Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siyasi partiler arası bayramlaşma… DEM Partili Yüksel Mutlu: “Umuyoruz ki Sayın İmamoğlu en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşsun”

Siyasi partiler arası bayramlaşma ziyareti kapsamında DEM Parti heyeti, CHP’yi ziyaret etti. Ziyarette konuşan DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve belediyelerine dönük bu operasyonları tasvip etmediğimizi her zaman ifade ettik. Buradan tekrar ifade etmiş olalım. Umuyoruz ki Sayın İmamoğlu ve diğer arkadaşlar en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşsun” dedi.

Siyasi partiler arası bayramlaşma ziyareti kapsamında DEM Parti heyeti, CHP’yi

(ANKARA) – Siyasi partiler arası bayramlaşma ziyareti kapsamında DEM Parti heyeti, CHP’yi ziyaret etti. Ziyarette konuşan DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve belediyelerine dönük bu operasyonları tasvip etmediğimizi her zaman ifade ettik. Buradan tekrar ifade etmiş olalım. Umuyoruz ki Sayın İmamoğlu ve diğer arkadaşlar en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşsun” dedi.

DEM Parti Heyeti Ramazan Bayramı dolayısıyla CHP Genel Merkezi’ne bayramlaşma ziyaretinde bulundu. DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu başkanlığındaki DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmaz ve Parti Meclisi üyesi Gülbahar Gündüz’den oluşan heyeti CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Parti Meclisi üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK üyesi Armağan Akyüz ve Gençlik Kolları MYK üyesi Özlem Akpınar’dan oluşan heyet ağırladı.

DEM Parti heyetinin bayramını kutlayan Yavuzyılmaz, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar, hepimizin adalete susamışlığı aynı zamanda ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte tüm Türkiye’nin yaşadığı büyük ve aşılması güç sorunlar. Tabii coğrafyamızda da yaşanan savaşlarla birlikte gerçekten herkesi oldukça zorlayan tüm vatandaşlarımızın yaşam kalitesini oldukça güçleştiren bir duruma hepimizi getirmiş vaziyette. Bayramı bile vatandaşlarımıza zehir eden bir anlayışla bugün hala siyasette mücadele ediyor olmak bizler için bir görev olduğu kadar onları iktidardan göndermek de çok önemli ve vazgeçilmez bir vazife. Ardından Türkiye’nin kalkınmasına hep birlikte daha akılcı, insan haklarına uygun, daha kalkınmacı ve daha omuz omuza bir kalkınmayı gerçekleştirme ödevimiz var. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun adeta bir rakip eleme metoduyla çalışma arkadaşlarıyla birlikte Silivri’de tutsak edilmesi maalesef Türkiye’de demokrasi yolununda yürüdüğümüz yolu daha zorlu, daha engelli hale getiriyor.

AKP’yi 23 yıldır iktidarda bulunduğu süre içinde oldukça iyi analiz edebiliyoruz. Ne yaptığını ne yapabileceğini önemli ölçüde tahmin etmek ve görmek mümkün. O nedenle AKP’nin sadece Türkiye’nin içinde kendi milli değerlerimizle birlikte kararlar aldığını düşünmek mümkün değil. Dolayısıyla her nereden talimat alıyorlarsa her nerede Türkiye’nin dışında bunu müzakere ediyorlarsa bir masaya yatırıyorlarsa ve bir pazarlık konusu ediyorlarsa oradan gelebilecek her talimatın her an Türkiye’de iyi niyetle atılan tüm demokrasi yolundaki adımları bir anda boşa çıkarma riski de var. O nedenle attığımız adımların sağlam adımlar olması demokrasiye kalıcı katkılar yapacak adımlar olması özellikle bizler açısından çok kıymetli. Bu bakımdan bu doğrultuda mücadele eden herkesin kararlılıkla bu mücadeleyi sürdürmesi çok önemli. Tüm muhalefet bloğunun önüne konulabilecek tuzaklardan muhalefetin bir şekilde uzak kalması bir şekilde bundan kaçınabilmeyi becerebilmesi gerekiyor.”

“Türkiye’nin birinci partisinin genel başkanının telefon sinyallerini takip etmek demek ne demek?”

AK Parti iktidarının dış politikada özellikle ABD’ye karşı yumuşak bir tutum içinde olduğunu savunan Yavuzylmaz, şunlar kaydedildi:

“Bizler özellikle ilerlediğimiz bu süreçte muhalefet bloğunun birbirine daha yakın daha omuz omuza yürümesinin Türkiye’de demokrasiye daha kalıcı katkılar getireceğini düşünüyorum. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi olarak maruz bırakıldığımız bu siyasi operasyonlar, Silivri’de şu anda tutuklu olan 107 değerli yol arkadaşımız var. Yargılananların sayısı 400’ün üzerinde. Yine Beşiktaş iddianamesi var. Yani AKP’nin elinden gelse hani sadece bir cumhurbaşkanı adayını en güçlü adayı rakip olarak elemekten ziyade neredeyse parti olarak eleyecek. Yani düşünün ki iki emekli telefonla konuşuyorlar ve birbirlerine şu cümleyi kuruyorlar. ‘Aman o konuya girme, telefon dinleniyor olabilir.’ Yani iki emekli neden kaygı duysun telefonlarının dinlenebileceği konusunda? Veya şu anda Adalet Bakanı bir açıklama yapıyor. Akın Gürlek ve diyor ki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel şu tarihte şuradaydı. HTS kaydıyla buraya gelmişti gibi imalarda bulunuyor. Yani bir ana muhalefet partisinin şu anda Türkiye’nin birinci partisinin genel başkanının telefon sinyallerini takip etmek demek ne demek? Veya bu cümleyi kurarak topluma verilmek istenen mesaj nedir? O nedenle geçtiğimiz yol zorlu bir yol. Ama bunu açtığımızda gerçekten Türkiye açıkçası bizler açısından hem AKP’den kurtulmuş olacak hem de kalkınmasının önündeki engelleri insan haklarına uygun, toplumsal dayanışmayı en üst düzey çıkarmış bir şekilde başarmış olacaktır diye düşünüyorum.”

“İki bayram arasında Türkiye’deki halklara, inançlara, annelerimize gerçek bir bayram yaşatalım”

Ramazan Bayramı’nın Nevruz Bayramı’na denk geldiğine dikkat çeken DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ise şunları kaydetti:

“Önemli bir süreçten geçiyoruz. Orta Doğu gerçekten büyük bir kaotik süreçin içerisinde İran, Suriye, Irak ve bu kaotik süreçte uzunca bir süredir Meclis’te yürütülen bir çözüm ve diyalog süreci var. Bir komisyon kuruldu. Komisyonun raporu açıklandı. İçine katılmadığımız şeyler olsa da altıncı ve yedinci madde konusunda bayramdan hemen sonra bir çalışmanın yapılmasının önemli olduğunu, hızlıca bir süreçin ilerletilmesi açısından Türkiye’nin eğer büyük bir Türkiye olacaksak, Türkiye’deki demokrasi sorunlarımızı çözeceksek kayyum uygulamalarından tutalım, cezaevinde yatan tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmasına kadar bir an önce bunların hayata geçmesi gerekiyor. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Türkiye’ye barış dilinin ve barış ikliminin hakim olması hepimizin elinde. CHP bu konuda inanıyoruz ki elinden geleni yapacaktır.

Ramazan Bayramı’yla Kurban Bayramı arasında bu iki bayram arasında Türkiye’deki halklara, inançlara, annelerimize gerçek bir bayram yaşatalım ve gerçekten artık buna bir son verelim. Mesela cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksektağ, Gezi davası tutsakları, Kobani davası tutsakları, yine Van Belediye Başkanımız Bekir Kaya, haksız hukuksuz cezaevinde yatan onlarca yüzlerce insanımız var. Yine Çiğdem Mater, Osman Kavala gibi ismini sayamayacağım birçok arkadaşımızın bir an önce serbest kalması, özgürlüklerine kavuşması bir bayram tadında olacaktır. Bir diğeri bu sürecin baş aktörlerinden Sayın Öcalan’ın statüsünün ve yaşam koşullarının, sağlık koşullarının, iletişim koşullarının oluşturulması gerekiyor. Bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü müzakere ettiğiniz bir kişiyle eşit koşullarda değilseniz bir müzakere eşit değil diye düşünüyoruz. O nedenle bu demokratikleşme konusu bizim için en temel konulardan birisi. Barış meselesi en temel meselemiz. Ve artık bir buçuk yıla yakın halk somut bir şey görmek istiyor. Bu iktidardan, parlamentodan, Türkiye’deki tüm farklı kesimlerden, tüm dinamiklerden bir sonuç görmek istiyor. Biz sahadayız, alandayız, siz de sahadasınız, bunu izliyoruz. Ama somut bir şey yok henüz. Somut bir ilerleme olmadığı için de halk tedirgin ve doğal olarak bu sürecin nasıl sonuçlanacağını merak ediyor.

“CHP’ye yönelik operasyonlar doğru değil”

Ana muhalefet partisiyle birlikte muhalefet eden güçlerin bir arada güçlü durması Türkiye demokrasinin yerleşmesi açısından çok önemli. Biz bunu önemli biliyoruz. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük ve belediyelerine dönük bu operasyonu tasvip etmediğimizi her zaman ifade ettik. Buradan tekrar ifade etmiş olalım. Bunun doğru olmadığını, bunun demokratik olmadığını ifade ediyoruz. Çünkü biz bunları yaşayanlar olarak biliyoruz. Bizim de aynı şekilde üç dönem belediyelerimiz kayyum gaspıyla karşı karşıya kaldı. Bu demokratik değil. Çünkü seçilmişlere dönük bu operasyonların hiçbir haklılığı olamaz. Bir diğeri aslında Orta Doğu’daki savaş öte yandan her gün yanlış ekonomi politikaların halkımızın yoksullaşmasına neden oluyor. Ve bu yoksulluk benzinden tutalım hayatın her alanındaki her şeyi gıdaya kadar büyük zamlarla ve yoksullukla karşı karşıya bir toplum. Bütün sorunlarımız bir zincirin halkası gibi birbiriyle ilgili. Her gün altı kadının katledildiği bir ülkede yaşıyoruz. Umuyoruz ki Sayın İmamoğlu ve diğer arkadaşlar en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşsun.”