(İSTANBUL) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Filistin’i savunmak İstanbul’u savunmak gibidir. Kudüs’ü savunmak Ankara’yı savunmak gibidir. Dolayısıyla bu milli bilinçle hareket etmek ve bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmek zorundayız. Şundan da hiç şüphemiz yoktur; şartlar ne kadar ağır ve tersi gibi görünse de Allah’ın izniyle bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak, başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti var olacaktır” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gazze’deki kadın ve çocuklara yönelik yardım çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen “Gazzeli Anne ve Çocuklar İçin Dünyaya Ses Ver” temalı “Hilal’in Işığında Karma Sanat Sergisi” programına katıldı. Kurtulmuş, Türk milleti için Filistin davasının milli bir dava olduğunun kaydederek şöyle konuştu:
“Filistin davası, uzakta, yardım edilmesi gereken dost ve kardeş coğrafyadaki bir halkın meselesi ve acısı olmanın çok ötesinde milletimizin en önemli milli meselelerinden birisidir. Bazıları zaman zaman hep sordular. ‘Bu kadar çok Filistin’le niye ilgileniyorsunuz?’ Filistin’le ilgilenmek, Filistin davasını bir milli mücadelenin parçası olarak görmek Türk milletinin milli mefkuresinin bir parçasıdır. Filistin, sadece Mescid-i Aksa dolayısıyla, yani ilk kıblemiz olan kutsal mekan dolayısıyla değil, her karışında ecdadın ayak izleri olması dolayısıyla da bizim milli davamızdır. Kim unutursa unutsun, dünyanın bütün milletleri sırt çevirirse çevirsin, bizim milletimiz asla Filistin davasına sırt çevirmeyecek, asla Filistin halkını hiçbir şart altında yalnız bırakmayacaktır.
Filistin’i savunmak İstanbul’u savunmak gibidir. Kudüs’ü savunmak Ankara’yı savunmak gibidir. Dolayısıyla bu milli bilinçle hareket etmek ve bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmek zorundayız. Şundan da hiç şüphemiz yoktur; şartlar ne kadar ağır ve tersi gibi görünse de Allah’ın izniyle bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak, başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti var olacaktır. Bu sadece bir temenni değil, sadece bir siyasi retorik değil; aynı zamanda dünya siyasetinin bir realitesidir. Bu uğurda çalışacağız.
Sadece Gazze’de değil, Batı Şeria’da da Filistinlilerin katledildiğini biliyoruz, onların hayattan koparıldıklarını biliyoruz. Şartlar bu kadar ağır görünüyor. İsrail’in siyonist, sapkın ideolojiye sahip yönetimi arkasına dünyanın en büyük ordusunu almış olabilir; bu orduları da Orta Doğu coğrafyasına getirmiş olabilir; ne yaparlarsa yapsınlar haklı olan bir dava mutlaka kazanır, haklı olan dava Filistin’in davasıdır, Filistinlilerin davasıdır ve mutlaka kazanacaktır.”
İsrail’in saldırıları ile sınava çekilenin Filistin halkı değil, bütün insanlık olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bütün insanlık, tavrına göre bundan sonra insanlık tarihindeki yerini alacaktır. Filistin’e destek verenler, şartlar ne olursa olsun elindeki bütün imkanları kullanarak mazlum Filistin halkına destek olanlar, yardımcı olanlar, tarihin altın sayfalarında yerini alacaktır. Yapabildiklerini sonuna kadar yapabilme mücadelesini verenler tarihin altın sayfalarında yerini alacaklardır. Zaferi illa bugün, illa gözümüzün gördüğü günde değil; zaferi, yaptığımız ihlaslı, samimiyetli her gayretin sonunda zaten Allah’ın mukadder kılacağına bilerek hareket edeceğiz ve mutlaka zafere ulaşacağız.
Filistin davasının yarım kalması asla düşünülemez, kabul edilemez. Filistin davasının yarım kalması, yeryüzünde insanlık davasının sınıfta kalması demektir. Buna asla rıza gösteremeyiz ve asla böyle olmayacaktır. Şartların olumsuz görünmesi de hiçbir şekilde bizleri üzüntüye ya da herhangi bir şekilde çaresizliğe iletmesin. Biz üzerimize düşeni yapacağız ve Cenab-ı Allah’ın takdiriyle şehitlerimizin kanlarının bereketiyle, Filistin’in ağzı dualı, elleri Rabbine açık o mazlum milletinin duasıyla ve inşallah bütün insanlığın mazlumlara verdiği destekle Filistin sonunda kazanacaktır.”

