Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tavsiye Kararları Genel Kurulu… AKK Başkanı Yılmaz: “Biz seyretmeye gelmedik. Sorumluluk aldık, çalıştık”

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, “Biz seyretmeye gelmedik. Bu kenti seyretmekle yetinmedik. Ne mutlu ki biz inşa etmeye geldik. Sorumluluk aldık, çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki müdahil olmadığımız sürecin sonucuna itiraz edemeyiz. Bu yüzden biz eleştiren bir topluluk olmanın ötesinde sorumluluk alan bir iradeyiz. Hesap soruyoruz ve hesap veriyoruz. Güçlü bir aileyiz biz” dedi.

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, “Biz seyretmeye

(ANKARA) – Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, “Biz seyretmeye gelmedik. Bu kenti seyretmekle yetinmedik. Ne mutlu ki biz inşa etmeye geldik. Sorumluluk aldık, çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki müdahil olmadığımız sürecin sonucuna itiraz edemeyiz. Bu yüzden biz eleştiren bir topluluk olmanın ötesinde sorumluluk alan bir iradeyiz. Hesap soruyoruz ve hesap veriyoruz. Güçlü bir aileyiz biz” dedi.

Ankara Kent Konseyi’nin düzenlediği Tavsiye Kararları Genel Kurulu’nun açılış konuşmasını yapan AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, AKK olarak 7 yıldır neler yaptıklarını anlatarak, şunları kaydetti:

“Ankara, yarınları beraber inşa etmenin, düşünmenin, arzunun, geleceği kurgulamanın en güçlü ifadesi olan bir kent. Kentin adı örgütlü. Yahya Kemal selamlarken diyor ya ‘başı kalpaklı, beli silahlı’ diye. ‘Ruh kenti’ olarak tanımlıyor Ankara’yı. Burası sıradan 81 vilayetten biri değil. Buraya 81 vilayetten biri gibi davranamayız biz. Bir kentin vicdanını, aklını, ortak iradesini konuşacağız. Çünkü biz bir olmanın ötesinde birlik olmanın kenti Ankara’yız. Sen, ben yok bu kentte, biz varız. Sen, benin bedelini ağır ödedik biz. Ankaralı olmak, sevgili Fatih Tekeci’nin dediği gibi ‘kütükte yazan bir kayıt değildir’. Ankaralı olmak bu kentin değerlerine, ruhuna, geçmişine, iradesine, geleceğine yürekten sahip çıkmaktır. Bu kentteki kentlilik bilincini, cumhuriyet mensubunu, kurucu değerlere saygı duymayı, toplumu birleştiren değerlerle barışık olmayı anlamaktır.

“Yedi yıl önce yola çıkarken, kentimiz için kendimizi, kendimiz için de kentimizi değiştirmekti arzumuz”

Yedi yıl önce yola çıkarken, kentimiz için kendimizi, kendimiz için de kentimizi değiştirmekti arzumuz. Önce kendimize geldik. Yani Adem’i değiştirdik. Ardından kent değerleriyle buluştuk. Alemi dönüştürmeye çalıştık. 2019 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş bir çağrı yaptı; ‘Bu kenti yönetmek için 6 milyonun aklına ihtiyacım var’ dedi. Bu bir özgüvendi. Bugünkü katılımda da o ruhun etkisi var. Büyükşehir Belediyesi’nin bütün siyasi parti grup başkanları aynı ruhla bizi selamladılar ve aldığımız bütün tavsiye kararlarını oy birliğiyle geçirdiler. AK Parti Grup Başkanımıza, Cumhuriyet Halk Partisi grup başkanımıza, o zaman İYİ Parti vardı şimdi Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanımıza minnetlerimizi ifade etmek istiyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi katılımcı kültür benimsedi ve hiçbir politik tartışmanın konusu haline getirmedi. Kendileri için fayda sağlayacak bir yapı olarak gördüler. Bütün meclis üyelerimize buradan saygılarımı sunuyorum.”

“Burası ‘ben bilirim’ anlayışının değil, ‘birlikte düşünelim’ diyenlerin yeridir”

Yılmaz, Ankara Kent Konseyi’nin kütükten değil, yürekten Ankaralıların karargahı olduğunu belirterek, sözlerinin şöyle sürdürdü:

“Burası algının değil, halkın sesinin yükseldiği yerdir. Kendine aşık olanların değil, milletine aşık olanların bir araya geldiği yerdir. Burası ‘ben bilirim’ anlayışının değil, ‘benden başkası bilmez’ diyenlerin değil, ‘birlikte düşünelim’ diyenlerin yeridir. Nitekim bugün burada kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir beklenti gözetmeden, kendinden önce kentini ve kentinin geleceğini düşünen, Ankara’ya aidiyet duyan, aşık olan bu şehre adanmış siz değerli paydaşlarımızla, birleşenlerimizle bir araya gelmenin onurunu yaşıyoruz bütün zor şartlara rağmen.

Yürütme kurulumuz burada. 11 toplantıyı farklı belediye başkanları ev sahipliğinde yaptık. Her veri bir adım, her adım bir etki yarattı. Gücümüzü etkimizden aldık. Ve tüm bu hareket gönüllerden doğan büyük bir güçle sizlerle, buradaki güçlü insanlarla oluştu. Lidersiz olmamız en büyük gücümüz. Birbirimize itaat etmememiz, kul olmamamız birbirimize.”

“Bu irade sadece bir toplantı değil, bir şehrin ortak geleceğinin ifadesidir”

Tavsiye Kararları Genel Kurulu’nda alınan kararların yalnızca öneri değil, Ankara’nın yarınlarına bırakılmış güçlü bir irade beyanı olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Üçüncü tavsiye kararları genel kurulunu gerçekleştiriyoruz. Bu irade sadece bir toplantı değil, bir şehrin ortak geleceğinin ifadesidir. Biz bugün sadece birtakım kararlar almıyoruz. Ankara’nın istikametini beraber tayin etmeye çalışıyoruz. Gururla ifade etmek isterim ki, ortak akılla ürettiğimiz bu fikirler ve kararlar uygulansa da, uygulanmasa da başkentin geleceğine atılmış helal bir imza olarak tarihe geçecektir. Hiçbir iyi niyet ve emek buharlaştırılamayacaktır.

“4 ciltte, bin 734 sayfada tükettiğimiz kadar kağıdı ağaç olarak diktik”

Bugün burada görüşeceğimiz tavsiye kararları sadece metinler değildir. Bu kentin hafızası, bu kentin geleceğidir. Ortak akılla kente katılan bir davetti. Seyir Defteri ise bu davetin hikayesi oldu. Tavsiye kararları çalışmalarımızı inceledik. Yaptığımız bütün çalışmaları metne döktük. Birlikte ürettik, birlikte düşündük, birlikte yol yürüdük, hikayesini oluşturduk. O hikaye artık sözde kalmasın dedik, yazıya döktük, kalıcı hale getirdik, her birimizden yazılar aldık. Kentin hafızasına iz bıraktık, gelecek kuşaklara yazı bıraktık. Gök kubbenin altında hiçbir şey buharlaşmasın istedik. Ve Seyir Defteri’ni oluşturduk. Sözlerimin başında bahsettiğim 2019 yılındaki çağrıya güçlü bir ses veren Ankaralılar, ‘bu seyirde herkes kaptan’ dediler. Bu yolumuz, yorumumuz, kudretimiz ses getirdi. ‘Sözün sesi yazının izi vardır’ dedik. 4 ciltte, bin 734 sayfada tükettiğimiz kadar kağıdı ağaç olarak diktik. 20 bin sayfa dijital içerik oluşturduk ve kentin gelecek yüz yılına bir armağan oluşturduk. Her şeyden önce bu eserin her sayfasında Atatürk’ün, ‘Ankara’nın ve Ankaralıların benim gönlümde başka yeri vardır’ dediği ruh vardır.

Biz seyretmeye gelmedik. Bu kenti seyretmekle yetinmedik. Ne mutlu ki biz inşa etmeye geldik. Sorumluluk aldık, çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki müdahil olmadığımız sürecin sonucuna itiraz edemeyiz. Bu yüzden biz eleştiren bir topluluk olmanın ötesinde sorumluluk alan bir iradeyiz. Hesap soruyoruz ve hesap veriyoruz. Güçlü bir aileyiz biz.”