Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Soma Belediye Başkanı Okur: “Soma’da termik santrale alternatif bir ekonomi modeli geliştirmemiz gerekiyor”

Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, ilçede tek geçim yolunun termik santrale bağlı olduğuna işaret ederek, “Bu santrale mecbur bırakılmış durumdayız. Santralin bacasının tütmediği dönemlerde Soma’nın ciddi ekonomik kriz yaşadığını gördük. Termik santral üretimi durduğunda maden ocakları yavaşladı, hatta zaman zaman durdu. Zincirleme şekilde ilçe ekonomisi neredeyse durma noktasına geldi. Bu tabloyla yeniden karşılaşmamak için Soma’da alternatif ekonomi modeli geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, ilçede tek geçim yolunun termik

Haber: Osman BEKAR

(MANİSA) – Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, ilçede tek geçim yolunun termik santrale bağlı olduğuna işaret ederek, “Bu santrale mecbur bırakılmış durumdayız. Santralin bacasının tütmediği dönemlerde Soma’nın ciddi ekonomik kriz yaşadığını gördük. Termik santral üretimi durduğunda maden ocakları yavaşladı, hatta zaman zaman durdu. Zincirleme şekilde ilçe ekonomisi neredeyse durma noktasına geldi. Bu tabloyla yeniden karşılaşmamak için Soma’da alternatif ekonomi modeli geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Okur, Soma Belediyesi tarafından madenler, termik santraller ve çevre sorunlarına ilişkin düzenlenen etinlikte yaptığı konuşmada, geçen yüzyıl boyunca kömür madenlerinin gelişmesi, üretime başlaması ve istihdam yaratmasının, termik santraller ile Kolin Termik Santrali’nin açılmasının Soma’yı bir göç ve cazibe merkezi haline getirdiğini, yıllar içinde nüfusun 110 bine ulaştığını anlattı.

Okur, şöyle devam etti:

“Bir gün bu madenlerin üretimi durduğunda, termik santraller kapandığında Soma’nın geleceği ne olacak? Soma nereye evrilecek? Bu konuyu hiç konuşmamış, hiç tartışmamışız. Hükümet olarak Paris İklim Anlaşması’na imza koyduk. Bu anlaşma, kömür ve diğer fosil yakıtlardan üretilen enerjiden vazgeçilmesini, yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını öngörüyor. Ancak bugüne kadar bu sözleşmenin gereklerini yerine getirebildik mi? Henüz getiremedik. Ben bir belediye başkanı olarak Soma ölçeğinden bakmak zorundayım. Eğer Soma kömür ve enerji üretiminden çıkarsa, bu ilçenin ekonomik geleceği ne olur? Burada yaşayan, göçle gelen insanların geleceği ne olur? Bu insanlar nereye savrulur? Bu soruların cevaplarını içeren, hükümet tarafından hazırlanmış, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel üreticilerin destek verdiği resmi bir eylem planı yok. Önümüzde somut bir yol haritası bulunmuyor.

“Termik santralin bacasından kapkara duman çıkıyor, havamızı kirletiyor”

Termik santral şu an çalışıyor; bacasından kapkara duman çıkıyor, havamızı kirletiyor. Buna rağmen bugün bu santrale mecbur bırakılmış durumdayız. Santralin bacasının tütmediği dönemlerde Soma’nın ciddi bir ekonomik kriz yaşadığını gördük. Termik santral üretimi durduğunda maden ocakları yavaşladı, hatta zaman zaman tamamen durdu. Nakliyeciler Kooperatifi’nin kamyonları çalışmadı. Kamyonlar çalışmayınca sanayi sitesi esnafı etkilendi. Zincirleme bir şekilde ilçe ekonomisi neredeyse durma noktasına geldi. Bu tabloyla yeniden karşılaşmamak için Soma’da alternatif bir ekonomi modeli geliştirmemiz gerekiyor. Soma’ya yeni bir gelişim yolu çizmeliyiz.”

Okur, bu konuların Soma’da ilk kez bu kadar açık şekilde konuşulduğunu belirtti. Termik santralin filtresi bulunmadığını, bacadan çıkan zehirli dumanın sadece ilçeyi değil; rüzgarın yönüne göre Kınık, Savaştepe, Kırkağaç ve Akhisar’a kadar uzanan geniş bir alanı etkilediğini anlatan Okur, şunları söyledi:

“Tarım alanları da bu kirlilikten zarar görüyor. Tüm mücadelemize rağmen filtre taktırmayı başaramadık. Öte yandan sorumsuzca ‘kapatılsın’ da diyemiyoruz. Çünkü santralin ürettiği buhar ve sıcak su, ilçemizde beş mahallede yaklaşık 42 bin vatandaşın ısınmasını sağlıyor. Santral kapandığı anda yaklaşık bin santral çalışanı, 12 bin maden işçisi, binlerce esnaf ve 42 bin vatandaşın geleceği belirsizliğe sürüklenmiş olacak.

“Tarım ve hayvancılığı yeniden canlandırmamız şart”

Bu nedenle çok dikkatli ve adil bir dönüşüm süreci yürütmek zorundayız. Alternatiflerimiz var. Örneğin Darkale Mahallemiz, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle turizm açısından büyük potansiyele sahip. Ayrıca Soma zeytinyağı son derece kaliteli. Bu değeri Soma markasıyla sanayi ölçeğinde değerlendirmemiz gerekiyor. Tarım ve hayvancılığı yeniden canlandırmamız şart. Ancak bunun için köylerin yaşanabilir olması gerekiyor. Bugün köylerimizde okul yok. Diyelim ki biz tarımı canlandırdık, yatırımları yaptık. İnsanlar neden köye dönsün? Ulaşım kısıtlı, eğitim yok, iletişim yok. İlçemizde bazı köylerde cep telefonu ve internet çekmiyor. Firmalara yazı yazdığımızda ‘Nüfus az, yatırım karlı değil’ cevabını alıyoruz. Ticari kaygılar ön planda tutuluyor. 9 köyümüzde imam yok. Öğretmenler görevlendirildikleri yerde çalışmak zorundayken, imamlar lojman talep edebiliyor. Lojman yoksa görev yapmak istemiyorlar. Bu şartlarda insanlar köye nasıl dönecek? Eğer gerçekten adil bir dönüşüm istiyorsak, sadece enerji politikalarını değil; eğitimden iletişime, tarımdan sosyal yaşama kadar bütüncül bir planlama yapmak zorundayız. Soma’nın geleceğini konuşmak artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.”