Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Suat Kılıç: Akaryakıtta KDV yükü azaltılmalı, gerekirse piyasa denklemi ve enflasyonla mücadele düşünülerek sıfırlanmalıdır

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Küresel fiyat artışlarının pompaya yansımasına artık birşey diyemiyoruz. Çünkü artık eşel mobil sistemi içinde ÖTV marjı da sıfırlandı; ve mazotun litre fiyatı 80 liraya dayandı. ÖTV marjı sıfırlandığına göre Maliye akaryakıt üzerindeki KDV marjından taviz vermek zorundadır. Akaryakıtta KDV yükü azaltılmalı, gerekirse piyasa denklemi ve enflasyonla mücadele düşünülerek sıfırlanmalıdır” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, "Küresel fiyat

(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Küresel fiyat artışlarının pompaya yansımasına artık birşey diyemiyoruz. Çünkü artık eşel mobil sistemi içinde ÖTV marjı da sıfırlandı; ve mazotun litre fiyatı 80 liraya dayandı. ÖTV marjı sıfırlandığına göre Maliye akaryakıt üzerindeki KDV marjından taviz vermek zorundadır. Akaryakıtta KDV yükü azaltılmalı, gerekirse piyasa denklemi ve enflasyonla mücadele düşünülerek sıfırlanmalıdır” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, parti genel merkezinden MYK toplantısı sonrasında açıklama yaptı. Kılıç konuşmasına, Katar’da bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olanlara ve Ağrı Doğubayazıt’ta bugün meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan piyade uzman çavuş Yusuf Açay’ın yakınlarına başsağlığı dilerek başladı.

Kılıç, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin şunları söyledi:

“İran beklenenin üzerinde bir mukavemet gösteriyor. Küresel zorbalar bu direnç karşısında dünyada artık hiçbir ülkenin kolay lokma olmadığını görebiliyor. Türkiye’nin savaşın dışında kalma, barış girişimlerinin öncüsü olma çabasını değerli buluyoruz. Daha fazla yıkım, daha fazla ölüm olmadan arayışların barışla sonuçlanmasını diliyoruz. Bu haksız ve adaletsiz savaşın bir an önce bitmesini, küresel zorbaların da yol açtıkları yıkımlar ve ölümlerden dolayı hesap vermesini istiyoruz.

“Bu savaş demokrasi ve özgürlükler için verilen bir savaş değil”

Söyledik bir daha söyleyelim; bu savaş demokrasi ve özgürlükler için verilen bir savaş değil. Terörle mücadele için verilen bir savaş da değil. Rejimi değiştirmek söylemiyle başlatılan savaşın tek amacı vardır o da Siyonist İsrail’in işgalci terör rejimine yol ve alan açmaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, bize bu anlamada ne görev düşüyorsa yerine getireceğiz.”

Küresel fiyat artışlarına da değinen Kılıç, şunları kaydetti:

“Gündem savaş olunca güncel siyasi konuları ikinci plana atmak gerekiyor. Küresel fiyat artışlarının pompaya yansımasına artık birşey diyemiyoruz. Çünkü artık eşel mobil sistemi içinde ÖTV marjı da sıfırlandı; ve mazotun litre fiyatı 80 liraya dayandı. ÖTV marjı sıfırlandığına göre Maliye akaryakıt üzerindeki KDV marjından taviz vermek zorundadır. Akaryakıtta KDV yükü azaltılmalı, gerekirse piyasa denklemi ve enflasyonla mücadele düşünülerek sıfırlanmalıdır.

“Hükümet, çiftçiler için mazot fiyatına el atmalıdır”

Litresi 80 liradan mazot alarak çiftçilerimizin tarlaya çıkması mümkün değil. Hükümet, çiftçiler için mazot fiyatına el atmalıdır. Bir litre mazot tarım kesimi için 50 liraya çekilmeli; destek arazi sahiplerine değil, ekip biçenlere verilmelidir. Tarımsal girdilerden kaynaklanan maliyet artışları doğrudan tüketicinin sofrasına yansıyacak; mutfaktaki yangını daha da artıracaktır. Gıda enflasyonununun dizginlenememesi, tek haneli enflasyon beklentisinin de hayal olmasına neden olacaktır. Bu durum da elbette hayatın her alanına pahalılık olarak yansıyacaktır. Şubat ayı itibarıyla 4 kişilik bir ailenin zorunlu gıda harcamaları tutarı olan açlık sınırı 35 bin lirayı aşmış; iktidara düşen unutmamak ve çözüm bulmaktır.”

Genç işsizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti:

“Bir açık yaramız da işsizlik… Ve tabii özellikle de genç işsizliği… Gençler liselerden mezun oluyor, üniversitelerden mezun oluyor, diplomalı işsizler ordusuna katılıyor. Mesleki eğitim yok, mesleki birikim yok; diplomasına göre iş arıyor bulamıyor. İş arayışları başarısızlıkla sonuçlanınca da önce içine, sonra evine kapanıyor. Güncellenen verilere göre; Türkiye’de ne eğitimde ne de işte olan 15-29 yaş arası gençlerimizin sayısı 6,5 milyon. Bir yandan doğurganlık azalıyor, Türkiye yaşlanıyor diye hayıflanıyoruz. Öte yandan gençlerimize sahip çıkamıyor, iş bulamıyor, geleceğe güvenle bakmalarını, yuva kurmalarını, çoluk çocuk sahibi olmalarını sağlayamıyoruz.

Türkiye, mesleki eğitim konusunu yeniden ve ciddiyetle ele almalıdır. Lise ya da üniversite mezunu mesleksiz gençlerimizi meslek sahibi yapmaya yönelik eğitimler de acilen ve ciddiyetle ele almalıdır. Mesleksiz, işsiz, hedefsiz, hayalsiz bir şekilde eve kapanan milyonlarca gencimizi evden çıkarmak; hayata ve üretim süreçlerine katmak Türkiye için ötelenemez, ertelenemez bir milli güvenlik meselesidir.”

“Polisimize yönelik psikolojik destek artırılmalı, sağlık hakları ve sosyal güvence kapsamı genişletilmelidir”

Kılıç, Polis Meslek Kanunu’nda mesai saatleri ve izinlerin net kurallara bağlanması gerektiğini belirterek, “Emniyet teşkilatına yönelik yeni Polis Meslek Kanunu taslağına yönelik çalışmaları dikkatle takip ediyoruz. Polisimize yönelik psikolojik destek artırılmalı, sağlık hakları ve sosyal güvence kapsamı genişletilmelidir. Polisin ve bekçilerin görev ve yetki tanımları yeniden ele alınmalı, net kurallara bağlanmalı, sahada ortaya çıkan uygulama farklılıkları ortadan kaldırılmalıdır. Bekçilerimize on yıllık bir süre sonunda polislik mesleğine sınavla geçiş imkanı sağlanarak mesleğe motivasyon imkanı sunulmalıdır.Polisin moral ve motivasyonu özlük haklarından ve mesai saatlerinden bağımsız düşünülemez. Polisimiz de bekçimiz de önemlidir” dedi.

“Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, bir soru üzerine, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin tartışmalara şu yanıtı verdi:

“Bu tartışma çok kolayca çözüme kavuşturulabilir. Şöyle ki; seçilen bütün milletvekilleri ve göreve başlayan bütün bakanların mal beyanında bulunma mecburiyetleri var. Dolayısıyla tüm bakanlar gibi Adalet Bakanı da muhtemelen mal beyanını TBMM’ye teslim etmiş bulunmaktadır. Mal beyanı kamuoyuna açıklanmak suretiyle bu konudaki tartışmalar noktalanabilir. Ama diğer taraftan dikkati çekmek istediğim önemli br konu başlığı da şu ki; Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var. Bu tür verilere her isteyenin kaçak yollardan erişememesi gerekir. KVKK kapsamında kişisel verilerimizin korunamıyor olması gerçeği karşısında ilgili hükümet makamları ne yapacaktır? Görevlerinin farkında mıdır?”