(BOLU)– Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilişkin, “Halkın oylarıyla seçilmiş bir kentin yöneticisinin hafta sonu, cumartesi günü sabaha karşı jandarma operasyonuyla evinden gözaltına alınması, yapılan işlemde bir itibarsızlaştırma niyeti olduğu izlenimini beraberinde getirmektedir. Biz bir an önce gözaltı işleminin sonlandırılmasını ve başkanımızın serbest bırakılmasını bekliyoruz” dedi.
Gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a destek için Bolu’ya giden Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, ANKA Haber Ajansı’na açıklama yaptı. Gözaltı işleminin itibarsızlaştırma niyetiyle yapıldığını belirten Güner, şunları kaydetti:
“Başkanımızın daha önce müfettiş incelemesinden geçmiş”
“Öncelikle usul açısından şunu söylemek lazım: Bizler her platformda da ifade ediyoruz; ‘Kesinlikle hesap vermeyelim, işlemlerimiz denetlenmesin, biz belediye başkanlarıyız, biz CHP belediye başkanlarıyoz, biz yargı denetiminden muafız” gibi bir anlayışımız yok. Zaten bu konuyla ilgili olarak ifadesinden anladığımız kadarıyla başkanımızın daha önce müfettiş incelemesinden geçmiş bir konu olduğunu görüyoruz.
“Yapılan işlemde bir itibarsızlaştırma niyeti var”
Ancak halkın oylarıyla seçilmiş bir kentin yöneticisinin hafta sonu, cumartesi günü sabaha karşı jandarma operasyonuyla evinden gözaltına alınması, yapılan işlemde bir itibarsızlaştırma niyeti olduğu izlenimini beraberinde getirmektedir. Bugüne kadar müfettiş soruşturması aşamasında olduğu gibi ya da sonrasında savcılık tarafından yürütülen bir soruşturma varsa, ifadeye çağrılsa hepimizin bildiği gibi geçmişte avukatlık yapmış, milletvekilliği yapmış bir hukukçu kimliğiyle Tanju Özcan koşarak gidip ifadesini verirdi. Buna rağmen sabahın erken saatlerinde evinden gözaltına alınarak bu işlemin başlatılması, başlı başına bir sorundur. Bunun, bundan sonraki süreçte de adalete ve hukuka olan inancı zedelediği kanaatindeyiz.
Peki Tanju Özcan ne yapmış, ne ile suçlanıyor? Kentin önde gelenleriyle, iş insanlarıyla ve tüm siyasi partilerden temsilcilerin de yer aldığı şekilde kent için bir vakıf kurulmuş. Denmiş ki: ‘Bu kente değer katacak işler yaparken, hayır faaliyetlerinde bulunurken, siyaset üstü çalışmalar yürütürken öğrenci okutmak, cami yaptırmak ya da başka sosyal etkinlikler gerçekleştirmek gibi hepimizin ortak paydası olan bir vakıf kuralım. Bu vakfı birlikte ayakta tutalım ve faaliyetleriyle Bolu’nun insanına daha güzel hizmetler götürelim’. Bu kapsamda vakfa birçok kişinin bağışta bulunduğunu görüyoruz. Bağışlarla ilgili olarak ‘zorla bağış alındı’ iddiaları dile getiriliyor. Eğer böyle bir durum söz konusu olsaydı, bir ya da iki kişi değil, onlarca kişinin bağış yaptığı bir yerde bu durum bugüne kadar defalarca gündeme getirilirdi. Ayrıca soruşturmada şunu söyleyebiliyorlar mı? Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan insanları toplamış, kendi adına bir şirket kurmuş ya da şahsına para talep etmiş mi? Hayır. Bolu için kurulmuş bir vakfa bağış yapılmasını istemek, talepte bulunmak son derece doğaldır. Kentin yöneticileri zaman zaman bir araya gelir; vali olur, belediye başkanı olur, sivil toplum kuruluşlarının ya da sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri olur. ‘Hadi bir hayır yapalım, destek olalım’ derler. Birbirlerini teşvik ederler. Bunun altında bir suç aramak iyi niyetli bir yaklaşım değildir.
“Vakfın denetim kurullarında, mütevelli heyetinde ve kurucuları arasında neredeyse tüm siyasi partilerden temsilciler bulunmaktadır”
Kaldı ki gördüğümüz kadarıyla bu vakfın denetim kurullarında, mütevelli heyetinde ve kurucuları arasında neredeyse tüm siyasi partilerden temsilciler bulunmaktadır. Yani vakıf hesabı sadece Tanju Özcan’ın ya da sadece Cumhuriyet Halk Partililerin kontrolünde olan bir hesap değildir. Bolu’daki farklı siyasi partilerin temsilcileri de bu vakfın içindedir. Yanlış bilmiyorsam, iktidar partisinin Bolu’daki meclis grup başkan vekili de bu yapı içinde yer almaktadır. Hatta belediyedeki temsilciler de sürece dahildir. Dolayısıyla burada bir kasıt, kötü niyet ya da şahsına yönelik açık bir suç unsuru olmadığı ortadadır. Bolu Belediye Başkanımıza yöneltilen isnat, Bolu’ya hizmet etmek amacıyla kurulan bir vakfa destek verilmesidir. Konuyla ilgili detayları da kendisi ifadesinde paylaşmıştır.
“Biz bir an önce gözaltı işleminin sonlandırılmasını ve başkanımızın serbest bırakılmasını bekliyoruz”
Biz bir an önce gözaltı işleminin sonlandırılmasını ve başkanımızın serbest bırakılmasını bekliyoruz. Eğer bir soruşturma yürütülecekse dahi bunun tutuksuz şekilde sürdürülmesi gerekir. Hatta bize göre hayatın doğal akışı içinde böyle bir konuda soruşturma açılmasına dahi gerek yoktur. Ancak yürütülecekse de serbest şekilde yürütülmelidir. Bugün il başkanımız, il örgütümüz, partililerimiz ve Bolu halkıyla birlikte dayanışma içindeyiz. Tanju Başkanımızla da dayanışma içerisindeyiz. Kendisiyle ilgili iyi haberler almayı umut ediyoruz.”

