Haber/Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) SOL Parti’ye yönelik saldırlar akşam saatlerinde protesto edildi. Saldırıyla ilgili “İstanbul İl Binamıza ve Üsküdar’daki pankart çalışmamıza saldırıda bulunmuştur. O saatlerde il binamızın yakınında bulunan komşularımız silahla tehdit edilmiş, yüzleri maskeli saldırganlar il binamızın giriş kepengini tahrip ederek olay yerinden kaçarak uzaklaşmıştır” sözleriyle bilgi veren SOL Parti İstanbul İl Sözcüsü İbrahim Aydın “Bu saldırıların amacı açıktır: Laikliği ve demokrasiyi tasfiye etmek, din örtüsü altında zenginleşen tek adam rejimini, seçimlerin göstermelik olduğu bir saltanat düzeni olarak kalıcılaştırmaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Birleşeceğiz, geleceğimize sahip çıkacağız” dedi. Açıklamaya katılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de “Anayasanın ikinci maddesi açıkken ‘Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ derken laikliği savunmak, demokrasiyi savunmak ne zamandan beri bu topraklarda suç olmuştur?” diye sordu.
SOL Parti’ye yönelik saldırlar akşam saatlerinde partinin Beyoğlu’ndaki il başkanlığı binası önünde protesto edildi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de destek verdiği protestoda konuşan SOL Parti İstanbul İl Sözcüsü İbrahim Aydın, “Geçtiğimiz hafta 3 arkadaşımız gözaltına alınırken, bugün mahkemeye sevkedilen arkadaşlarımız birlikte toplam 6 üyemiz laikliği savunduğu için ev hapsi ile cezalandırılmıştır. Açık bir şekilde mahkemeler laikliği savunmayı suç sayma yoluna gitmiştir.” dedi.
Sol Parti İstanbul İl Başkanlığı önünde yapılan “Taliban Karanlığı’na Hayır!” başlıklı açıklama şöyle:
“6 üyemiz laikliği savunduğu için ev hapsi ile cezalandırılmıştır”
“Türkiye açık bir hilafet ve şeriatçı düzen heveslilerinin kuşatması altındadır! Geçtiğimiz hafta laiklik talebini yükselttikleri için arkadaşlarımız önce gericiler tarafından hedef gösterildi. Saray danışmanlarının ve iktidar medyasının dahil olduğu gerici tehditlerle arkadaşlarımız gözaltına alındı. Geçtiğimiz hafta 3 arkadaşımız gözaltına alınırken, bugün mahkemeye sevkedilen arkadaşlarımız birlikte toplam 6 üyemiz laikliği savunduğu için ev hapsi ile cezalandırılmıştır. Açık bir şekilde mahkemeler laikliği savunmayı suç sayma yoluna gitmiştir.
“Yüzleri maskeli saldırganlar il binamızın giriş kepengini tahrip ederek olay yerinden kaçarak uzaklaşmıştır”
Tüm süreçlerin ardından partimiz İstanbul’da ve Türkiye’nin dört bir yanında şeriat düzenine ve faşizme karşı siyasal çalışmasını sürdürdürmüş ve sürdürmeye devam etmektedir. Dün ise ülkemizi ve bölgemizi Taliban rejimlerine mahkum etmek isteyen emperyalistlerin ve saray rejiminin beslemesi bir avuç şeriatçı grup arkadaşlarımızın bulunmadığı akşam saatlerinde İstanbul İl Binamıza ve Üsküdar’daki pankart çalışmamıza saldırıda bulunmuştur. O saatlerde il binamızın yakınında bulunan komşularımız silahla tehdit edilmiş, yüzleri maskeli saldırganlar il binamızın giriş kepengini tahrip ederek olay yerinden kaçarak uzaklaşmıştır.
Biz bu maskeli saldırganları Maraş’tan, Sivas’tan, Çorum’dan, Cemaat-Tarikat yurtlarında çocukların maruz kaldığı tacizlerden, molla sakallarının arkasına gizledikleri para ve rant düzenlerinden tanıyoruz. Bu ülkenin, devrimcileri, ilericileri, demokratları tarih boyunca bu saldırganlara baş eğmedi teslim olmadı. Bugün de aynı yöntemlerle bizleri yıldırmak isteyen bir avuç gerici azınlığa sesleniyoruz. Saldırılarınız da, arkasına saklandığınız ABD, İsral ve Saray rejimi’de bizleri teslim alamaz.”
Türkiye’nin açık bir şeriatçı düzen heveslisinin kuşatması altında olduğunun savunulduğu açıklama şöyle devam etti:
“Tek adam rejimi altında palazlandırılan şeriatçı-hilafetçi azınlık, Amerika’nın ipine sarılarak Taliban karanlığını ülkemize hakim kılmaya çalışmaktadır”
“ABD ve İsrail planları doğrultusunda, ülkemize Suriye’de şimdi yeni perdesi cihatçı HTŞ üzerinden açılan yeni Taliban rejimleri dayatılmaktadır. ABD’nin sömürge valisi T. Barrack’ın ‘monarşiler’ adıyla dayattığı gerici düzen siyasal İslamcı tek adam rejimi tarafından iktidarını uzatmanın aracı olarak görülmektedir. Laikliğin ve demokrasinin son kazanımlarının ortadan kaldırılmak istendiği bu Amerikancı saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür! Tek adam rejimi altında palazlandırılan şeriatçı-hilafetçi azınlık, Amerika’nın ipine sarılarak Taliban karanlığını ülkemize hakim kılmaya çalışmaktadır.
“Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz”
Bu karanlığın son hedeflerinden biri SOL Parti olmuştur. ‘Laik, Demokratik ve Devrimci Cumhuriyet’ pankartlarımız saldırı konusu yapılmıştır. Bu saldırıların amacı açıktır: Laikliği ve demokrasiyi tasfiye etmek, din örtüsü altında zenginleşen tek adam rejimini, seçimlerin göstermelik olduğu bir saltanat düzeni olarak kalıcılaştırmaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Birleşeceğiz, geleceğimize sahip çıkacağız. Laikliği birlikte savunacağız. Cumhuriyet’in ilerici değerlerine, laikliğe savaş açan bu azınlık şeriatçı rejim sevdalısı grubu, onlara alkış tutarak cesaretlendiren sarayın danışmanlarını ve siyasal İslamcı tek adam rejimini tarihin karanlık sayfalarına göndereceğiz. Demokratik, eşit ve bağımsız bir Türkiye için birlikte mücadele edeceğiz. Emperyalizme, şeriata ve faşizme karşı Laik, demokratik bir Cumhuriyet için biraradayız, buradayız!”
“Laikliği savunmak, demokrasiyi savunmak ne zamandan beri bu topraklarda suç olmuştur?”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de “Anayasanın 2. maddesi ‘Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir’ demektedir. SOL Parti üyeleri, SOL Parti’li gençler ‘karanlığa, faşizme, şeriata karşı laik demokratik cumhuriyet’ yazılı pankartlar asıkları gerekçesiyle önce gözaltına alındılar, sonra kendilerine ev hapsi verildi ve dün gece de SOL Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına bir saldırı gerçekleşti. Yapılan bu uygulama anayasayı uzun zamandır ayaklar altına alan, tükenmiş bir iktidarın yeni bir anayasa ihlali olarak dün akşam karşımıza çıktı.” dedi. Çelik şöyle devam etti:
“Anayasanın ikinci maddesi açıkken ‘Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ derken laikliği savunmak, demokrasiyi savunmak ne zamandan beri bu topraklarda suç olmuştur? Cumhuriyetin kurumlarını savunan SOL Partili gençlerin gözaltına alınması ve ev hapsiyle cezalandırılmaları açık bir biçimde anayasaya aykırıdır.
“Asla sessiz kalmayacağız. Cumhuriyeti savunmaya hep birlikte devam edeceğiz”
Bu uygulamayla, bir siyasi partinin siyasi faaliyetlerini gerçekleştirilmesi de engellenmiştir. Tabii biz buradaki amacın ne olduğunu biliyoruz. Yaklaşık 1,5 yıldır siyasi partilere yapılan operasyonlar, medya kuruluşlarına yapılan operasyonlar, siyasetin kalemiyle yazılan iddianameler, televizyonlara atanan kayyumlar, tutuklanan gazeteciler, işte iki gündür de SOL Parti’ye yapılan saldırılar, muhalefetsiz bir Türkiye, sandığın sembolik olduğu bir Türkiye özlemi güdenlerin yaptığı uygulamalardır. Bu uygulamalar karşısında toplumun bütün kesimlerini, siyasi partileri susturmaya çalışan, toplumsal muhalefeti sindirmeye çalışan ve toplumun gerçek sorunlarını bu yöntemlerle örtmeye çalışan, bu anlayış karşısında asla sessiz kalmayacağız. Cumhuriyeti savunmaya hep birlikte devam edeceğiz. Demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Laikliği savunmaya devam edeceğiz. Toplumsal barışı savunmaya devam edeceğiz. Demokrasinin, adaletin, özgürlüğün mücadelesini hep birlikte vereceğiz ve hep birlikte birleşe birleşe kazanacağız.”

