(TBMM) – TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda AK Parti’nin hobi bahçeleri ve ormanlık alanlara yönelik yaptırımlar da içeren “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri başladı. CHP’li Orhan Sarıbal düzenlemenin geri çekilmesini isterken, ilk imza sahibi AK Partili Adem Korkmaz teklifin “sahadaki sorunlara çözüm” amacı taşıdığını belirtti.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci başkanlığında toplandı. Toplantıda, AK Parti tarafından geçen hafta TBMM Başkanlığı’na sunulan 29 maddelik “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşülecek.
Teklif görüşmeleri öncesinde söz alan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bizim Tarım Komisyonu olarak temel sorumluluğumuz toplumumuzun ve insanımızın gıda hakkını sağlayabilmek. İkincisi, üreticimizi koruyabilmek, elbette tarım alanlarımızı, su kaynaklarımızı doğru kullanabilmek ama bunların hepsinden öte bugün acilen mazot, gübre gibi temel meselelerin dünyayı sarstığı bir dönemde bizim bütün bunları bırakıp bu kanun teklifini görüşmeyi bir sorun olarak görüyorum. Bu kanun metninin gündemden çıkartılmasını bunun yerine mazot, gübre, tarım destekleri üzerinden tarımın, çiftçinin, halkımızın gıdaya ilişkin acil bir kanun tasarısını hazırlamanın, bizim yerine getimek zorunda olduğumuz bir görev olduğunu düşünüyorum” dedi.
“Bugün artık tam olarak saha gerçekliğini yansıtmıyor”
Teklifin ilk imza sahibi AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz da şunları söyledi:
“Bu kanun teklifimizle tarımsal üretimden ormanlarımızın durumuna, mülkiyet haklarından toplum sağlığına kadar uzanan geniş bir alanda, sahada karşılaştığımız problemlere gerçekçi çözümler üretmek amacıyla hazırlanmış kapsamlı bir düzenlemeyi görüşüyoruz. İlk olarak çeltik üretimine ilişkin düzenlememizle tasarımız başlıyor. 1930’lu yılların şartlarında sıtmayla mücadele amacıyla getirilen mesafe kuralları bugün artık tam olarak saha gerçekliğini yansıtmıyor. Büyükşehir Yasası’ndan sonra da köylerin mahalleye dönüşmüş olması sebebiyle bu mesafelerle ilgili düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Bunun dışında, alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında tabii, gençlerimizi güçlü bir geleceğe hazırlamak için zararlı alışkanlıklardan, uyuşturucudur, alkoldür ve benzeri düzenlemelerden korumamız gerekiyor. Burada da özellikle alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında daha güçlü ve açık bir çerçeve oluşturuluyor. Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor. Marka çağrışımları üzerinden yapılan dolaylı reklamlar da bu kapsama alınıyor. Ayrıca, bu konuda sahada karşılaşılan denetim süreçleriyle ilgili bir zafiyetin de önüne geçilmesiyle ilgili düzenlemeler getiriliyor.
“Atatürk Orman Çiftliği’ne ilişkin sahada karşılaşılan bazı problemler var”
Diğer taraftan, milli bir miras olan Atatürk Orman Çiftliği’ne ilişkin sahada karşılaşılan bazı problemler var. Malum, Atatürk Orman Çiftliği özel bir yasadır ve bugün itibarıyla da varlığının korunması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından önem taşıyor. Atatürk Orman Çiftliği mülkiyetinde olan, mülkiyetle ilgili ve daha çok satışlardaki emlak vergilerinde ortaya çıkan sorunları düzenliyor. Yine, Devlet Su İşleri tarafından yürütülen projelerde karşılaşılan sorunlara da çözümler getiriliyor. Su yapılarında can ve mal güvenliğini artırıyor, farklı kurumlar arasındaki sorumluluklar netleşiyor. Ayrıca, kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükleri kamu olarak üstlenerek hem mülkiyet sorunları çözülüyor hem de yatırımların gecikmesi önlenmiş oluyor. Yine, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak veteriner hekimliği alanındaki disiplin hükümleri Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenleniyor, benzer sivil toplum kuruluşlarındaki bir perspektifle burada belirsizlikler ortadan kaldırılıyor ve daha öngörülebilir, adil bir sistemin kurulması söz konusu.
“Sera gazı tutum kapasitesini artıracak yeni bir model gündeme geliyor”
Yine iklim değişikliğiyle mücadele artık dünyamızda, günümüz dünyasında, tarımda ve çevresel hayatta bir gerçeklik olarak önümüzde duruyor. Bu kapsamda karbon yutak ormanları düzenlemesiyle ülkemizin sera gazı tutum kapasitesini artıracak yeni bir model gündeme geliyor; bu sahasında ilk olması hasebiyle de önem arz ediyor. Sınırda karbon düzenlemeleri nedeniyle oluşacak Türk üreticilerinin, sanayicilerin, ihracatçıların önü açılacak, en azından bu konuda bir başlangıç yapılıyor, sanayimizin ihtiyaç duyduğu karbon kredilerini kendi kaynaklarımızdan karşılayacak bir altyapının inşası gerekiyor. Aksi takdirde bunun bedelini sanayicilerimiz üretecek ve rekabet güçleri azalmış olacak. Yine, sahada sıkça karşılaştığımız, daha önceki 2B uygulaması sırasında orman sınırları dışına çıkarılması gerekirken çıkarılmadığı tespit edilen yerlerin tekrar değerlendirilerek buralardaki problemlerin çözülmesi planlanıyor. Planlı tarım modelinin yıllardır uygulanan önemli bir uygulaması olan Türkiye’de şeker üretimiyle ilgili meselelerimizde özellikle şeker pancarında sözleşmesiz üretimin önüne geçiliyor ve üretimin kayıt altına alınması ve bu anlamda piyasa dengesinin de oluşturulması amaçlanıyor. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara bu konuda, bu yerli tütün üreticilerimizi korumak için yaptırımlar güçlendiriliyor.
“Hobi bahçeleri meselesinde oluşan bazı boşluklar var”
Aynı şekilde, ülkemizde sıkça konuştuğumuz hobi bahçeleri meselesinde oluşan bazı boşluklar var. Burada temel derdimiz tarımsal üretim alanlarının korunması çünkü tarımsal üretim alanları, bugünün değil gelecek nesillerin ve ülkelerin stratejik ve millî meselesi. Bu anlamda, topraklarımızın spekülasyon konusu hâline gelmesine izin vermiyor, hem üretimi koruyor hem de iyi niyetli vatandaşlarımızın mağduriyetini önlüyoruz. Hayvan sağlığı ve hareketleri konusunda ise daha rasyonel ve ekonomik yarar gözeten bir yaklaşım sergiliyoruz. Belgesiz hayvan hareketlerinde doğrudan imha yöntemi uygulanıyordu. Burada yani hayvan varlığının gereksiz bir şekilde imhası söz konusu yani gıda açısından önemli bir konu. Yine, son yıllarda çözülemeyen bazı yerleşim ve mülkiyet sorunları da bu teklifte çözüme kavuşuyor. Bu anlamda, vatandaşlarımızın fiili durumlarını, hukukun genel ilkeleri kapsamında güvence altına alan bir yaklaşım sergileniyor teklifin bütününde. Bu teklif, bir bütün olarak toprağın korunmasını, üretimin desteklenmesini, vatandaşların temel mülkiyet hakkının korunmasını ve kangren hâline gelmiş problemleri görmezden gelmek yerine, bunu açık yüreklilikle hem komisyon olarak, bütün milletvekilleri olarak hem de Meclisimizin huzuruna geldiğinde de bunları vatandaşımızın lehine, hukukun temel ilkeleri çerçevesinde koruma güdüsünü de meydana koyarak bu düzenlemeyi hayata geçirmek planlanıyor.”

