Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Soylu: “Enkazlarda, Hastanelerde Hayatını Kaybeden Vatandaşımızın, Depremzedelerimizin Sayısı 45 Bin 968”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili “Bugüne kadar enkazlarda, hastanelerde hayatını kaybeden vatandaşımızın, depremzedelerimizin sayısı 45 bin 968” açıklamasını yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili “Bugüne

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili “Bugüne kadar enkazlarda, hastanelerde hayatını kaybeden vatandaşımızın, depremzedelerimizin sayısı 45 bin 968” açıklamasını yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay Afet Koordinasyon Merkezi’nde açıklama yaptı. Soylu şunları söyledi:

“Bugüne kadar enkazlarda, hastanelerde hayatını kaybeden vatandaşımızın, depremzedelerimizin sayısı 45 bin 968. Bunların içerisinde 4 bin 267 Suriyeli kardeşimiz var. Bunların 44 bin 235’i şu anda tescil edildi. Bunların 4 bin 267’si Göç’e tescil edildi. Yani Suriyeli kardeşlerimizin tescilini Göç yapıyor, diğerlerinin de Nüfus yapıyor. Savcılıklarla beraber kimliklendirme tespit teyit edildiği kadarıyla da Nüfus bu tescili yapmaktadır. Burada vatandaşlarımıza bir ifadede de bulunmak isterim.

Muhakkak ki depremin büyüklüğü ölçüsünde birçok değerlendirme ve rakamlar kamuoyunda söylenebilir. Ortaya konulabilir. Ama depremde hayatını kaybeden her bir vatandaşımızın tek tek defin dahil, kimliklendirmesi dahil, aynı zamanda savcılık raporları veya eğer kırsalda hayatını kaybetmiş ve o ilk gün gömülmüşse muhtarlık, jandarma ve kaymakamlık tutanakları ve nüfusa tescil eden belgeleri dahil olmak üzere hepsi gerçekleştirilmektedir.

Ne rakam varsa burada milletimizle paylaşıyoruz. Çünkü bazı gerek sosyal medyalarda gerek bazı yazar çizerlerde ‘İşte ölüm sayısı şu kadar ama bunlar şu kadarını söylüyorlar.’ Bunu niçin eksik söyleyelim, az söyleyelim?”