Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) – Mesleki ve Teknik Liselerinin kurucusu Mehmet Rüştü Uzel’in mezarı başında düzenlenen anma törenine katılan CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, “Türkiye’nin her yanında okullar açmaya devam ediyor. Türkiye’nin bu alanda hizmet verebilmesi için yüksek okullar açıyor. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapattığı mesleki ve teknik okullardaki öğretmen okullarını açıyor. Bugün Türkiye’de buraya öğretmen yetiştiren bir okul kalmadı. Her şeyi kuruttuğu gibi bu iktidar onu da kuruttu. Ve şimdi dalgın bakışlar, şaşkın göz Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin neden bu hale geldiğini hep beraber izliyoruz. Tartışıyoruz. AKP’nin her bakanı bir öncekini bozmakla meşgul” dedi.
Mesleki ve Teknik Liselerinin kurucusu Mehmet Rüştü Uzel Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Anma törenine CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, partililer ve öğretmenler katıldı. “Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin neden bu hale geldiğini hep beraber izliyoruz. Tartışıyoruz. AKP’nin her bakanı bir öncekini bozmakla meşgul” diyen Özçağdaş, şunları söyledi:
“Bugün bu ülkeye çok uzun yıllar çok büyük hizmetler yapmış ve bu ülkede yepyeni bir alanı var etmiş olan bir eğitimciyi, yöneticiyi, öğretmeni anmak için buradayız. Mehmet Rüştü Uzel. 135 yıl önce doğdu. 1965’te aramızdan ayrıldı. 1950’ye kadar yaptıkları bu ülkenin mesleki ve teknik eğitimde bugün ne varsa Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından tarumar edilenler başta olmak üzere tamamı Mehmet Rüştü Uzel’in attığı adımlarla olmuştur. Kim Mehmet Rüştü Üzel? Çok iyi bir eğitim almış bilim insanı bir teorisyen. Mesleki ve teknik eğitime dair bakışı var, kitapları var hayat anlayışı var. Ne diyor? Her şeyi kendimiz yapacağız. Sloganı bu. Bu sloganı nereye yazmış? Açtığı sergiye yazmış girişine. Her şeyi kendimiz yapacağız. Bunu konuşacağız. Çok iyi bir yönetici, idareci. İlk atandığında sayıları sadece 17 olan okulları bir yıl gibi bir sürede 9 tane daha ekleyerek ve sonra genel müdür olarak atandığında ve sonra müsteşar olarak devam ettiğinde mesleki ve teknik eğitimin bütün idari ve yönetim yapısını kuran kişi Mehmet Rüştü Uzel.
“Diyor ki ‘Bizim kendimiz üretmemiz gerek'”
Türkiye’nin dört bir yanında mesleki ve teknik eğitimi yeniden yapılandıran ticaret okulları, sanat okulları, kız sanat okulları açan, kendi döneminde kız sanat okullarına erkek sanat okulları kadar değer veren ve daha çok açan ve Türkiye’nin dört bir yanında açan, köylerde gezici kurslar açarak demircilik, ebelik, çok çeşitli alanlarda köylere hizmet, bilgi, teknik ve eğitim gönderen, getiren bir eğitimci. Aslında belki de Mehmet Rüştü Uzel’i nasıl köy mühendislerinin İsmail Hakkı Tonguç’u varsa mesleki ve teknik eğitimin İsmail Hakkı Tonguç’u, Hasan Ali Yüceli’de Mehmet Rüştü Uzel’dir. Rüştü Bey aynı zamanda bir mucit. Rüştü Bey’in geliştirdiği telefon var. Rüştü Bey’in geliştirdiği radyo var diğer cihazlar var. Rüştü Bey bilime inanıyor, tekniğe inanıyor, her şeyi kendimizin yapacağına inanıyor. Burada okul yöneticisiyken konser düzenliyor. Radyonun olmadığı bir dönemde bir başka alanda verilen konseri bir başka alanda dinletiyor. Türkiye’nin ilk radyocuların dan biri olduğu söylenebilir. Kendisinin Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin durumuna yönelik temel tespiti şu. Diyor ki bizim kendimiz üretmemiz gerek. Öğretmen sınıfın içerisinde uygulamalı çalışmalı. O yüzden gittiği her okulda uygulamalı laboratuvarlar kuruyor. Diyor ki: ‘Öğretmen basit bir düzenek oluşturabilir. Ama öğrenci bunu gördüğünde merakı artar. O bir sonraki kuşak olarak bu merakının üzerinde çalışmaya devam eder ve daha çok gelişim sağlar’ diyor.
“AKP’nin her bakanı bir öncekini bozmakla meşgul”
Ne kadar berrak bir zihin değil mi? Bunu kitaplarında yazıyor. Bunu bir plan haline getiriyor. Peki, başka yaptığı ne? Devraldığında yüzde 3 olan bütçeyi önce yüzde 7’ye ardından yüzde 10’a çıkarıyor. Bunu çıkarmak için Ankara’da büyük bir teknik sergi oluşturuyor. Devrin bilim insanları geliyor, siyasetçileri geliyor, devlet büyükleri geliyor ve yapılanı görüyorlar her alanda. Ve bunun üzerine ülke çapında büyük bir ilgi oluşuyor. Dolayısıyla aynı zamanda iyi bir iletişimci. Ve bütçesini kat be kat arttırıyor. 2. Dünya Savaşı zorluk dönemleri, yokluk dönemleri. 2. Dünya Savaşı’nda Türkiye sanayisinin gelişmesi için kendi kapasitesinin gelişmesi için bir fırsat olarak kullanıyor. Türkiye’nin her yanında okullar açmaya devam ediyor. Türkiye’nin bu alanda hizmet verebilmesi için yüksek okullar açıyor. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapattığı mesleki ve teknik okullardaki öğretmen okullarını açıyor. Bugün Türkiye’de buraya öğretmen yetiştiren bir okul kalmadı. Her şeyi kuruttuğu gibi bu iktidar onu da kuruttu. Ve şimdi dalgın bakışlar, şaşkın göz Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin neden bu hale geldiğini hep beraber izliyoruz. Tartışıyoruz. AKP’nin her bakanı bir öncekini bozmakla meşgul.
“Öyle bir öğrenci yetiştireceksiniz ki ucuz iş gücü olmayacak”
Siz o okulların öğretmenlerini bile yetişecekleri ortamları ortadan kalkar kaldırırsanız döner MESEM mezarlıklarına MESEM hayal kırıklıklarına mahkum kalırsınız. Mehmet Rüştü Uzel için öğrenci bir ucuz iş gücü değildir. O bir mühendis adayıdır. O bir girişimci adayıdır. O bir bilim insanı adayıdır. Öyle bir öğrenci yetiştireceksiniz ki ucuz iş gücü olmayacak. Belki sanayici olacak belki bilim insanı olacak belki mühendis olacak belki mucit olacak belki öğretmen olacak belki akademisyen olacak. Mesleki ve teknik eğitime bakışı budur Mehmet Rüştü Uzel’in. Böyle yapmıştır. Her türlü plandan nefret eden Adalet ve Kalkınma Partisi bakışına karşılık olarak Türkiye sanayisinin hangi illerde ve bölgelerde gelişeceğini tespit edip bunu bir rapor haline getirip yani bir planlama teşkilatı gibi hazırladığı bu rapor doğrultusunda okulları da oralarda açmıştır. Bakışındaki berraklığı görebiliyor musunuz? Bir plancı değil ama bir plana ihtiyaç var. Bu ülkede fabrikalar nerede kurulacak? Ve ikinci adım bu fabrikaları kuruluşundaki malzemelerin önemli bir kısmı da onun açtığı okullarda üretildi ve dahasını söyleyeyim. Onun açtığı okullarda kullanılan bütün derslikler, öğretmen odaları, müdür odaları, alet, edevat onlar da Rüştü Uzel’in açtığı okullarda üretildi. Her şeyi kendimiz yapacağız iddianın büyüklüğü bu.
“Savaşta bile telefon geliştirmiş cephede kullanılmış”
Mehmet Rüştü Uzel bilgiyi önemserdi. Savaşta bile telefon geliştirmiş cephede kullanılmış. Bir teğmen, ‘Telefon lazım, bize göndersin.’ dememiş başkaları. Bilim, bilgi nerede üretiliyorsa önem verirdi. Binlerce mesleki ve teknik öğretmeni yurt dışına gönderdi. Çalıştığı yıllar boyunca müdürleri, müdür yardımcılarını kendi yaptıklarını dünyayla karşılaştırabilmeleri için yurt dışına gönderdi. Kendisi bizzat o dönemin önemli sanayileri olan İngiltere, İskoçya, İtalya, Rusya, Almanya’ya gitti. Sadece gitmedi, görmedi, gezmedi teorisini yazdı, kitaplarını yazdı. Ve müfredatı oluştururken şimdikiler gibi kendi tarikatlarından, kendi cemaatlerinden olanların sahadan hiçbir veri almadan yazdıkları Türkiye Yüzlü Maarif Modeli gibi değil. Okullarda bizzat müdürlük yapan müdür yardımcılığı, öğretmenlik yapanların bir araya gelerek oluşturdukları eğitim programlarını hayata geçirdi. Masal gibi inanması zor 1920’ler 1930’lar 1940’lar Demokrat Parti iktidarına kadar Türkiye’de bir mesleki ve teknik eğitim devrimini başarmış kişidir onun efsane müsteşarıdır. Önce genel müdürüdür sonra müsteşarıdır. 1950’de Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı bitince kendisinden maalesef yararlanılamamıştır.
“Adalet ve Kalkınma Partisi’nin karanlığı nereyi kapsamaya çalışırsa çalışsın…”
Bu dönemin siyasileri tarafından daha sonra en büyük kayıplardan birisi olarak işaret edilmiş bir konudur. Ve buradan bir konunun daha altını çizerek tamamlamak isterim. Bu topraklar aslında mesleki ve teknik eğitimi modern anlamda Mehmet Rüştü Uzel ile bulmuştur ama bu topraklarda mesleki ve teknik eğitimin kökeni ahilik sistemidir. 1200’lerde Ahi Evran’ın olduğu dönemlerde sadece erkekler için bile değil, kadınların da görev aldığı Bacıyan-ı Rum hareketi var. Yani Anadolu kadın hareketi. Kadın ustalar yetişiyor. İşte Mehmet Rüştü Uzel o ahi hareketinin devamı kadın öğretmenler yetiştiriyor, kadın işçiler yetiştiriyor, kadın teknisyenler yetiştiriyor bu bir Anadolu felsefesi. Bu bir Anadolu aydınlanması. Bu topraklarda kök bulan Cumhuriyet Anadolu hümanizmasının, Anadolu aydınlanmasının bir eseridir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun için çalışmaya devam edeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin karanlığı nereyi kapsamaya çalışırsa çalışsın Cumhuriyet kendi bağrından Mehmet Rüştü Üzer’ler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ler çıkartmaya devam edecektir. Ve kendisinin de söylediği gibi ‘Cumhuriyet ilalebet payidar kalacaktır. Mesut, Muzaffer ve Muvaffak olacak.'”

