen Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmeleri için toplandı.
Genel Kurul’da milletvekillerinin bir dakikalık söz hakkı sırasında söz alan AK Parti Mersin Milletvekili Havva Sibel Söylemez, “CHP’de Türkiye’yi Batı’ya şikayet etme kervanına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı da katıldı. Misafir ettiği Avrupalılara İmamoğlu ve Özel’den sonra Seçer de utanmadan kendi ülkesini şikâyet ediyor, kötülüyor ve batı ülkelerinden yardım diliyor. Emperyalizme ve Batı mandacılığına bel bağlayan bu aciz siyasetçiler ülkemizin çıkarlarını savunabilir mi? Batı’dan yardım dilenenler elbette milletin menfaatlerini koruyamaz. Bunlar böyle yapadursun, biz ise hamdolsun sadece ülkemize değil dünyaya yön veren Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde huzurun, barışın adresi güçlü Türkiye olarak milletimize güven ve istikrar sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl ise Söylemez’in konuşmasının ardından “Her fırsatta temiz dil kullanmak üzere çağrıda bulunuyoruz ama maalesef buna uyulmuyor” dedi.
“Söylemez, herhangi bir konuyu anlamadan hemen klasik AK Parti tarafını seçerek buradan bir iftira kampanyası başlatmıştır”
CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, AK Partili Söylemez’in konuşmasına yönelik “AK Parti Mersin Milletvekilimiz Havva Sibel Söylemez, herhangi bir konuyu anlamadan veya okuduğunu iyi süzmeden buradan hemen klasik AK Parti tarafını seçerek buradan bir iftira kampanyası başlatmıştır. Söylemleri yanlıştır. Evet, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilimizi Avrupa Şehirler Birliği ve Balkan Şehirler Birliği ziyaret etmiştir. Bu ziyarette Türkiye’nin önemi vurgulanmıştır. 86 milyon nüfusu, kadim geçmişi ve güçlü devlet yapısı ortaya konmuştur. Burada söylenen iki konu vardır. Bir Avrupa Birliği’ne giriş süreci değerlendirilmiştir. Uzun süreli ve yıpratıcı bir süreç olan Avrupa Birliği’ne girilemediğinin sebebinin AK Parti’nin politikalarıyla Avrupa Birliği’nin politikalarının uyuşmadığı dile getirilmiştir” diye konuştu.
AK Partili Söylemez, sataşma gerekçesiyle söz alarak “Mersin Milletvekili Talat Dinçer ismimi kullanarak bazı konuşmalar yaptı. Öncelikle bir hukukçu olarak okuduğumu gayet iyi anlıyorum ama öyle siz paragraf atlamalarla algı yapmaya devam ediyorsunuz. Mersin halkımızın takdirine bırakıyorum. Vatandaşlarımız oradaki konuşmasını açıp okurlarsa kimi kime şikayet etmiş, kimden medet ummuş göreceklerdir” diye karşılık verdi.
Başarır’dan Söylemez’e: “Mersin halkının halkının takdirine bırakıyorsan saygı duyacaksın”
Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Söylemez’e “Belediye başkanımızın ismini veriyor ve utanmaktan falan bahsediyor. Bu sefer İstanbul’da, Bolu’da, Adana’da yapılanlar tüm dünya tarafından görülüyor. Tüm dünya Türkiye’yi konuşuyor. Eğer utunacağınız bir şey varsa suçsuz, günahsız insanları tutuklamayacaksınız. Sonra gelip burada algı yapmayacaksınız. Mersin halkının takdirine bırakıyormuş. Mersin halkının halkının takdirine bırakıyorsan saygı duyacaksın. İki dönemdir Mersin’i Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor” diye cevap verdi. Söylemez ile Başarır arasında sözlü tartışma çıkmasının ardından TBMM Başkanvekili araya girerek söz hakkının artık grup başkanvekillerinde olduğunu ve her iki tarafa da tartışmayı bitirmesini söyledi.
Güneş: “Meclis hastanesi çalışmak bir avantaj ve ayrıcalıkmış gibi yanlış toplumsal algı oluşturmak siyasi ahlaktan nasibini almamaktır”
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, geçen hafta perşembe günü Meclis Genel Kurulu’nda CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba ile çıkan tartışma sonucunda eşinin Meclis Hastanesi’nde doktor olduğunu açıklamıştı.
Güneş, bugün yerinden yaptığı bir dakikalık söz hakkı sırasında Meclis Hastanesi hakkında bazı bilgiler paylaşarak, şunları söyledi:
“Bugün sizlere eşim çocuk hastalıkları uzmanı doktor Hafize Güneş’in de çalıştığı Meclis hastanesinden bahsetmek istiyorum. Meclis hastanesi Meclis içinde bulunan ve daha çok milletvekilleri ve 7000’e yakın Meclis personeli ve onların yakınlarına hizmet veren ve işletmesi Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir sağlık kuruluşudur. Burada çalışan personel de Meclis personeli olmayıp Sağlık Bakanlığı personelidir. Burası aslında bir hastane olmayıp Ankara Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin semt polikliniğidir. Burada çalışmak ana hastaneye göre ekonomik olarak dezavantajlı olduğu için hekimler tarafından tercih edilen bir yer de değildir. Bundan dolayı bugün Meclis hastanesinde pek çok branşta sabit hekim bulunmamaktadır. Doktor Hafize Güneş’in hastaları ve mesaisi konusunda ne kadar hassas olduğunu Meclis personeli yakinen bilmektedir. Tüm bunlar ortadayken Meclis hastanesi çalışmak bir avantaj ve ayrıcalıkmış gibi yanlış toplumsal algı oluşturmak, maalesef siyasi ahlak ve nezaketlerin nasibini almamak olduğu gibi aynı zamanda özveri ile çalışan Meclis hastanesi çalışanlarında büyük bir saygısızlıktır.”
Sakık: “Bugün benim grubum 2 Mart ile ilgili burada darbeye karşı büyük bir direniş sergilemiş olsaydı daha çok mutlu olurdum”
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, 32 yıl önce parlamentoda bir darbe yapıldığı söyleyerek DEM Parti Grubu’na “Kürt siyasal hareketini burada askerler ve polisler ve yanlarında siyasetçilerle bir darbeyle karşı karşıya kaldık. Dokunmazlıklarımızı kaldırdılar. Bizi terörle mücadeleye teslim ettiler. Uzun yıllar cezaevi, uzun yıllar siyaset dışı partimizi kapattılar. Milletvekilliğimizi düşürdüler. 28 Şubat AK Parti için ne ifade ediyorsa 2 Mart bizim için de aynı şeyi ifade ediyor. Bugün isterdim ki benim grubum 2 Mart ile ilgili gerçekten burada darbeye karşı büyük bir direniş sergilemiş olsaydı daha çok mutlu olurdum” eleştirisinde bulundu.

