Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu… Bakan Bak: “Çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmak, yalnızca bugünün değil, ülkemizin yarınının da meselesidir”

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda, “Suça sürüklenen çocuklar meselesi, hiçbir kurumun ya da politikanın tek başına taşıyabileceği bir sorumluluk değildir. Bu alan, ortak aklı, kurumsal iş birliğini ve uzun vadeli bir toplumsal iradeyi zorunlu kılmaktadır. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki; çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmak, yalnızca bugünün değil, ülkemizin yarınının da meselesidir. Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır” dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara

(TBMM) – Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda, “Suça sürüklenen çocuklar meselesi, hiçbir kurumun ya da politikanın tek başına taşıyabileceği bir sorumluluk değildir. Bu alan, ortak aklı, kurumsal iş birliğini ve uzun vadeli bir toplumsal iradeyi zorunlu kılmaktadır. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki; çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmak, yalnızca bugünün değil, ülkemizin yarınının da meselesidir. Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır” dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplanan TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yaptı. Bakan Bak, özetle şunları söyledi:

“Suça sürüklenen çocuklara ilişkin uluslararası çocuk adaleti literatürü son yıllarda cezalandırıcı ve güvenlik odaklı yaklaşımların yerini koruyucu, önleyici ve güçlendirici modellere bırakması gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler başka olmak üzere uluslararası kuruluşların çalışmaları çocukların suça sürüklenmesinde bireysel tercihlerden ziyade yoksulluk, dışlanma, eğitimden kopuş, aile içi sorunlar, güvenli alan eksikliği ve psikososyal kırılganlıklar gibi yapısal faktörlerin verileyici olduğunu uygulamaktadır. Bu çerçevede çağdaş çocuk adaleti anlayışı çocuğu suçun faili olarak değil risk altında bir özne olarak ele almakta ve devletlerin sorumluluğunu bu riskleri ortaya çıkmadan azaltmak şeklinde tanımlamaktadır. Suça sütlenen çocuk yalnızca adli bir vaka değil aynı zamanda korunması, desteklenmesi ve yeniden toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir. Bu nedenle meseleyi yalnızca güvenlik veya da cezalandırma ekseninden değil, çocuk adaleti, sosyal politika ve önleyici hizmetler perspektifinden yaklaşmak zorundayız.

“Gençler yalnızca desteklenen değil, sorumluluk üstlenen öznelere dönüşmektedir”

Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler suça sürüklenme riskini doğuran koşulları azaltmayı, çocuk ve gençleri güvenli alanlarla buluşturmayı, aidiyet, sorumluluk ve yaşam becerilerini güçlendirmeyi temel bir kamu görevi olarak görüyoruz. Bakanlığımızın çalışmaları tam da bu noktada tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir. Bu yaklaşım doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler çocuk ve gençlerin serbest zamanlarını nitelik bir biçimde değerlendirebilecekleri gençlik merkezleri, genç ofisler, spor tesisleri ve kamplar aracılığına yaygın bir önleyici hizmet alıp sunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 570 gençlik merkezimiz, 376 genç ofisimiz, 43 gençlik kampımız, 25 olimpiyat hazırlık merkezimiz, 89 sporcu eğitim merkezimiz ile çocuk ve gençlerimize alan açıyoruz.

Çocuk koruma programımızla psikologlar marifetiyle 23 binden fazla çocuğumuzun koruma ihtiyacına cevap erilmiştir. Böylece sosyal destek, eğitimde süreklilik ve aile temelli güçlendirme çalışmalarıyla çocukların dışlanma ve yalnızlaşma riskleri bütüncül bir yaklaşımla azaltılmaktadır. Çocukların yalnızca hizmet alan bireyler değil karar alma süreçlerine katılan, sorumluluk üstlenen ve topluma katkı sunan öznelere dönüştürülmesi çok büyük önem taşımaktadır. Gençler yalnızca desteklenen değil, sorumluluk üstlenen, karar alan öznelere dönüşmektedir. Sadece 2025 yılında 1,5 milyon üniversite öğrencisi üniversitelerdeki kulüplere verdiğimiz desteklerden faydalandı.

“Çocuklar boks ile tanışmalarının ardından örnek teşkil edecek bireyler haline geldiler”

Spor alanında yürüttüğümüz çalışmalar çocuk adaletinin güçlendirilmesini sahaya taşıyan en güçlü araçlardan biridir. Çocukların spor temelli rehabilitasyonundan sportif yetenek taraması ve spora yönlendirme programlarına, savunmasız gençlerin spor altyapıları ile güçlendirilmesi için uygulamalar yürütmekteyiz. Çocuklarımız ve gençlerimizin erken yaşta sporla tanışmaları ve sporu kalıcı bir yaşam kültürüne dönüştürmeleri bakanlığımızın temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Engelliler için sporun yaygınlaştırılması için yapılan projelerle çocukları güvenli, disiplinli ve yapılandırılmış ortamlara erişimin sağlanmasını suça sürüklenme riskini azaltan temel faktörler arasında yer almaktadır. Bu çalışmalar sayesinde çocuklar ve gençler, rekabetten çok dayanışmayı, dışlanmadan çok aidiyeti deneyimledikleri bir sosyal zeminde güçlenmektedir.

Bu bağlamda somut olarak uygulanan projelerden de birkaç örneği komisyonumuzla paylaşmak isterim. Sahadaki en somut örnek projelerimizden biri Ankara’nın dezavantajlı ilçe ve mahallelerinde uygulanan ‘Sporla Hayata ve Sokaktan Ringlere’ projesidir. Risk altındaki ve dezavantajlı çocukları spor disipliniyle buluşturan bu projemiz kapsamında 500’den fazla gencimiz ve çocuğumuz boks ile tanışmalarının ardından, sosyal yönden daha başarılı, arkadaşlarına ve çevrelerine örnek teşkil edecek bireyler haline geldiler. Bu proje, suça ve madde bağımlılığına yönelimi azaltan, aidiyet ve öz-yeterlilik duygusunu güçlendiren etkili bir önleyici sosyal politika uygulaması olarak öne çıkmaktadır. Dezavantajlı ve risk altındaki çocuklarımızın ulusal ve uluslararası düzeyde başarı elde ederek ülkemizi temsil etmeleri, sporun dönüştürücü gücünün en somut göstergelerinden biridir. Bu proje katılımcıları arasında yer alarak belki suça bulaşma riski altında olan yüzlerce gencin, bugün iş hayatında çok başarılı gençler olduğunu görüyoruz.

“Suçun ortaya çıkmasında bağımlılık önemli bir etkendir”

Kültür ve sanat alanında yürüttüğümüz faaliyetler ise çocuk ve gençlerin kendilerini ifade edebildikleri, duygusal ve sosyal gelişimlerini destekleyen tamamlayıcı bir güçlendirme alanı sunmaktadır. Tiyatrodan müziğe, geleneksel sanatlardan festivallere uzanan kültür ve sanat projeleri; çocukların görünürlük kazandığı, üretim yoluyla değer gördüğü ve toplumsal bağlarını yeniden kurabildiği alanlar oluşturmaktadır. Özellikle risk altındaki çocuklar açısından kültür ve sanat faaliyetleri, bastırılmış duyguların sağlıklı biçimde ifade edilmesini sağlamakta; şiddet, öfke ve dışlanma duygularının yerini aidiyet ve özgüvene bırakmasına katkı sunmaktadır. Bu yönüyle kültür ve sanat çalışmaları, çocuk adaletinin insani ve onarıcı boyutunu güçlendiren önemli bir politika aracı olarak değerlendirilmektedir. Suçun ortaya çıkmasında bağımlılık önemli bir etkendir. Bu doğrultuda, Bakanlığımız bünyesinde bağımlılıkla mücadele alanındaki önleyici ve koruyucu çalışmaları daha kurumsal, sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla Eğitim, Araştırma ve Koordinasyon Genel Müdürlüğümüz çatısı altında Bağımlılıkla Mücadele Daire Başkanlığını kurduk ve Mayıs 2024 itibarıyla Başkanlığımız çalışmalarını sürdürmektedir.

“Suça karışmış olsa dahi her bir evladımızın yeniden ayağa kalkma hakkına sahip”

Gençlik merkezlerinde, 2025 yılında 251 bin 683 gencimize, Sporcu Eğitim Merkezleri ve Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezlerinde ise 4 bin 648 sporcumuza bağımlılıkla mücadele eğitimi verilerek, koruyucu ve önleyici yaklaşımımız sahada yaygın biçimde uygulanmıştır. Hiçbir çocuğumuzu/gencimizi işlediği bir hata üzerinden tanımlamıyor; suça karışmış olsa dahi her bir evladımızın yeniden ayağa kalkma, topluma kazandırılma ve umutla geleceğe yürüme hakkına sahip olduğuna inanıyoruz. Bu misyonla hayata geçirdiğimiz Kapılar Kapanmasın Projesi genç hükümlü, tutuklu ve denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlü gençlerin yeniden toplumsallaşmasını desteklemek, tahliye sonrası adaptasyon süreçlerini güçlendirmek ve tekrar suça yönelme riskini azaltmak amacıyla Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen ilk kapsamlı rehabilitasyon modelidir. Eğitsel, kültürel, sportif ve gönüllülük faaliyetleri ile rehberlik ve danışmanlık hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla bir araya getiren proje; gençlerin kişisel, millî, manevi ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı, travmatik deneyimlerin etkilerini azaltmayı ve yaşam becerilerini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

“Bütüncül bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye kararlıyız”

Pilot uygulaması Ankara Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde başlatılan proje, elde edilen olumlu sonuçlar doğrultusunda 28 ile yaygınlaştırılmış; 27 Ağustos 2019 tarihinde Adalet Bakanlığı ile imzalanan iş birliği protokolü ile kurumsal zemine kavuşturulmuştur. Bugüne kadar ülke genelinde yürütülen eğitsel, sosyal, kültürel, sportif ve gönüllülük faaliyetlerinden toplam 72 bin 39 tutuklu, hükümlü ve yükümlü yararlanmıştır. Suça sürüklenen çocuklar meselesi, hiçbir kurumun ya da politikanın tek başına taşıyabileceği bir sorumluluk değildir. Bu alan, ortak aklı, kurumsal iş birliğini ve uzun vadeli bir toplumsal iradeyi zorunlu kılmaktadır. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki; çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmak, yalnızca bugünün değil, ülkemizin yarınının da meselesidir. Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler, çocuk adaletine katkıyı; önleme, güçlendirme ve yeniden toplumsallaşma ekseninde ele alan bütüncül bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye kararlıyız.”