Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA
(MALATYA)- Sol Parti Malatya İl Örgütü, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla Akçadağ ilçesine bağlı Kürecik Mahallesi’nde bulunan NATO Kürecik Radar Üssü’ne yürümek ve basın açıklaması yapmak istedi. Ancak güvenlik güçleri, bölgenin askeri alan olduğu gerekçesiyle yürüyüşe izin vermedi.
Radar üssüne giden yol üzerinde güvenlik güçleri tarafından barikat kurulurken, Sol Parti yöneticileri ile güvenlik güçleri arasında bir süre tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından Sol Parti üyeleri, kapatılan yolun önünde basın açıklaması yaptı.
Protesto sırasında sık sık “Nehirden denize özgür Filistin”, “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi”, “Kahrolsun ABD, tam bağımsız Türkiye”, “Faşizme ölüm, tek yol devrim” ve “Katil ABD, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Sol Parti Sözcüsü Önder İşleyen yaptı.
“Bu ülke topraklarının nasıl NATO toprağı haline getirildiğini göstermek için geldik”
İşleyen, Kürecik’te toplanma amaçlarının Türkiye’deki NATO ve ABD askeri varlığına dikkat çekmek olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu ülke topraklarının nasıl Amerika ve NATO üssü, NATO toprağı haline getirildiğini göstermek için geldik. Bu ilk adımımız. Bundan sonra bu ülkenin her yerindeki Amerikan ve NATO üslerine yürümeye devam edeceğiz. Çoğalarak devam edeceğiz, barikatları aşarak devam edeceğiz. Çünkü bu ülke ve bölgemiz Amerikan çıkarları için böyle bir ateşin içine atılmışken kimse bizim önümüze barikatlar kurarak bu ülkeyi koruduğunu zannetmesin.”
“Amerikan emperyalizmi dünya halklarını sömürdü”
İşleyen, ABD’nin uzun yıllardır askeri ve ekonomik müdahalelerle dünya halklarını sömürdüğünü ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Amerikan emperyalizmi askeri ve ekonomik açık ve gizli işgallerle yıllardır dünya halklarını iliklerine kadar sömürdü. Bütün ülkelerin ve ülkemizin kaynaklarına el koydu. Kan, barut ve ölüm üzerine kurulu bir imparatorluk inşa ettiler. Yıllardır bölgemizde yalanlarla ve manipülasyonlarla, işgallerle ve savaşlarla büyük bir yıkım yarattılar. Bölge halklarını etnik ve mezhepsel temelde birbirinden ayırdılar, birbirine düşürdüler, iç savaşlar kışkırttılar.”
“Gazze’den Suriye’ye kadar bölge büyük yıkım yaşadı”
Gazze başta olmak üzere bölgede yaşanan çatışmalara da değinen İşleyen, şöyle konuştu:
“Gazze’den başlayarak Lübnan’dan Suriye’ye kadar İsrail büyük bir vahşetle on binleri katlederek bütün bölgeyi büyük bir yıkıma uğrattı. Ülkemizi idare edenler ise İsrail’in bu katliamına ve bu vahşetine karşı tek bir gerçek itirazda bulunmadan; İsrail ile ekonomik ve askeri ilişkileri tek bir an olsun kesmeden onlara destek verdiler. Şimdi de bu çürümüş Amerikan haydutluğuyla İran’a saldırılmasını istiyorlar. İstiyorlar ki bölgenin bütün kaynakları, bütün ticaret yolları, havası, suyu ve denizi; hepsi Amerikan ve İsrail egemenliği altına girsin. Çok açıktır ki, o övündükleri bombaların açtığı çukurlar, gün gelecek onların mezarı olacaktır. Dünya halklarının bir vicdanı vardır ve o vicdan bugün bu haydut nizamının karşısındadır. Dünya halklarının nefreti ve büyüyen öfkesi, elbet o çukurları onlara bir gün mezar yapacaktır.”
“Kürecik’teki radar üssü ABD ve İsrail için önemli”
Kürecik Radar Üssü’nün işlevine dikkati çeken İşleyen, üssün ABD ve İsrail için stratejik öneme sahip olduğunu ifade ederek, “Burada bir radar üssünün önündeyiz. Bu üssün işlevi nedir? Herkes biliyor ki burası Orta Doğu’da Amerika ve İsrail için en büyük ve en önemli radar üslerinden bir tanesidir. Biliyoruz ki İsrail Gazze’ye saldırırken de bugün Amerika ve İsrail, İran’a saldırırken de bu üsteki sinyaller ve istihbarat NATO üzerinden Amerika’ya ve İsrail’e aktarılıyor. NATO’yu bu ülkenin güvencesi olarak ilan etmesinler. NATO, Amerikan haydutluğunun tarih boyunca kullandığı en önemli silahtır” ifadesini kullandı.
“Bağımsız bir Türkiye için birleşelim”
İşleyen, şunları söyledi:
“Biz buradan iktidara seslenmiyoruz; biz buradan bu ülkenin yurtsever, emekçi, yoksul ve güzel insanlarına sesleniyoruz. Gelin birleşelim. Ülkemizdeki bütün Amerika ve NATO üslerini kaldırmak için birleşelim. Gelin ülkemizin bağrına saplanmış bu hançeri söküp çıkarmak ve bağımsız bir Türkiye’yi kurmak için birleşelim.”

