Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu: “Yeni bir belediyecilik kültürü inşa edeceğiz dedik ve bu kültürün adını ‘vicdan belediyeciliği’ koyduk”

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, “Silivri’de yeni bir belediyecilik kültürü inşa edeceğiz dedik ve bu kültürün adını ‘vicdan belediyeciliği’ koyduk. Vicdan belediyeciliği; makam odasının konforuna sığınıp oradan talimat yağdırmak değildir. Vicdan belediyeciliği; sokağa indiğinde bir gencimiz ‘Ben mutlu olmak istiyorum’ dediğinde, onun o hayalini kendi evladının hayali bilmektir. Evine ekmek götüremeyen bir babanın o mahcubiyetini, kendi yüreğinde hissetmektir” dedi.

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, “Silivri’de yeni bir belediyecilik kültürü inşa

(İSTANBUL) – Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, “Silivri’de yeni bir belediyecilik kültürü inşa edeceğiz dedik ve bu kültürün adını ‘vicdan belediyeciliği’ koyduk. Vicdan belediyeciliği; makam odasının konforuna sığınıp oradan talimat yağdırmak değildir. Vicdan belediyeciliği; sokağa indiğinde bir gencimiz ‘Ben mutlu olmak istiyorum’ dediğinde, onun o hayalini kendi evladının hayali bilmektir. Evine ekmek götüremeyen bir babanın o mahcubiyetini, kendi yüreğinde hissetmektir” dedi.

Metropol FM’de Kamil Bilici’nin sorularını yanıtlayan Balcıoğlu; adaylık süreci, belediyecilik anlayışı, kurumlar arası iş birliği, Kültür Merkezi projesi, “vicdan belediyeciliği” yaklaşımı, ilçede hayata geçirilen projeler ve ramazan ayı hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Siyasette bir makama talip olmanın doğal olduğunu kaydeden Balcıoğlu, “Ancak asıl kıymetli olan sizin bir yere talip olmanız değil, o makamın ve halkın size talip olmasıdır” dedi.

Adaylık ve vefa vurgusu

Balcıoğlu, “5 yıl önce adaylık nasip olmadığında bir kenara çekilip küsmedim; aksine Silivri’nin sokaklarında, tarlalarında, esnaf dükkanlarında hemşehrilerimle bağımı hiç koparmadım. Sahada her elini sıktığım vatandaşımın gözünde ‘Yarım kalan bir hikayemiz var, artık tamamlayalım’ diyen o sessiz ama güçlü iradeyi gördüm. Beni bu yola çıkaran şey şahsi bir ikbal hırsı değil; doğup büyüdüğüm topraklara olan sarsılmaz vefa borcum ve vicdanımdı” ifadelerini kullandı.

Aile fedakarlığı ve “gönül anketi”

Bu durumun sadece bir siyasi tercih olmadığını belirten Balcıoğlu, “Ailemle birlikte aldığımız büyük bir hayat kararıydı. Eşime ve çocuklarıma şunu söyledim: ‘Belki soframızda sandalyem boş kalacak, belki en özel anlarınızda yanınızda olamayacağım ama şunu bilin; attığım her adımda, imza attığım her projede sizin başınızı öne eğecek tek bir işe girmeyeceğim.’ Ailemin bu büyük fedakarlığı ve koşulsuz desteği, kampanya sürecindeki o uykusuz gecelerin en büyük yakıtı oldu. Onların rızası olmadan bu yükün altından kalkmak mümkün değildi. Kampanya döneminde anketlerden öte, benim kendi ‘gönül anketim’ vardı” diye konuştu.

Balcıoğlu, çalışma arkadaşları karamsarlığa düştüğünde onlara, “Siz rakamlara bakıyorsunuz, ben ise hemşehrilerimin gözünün içine bakıyorum. O gözlerin içi gülüyor, o sarılmalar ‘Ben yanındayım’ diyor” dediğini hatırlattı. Silivri’nin samimiyetine güvendiğini dile getiren Balcıoğlu, “’Yüzde 50’nin üzerine çıkacağız’ dediğimde bunu bir temenni olarak değil, sahadaki o muazzam enerjiyi okuyarak söyledim. Şükürler olsun ki, Silivri halkı bana inananları mahcup etmedi, sandıkları bir demokrasi şölenine çevirdi” dedi.

Vaatler ve belediyecilik yaklaşımı

Silivri için bir hayal kurduklarını anlatan Balcıoğlu, “Bu hayali 100’ün üzerinde somut vaatle perçinledik. Bağımsız araştırmacıların da teyit ettiği üzere, 125 civarı vaadimizin henüz 1,5 yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık yüzde 40’ını hayata geçirmiş durumdayız. Ancak benim için belediyecilik sadece bir ‘vaat listesi’ tiklemek değildir. Şunu her fırsatta söylüyorum: Siz bir okul yolunu isterseniz altınla kaplayın, eğer o okula giden evladımızın beslenme çantası boşsa, o yolun hiçbir kıymeti yoktur. Biz, devasa beton bloklardan önce insanımızın kalbine, sofrasına ve huzuruna dokunmayı tercih ettik” ifadelerini kullandı.

“Biz bu şehri masa başında değil, sokakta yönetiyoruz”

Büyük vizyon projelerinin yükselmeye devam ettiğini vurgulayan Balcıoğlu, seçim döneminde öngörmedikleri ama bugün ihtiyaç haline gelen birçok projeyi de vaat listesinde olmamasına rağmen tamamlayıp vatandaşın hizmetine sunduklarını anlattı. “Ben yaptım oldu” anlayışına sahip olmadığına değinen Balcıoğlu, “Bir proje planlarsınız ama mahalleli ‘Başkanım buraya bu değil, şu daha çok yakışır’ derse, biz o projeyi halkın isteğine göre evriltiriz. Çünkü biz bu şehri masa başında değil, sokakta yönetiyoruz. Açık yüreklilikle konuşmak gerekirse; ülkece ekonomik olarak zor bir imtihandan geçiyoruz. Döviz kurları, enflasyon ve her gün katlanan inşaat maliyetleri belediyeler için ciddi bir yük” diye konuştu.

Bahane üretmediklerinin altını çizen Balcıoğlu, “Bir işi ekonomik sebeplerle yapamıyorsak veya erteliyorsak, bunu da hemşehrilerimize dürüstçe açıklıyoruz. Bizim aramızda gizli saklı yok, Silivri ile aramızda bir gönül köprüsü ve sarsılmaz bir güven bağı var” dedi.

“Silivri Hizmet İttifakı” ve kurumlar arası iş birliği

Kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkati çeken Balcıoğlu, “Silivri Hizmet İttifakı” adını verdiği iş birliklerinden şöyle bahsetti:

“Bakın, bu hizmetleri kimse cebinden yapmıyor. Belediye de yapsa, İBB de yapsa, Bakanlık da yapsa; hepsinin kaynağı vatandaşımızın helal kazancıyla ödediği vergilerdir. O yüzden kişisel hırsları veya siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıyoruz. Bakanlıklarımızla, Valiliğimizle ve İBB ile tam bir eş güdüm içinde, ‘Silivri’ye ne kazandırabiliriz’ diye masaya oturuyoruz. Bizim derdimiz kavga etmek değil, Silivri’nin hakkını her masadan alıp getirmektir. Önümüzdeki 3 yılın sonunda, hemşehrilerimin karşısına verdiğim sözlerin çok büyük bir bölümünü tutmuş, eksiklerini tamamlamış ve ‘Silivri’den yaşamaktan gurur duyuyorum’ diyen vatandaşla çıkmayı hedefliyorum. Bizim yolumuz uzun, enerjimiz yüksek. Kalan sürede de tempomuzu düşürmeden, ‘Vicdan Belediyeciliği’ anlayışıyla üretmeye devam edeceğiz.”

Kültür merkezi projesi: “2026 yılında tamamlayıp açacağız”

Kültür Merkezi projesine ilişkin soruları da yanıtlayan Balcıoğlu, “Kültür Merkezi projesi, Silivri’nin sosyal hayatı için hayati bir mesele. Ancak göreve geldiğimizde karşılaştığımız tablo şuydu: Ekonomik planlaması yapılmamış, maliyet haritası çıkarılmamış ve temeli bile ancak yüzde 40 seviyesinde kalmış bir şantiye devraldık. Biliyorsunuz, siyasette yaygın bir alışkanlık vardır; bu tarz dev projeler son yıla saklanır ki ‘seçim yatırımı’ olsun. Ben bu anlayışı reddettim. Benim gencim, benim sanatsever hemşerim tiyatro izlemek, konser dinlemek için başka ilçelere gitmek zorunda kalmamalı dedim ve kolları hemen sıvadık” dedi.

Silivri Belediyesi olarak öz kaynaklarla ve kararlılıkla projenin kaba inşaatını tamamladıklarını anlatan Balcıoğlu, Kültür Merkezi’nin devasa bir kompleks olduğunu söyledi. İnce işçiliği, teknik donanımı ve iç mimarisi için ciddi bir bütçe ve uzmanlık gerektiğini belirten Balcıoğlu, “İşte bu noktada, daha önce bahsettiğim o ‘Hizmet İttifakı’nı devreye soktuk. İBB ile bir protokol imzaladık ve projemizi İBB’nin 2026 yılı yatırım programına dahil ettirdik. Hatta geçtiğimiz günlerde İBB Genel Sekreterimiz Sayın Prof. Dr. Volkan Demir’i belediyemizde ağırladık, son detayları masaya yatırdık. Buradan müjdeyi vereyim: 2026 yılında, İBB’nin desteğiyle bu merkezi tamamlayıp Silivri’nin hizmetine açacağız” ifadelerini kullandı.

“Silivri’nin menfaati söz konusu olduğunda siyasi rozetler askıya alınır”

Protokolün mecliste tartışılması sırasında “çok net bir duruş” sergilediğini dile getiren Balcıoğlu, “Bazı arkadaşlar siyasi kaygılarla yaklaştı ama ben onlara şunu söyledim: ‘Yarın İBB hangi partiye geçer, Silivri Belediyesi’ni kim yönetir diye bakmıyorum. Ben, bu hizmet bu topraklara gelecek mi, gelmeyecek mi; ona bakıyorum.’ Siyaset gelir geçer ama bu eserler kalır. Silivri’nin menfaati söz konusu olduğunda, bizim için siyasi rozetler askıya alınır. Bizim bakışımız bu kadar berrak, bu kadar nettir” diye konuştu.

Eleştiri, basın ve “iftira” ayrımı

Eleştirinin bir yönetim için lütuf olduğunu kaydeden Balcıoğlu, “Her zaman söylediğim bir söz vardır; nasıl ki bir kuşun uçabilmesi için iki kanada ihtiyacı varsa, sağlıklı bir yerel yönetim için de o iki kanat şarttır. Bu kanatlardan biri belediye yönetimi ise, diğeri de bizi denetleyen, eksiklerimizi gösteren basın ve kamuoyu vicdanıdır. Eleştiri bizi sadece doğruya sevk eder, vizyonumuzu açar” dedi.

Eleştiri ile iftirayı ayırmak gerektiğini belirten Balcıoğlu, “Ben gerçek manada gazetecilik yapan, kamu yararı gözeten her bir kalem karşısında ceketimi iliklerim. Bana ulaşıp ‘Başkanım bu işin aslı nedir’, ‘Neden böyle bir karar aldınız’ diye soran, sorgulayan her gazeteci dostuma kapım da telefonum da sonuna kadar açıktır. Bilgi notlarımızı paylaşırız, süreci anlatırız; çünkü biz şeffaf bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. Ancak, eleştiri maskesi altına sığınıp iftira atanlara, mesleğin onurunu kişisel çıkarlarına alet edenlere karşı tavrım aynı derecede nettir. İftira atanları dikkate almıyorum, çünkü onlar gazetecilik değil, algı operasyonu yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

Doruk Bulut vurgusu ve parti içi tartışmalar

Birilerinin Silivri’de “nifak tohumu ekmek için puslu hava beklediğini” dile getiren Balcıoğlu, “Bizim gündemimizde kişisel çekişmeler değil, sadece ve sadece Silivri’nin geleceği var. Siyasetin doğasında farklı fikirler olabilir ama bu asla bir kavga veya çekişme değildir. Bakın, ben vefa duygusunu siyasetin merkezine koyan biriyim. İlçe Başkanımız Doruk Bulut ile bizim hukukumuz öyle bir günde oluşmadı. Biz kendisiyle tam 15 yıl boyunca meclis sıralarında omuz omuza görev yaptık, bu şehrin her sokağı için birlikte kafa yorduk. 15 yıllık bir yol arkadaşlığını, üç-beş asılsız dedikoduyla kimse sarsamaz” dedi.

CHP’nin “baba ocağı” olduğunun altını çizen Balcıoğlu, “Bu ithamları ortaya atanların niyetini biliyoruz; amaçları bizim hizmet enerjimizi bu tarz tartışmalarla tüketmek. Ama başaramayacaklar. Bizim birbirimize verecek kavgamız yok, birbirimize verecek omuzumuz var. Bu fitne odaklarına vereceğimiz en güzel cevap; birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimizdir. Biz dün olduğu gibi bugün de el ele, kol kola Silivri için çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

“Vicdan belediyeciliği” tanımı

Silivri’ye “sadece asfalt dökmeyi, sadece bina yapmayı” vadetmediklerini aktaran Balcıoğlu, “Biz, Silivri’de yeni bir belediyecilik kültürü inşa edeceğiz dedik ve bu kültürün adını ‘vicdan belediyeciliği’ koyduk. Bakın, vicdan belediyeciliği; makam odasının konforuna sığınıp oradan talimat yağdırmak değildir. Vicdan belediyeciliği; sokağa indiğinde bir gencimiz ‘Ben mutlu olmak istiyorum’ dediğinde, onun o hayalini kendi evladının hayali bilmektir. Evine ekmek götüremeyen bir babanın o mahcubiyetini, kendi yüreğinde hissetmektir” dedi.

Balcıoğlu, “Peki, bu vicdan nerede mi devreye giriyor? Şurada devreye giriyor: Okula karnı aç giden o yavrumuzun beslenme çantasını düşünmektir vicdan belediyeciliği. Başka şehirlerden gelen kız öğrencilerimizin barınma sorununu dert edinmektir. Darda kalana, yolda kalana, kimsesiz kalana el uzatmaktır. Gençlere burs vermektir. Çocuklar sabah okula gittiğinde onlara sıcak bir çorba ikram etmektir, yanına ekmek verebilmektir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 3 bin 500 tane öğrencimizin kırtasiye ve çanta desteğini vermektir. Yolda kalana darda kalana el uzatmaktır. Benim bir hemşehrim başı sıkıştığında, ‘Evelallah arkamda dağ gibi Silivri Belediyem var, Belediye Başkanım var’ diyebiliyorsa; işte biz o zaman vicdan belediyeciliğinde başarıya ulaşmışız demektir” ifadelerini kullandı.

“İlkler” ve projeler

Silivri’de 1,5 yılda sadece yönetim anlayışını değiştirmediklerini, “şehrin makus talihini de yendiklerini” söyleyen Balcıoğlu, “yapılamaz” denilen, “sırası değil” denilen birçok projeyi, ilk kez hayata geçirdiklerini belirtti. Balcıoğlu, “Kent Lokantası Silivri tarihinde bir ilktir. Kaliteli, sağlıklı ve ekonomik yemeğin herkesin hakkı olduğuna inandık ve bu kapıyı açtık. Kız Öğrenci Yurdu en gurur duyduğum ilklerden biri. Leyla & Mehmet Sökmen Kız Öğrenci Yurdu ile Silivri’de ilk kez belediye eliyle bağışçı marifetiyle kız evlatlarımızın barınma sorununu çözüyoruz. Kreş, Değirmenköy’de belediyemiz eliyle işletilecek orada ki evlatlarımıza hizmet verecek bir kreşi hayata geçiriyoruz. HPV Aşısı, Türkiye’de örnek gösteriliyoruz. 18-45 yaş arası kadınlarımıza ücretsiz HPV aşısı desteği başlatan ender belediyelerden biriyiz. Kahvaltı Desteği, ‘hiçbir çocuk okula aç gitmeyecek’ sözümüzün gereği olarak, her hafta 2 bin 500 yavrumuzun kapısına kahvaltı paketlerini biz bırakıyoruz. E-Spor Merkezi, gençlerimizi sadece bugüne değil, geleceğin dünyasına da hazırlıyoruz. Silivri’nin ilk E-Spor Merkezi’ni son model teknolojiyle gençlerimizin hizmetine sunuyoruz” dedi.

Gümüşyaka’daki Sosyal Tesis ve modern plaj düzenlemesinden de söz eden Balcıoğlu, “Selimpaşa emeklilerimiz için Emekli Lokallerini açtık büyüklerimizin huzurla çayını içip gazetesini okuyacağı alanlar yarattık. İnşallah çok yakında Gümüşyaka’da da açacağız. İlk taziye evimizi Selimpaşa’da hizmete aldık. Gazilerimiz için Silivri’de ilk kez bir Gaziler Evi hayata geçirdik. Çeltik’te 14 bin metrekarelik atıl alanı muazzam bir sosyal merkeze dönüştürüyoruz. 2 tane camimizi depreme dayanıksız olduğu için yıktık yeniden inşa ediyoruz. Mesela ilk defa bizim dönemimizde kendi arazimize ektiğimiz buğdaylardan elde ettiğimiz unu hemşerilerimize ulaştırıyoruz” diye konuştu.

Ramazan hazırlıkları: İftar çadırı, aşevi ve cami temizliği

Balcıoğlu, ramazan ayında Silivri Belediyesi’nin “gönül sofralarını en geniş şekilde” kurduğunu belirterek, Silivri Sahili’nde kurulacak İftar Çadırı’nda her gün binlerce vatandaşı aynı sofrada, aynı duada buluşturacaklarını söyledi. Balcıoğlu, “Ancak sadece çadırımızla yetinmiyoruz; aşevimiz ramazan boyunca tam kapasite çalışacak. Engelli, yaşlı veya evinden çıkamayan ihtiyaç sahibi binlerce hemşehrimizin kapısına, o sıcacık iftar yemeklerini her akşam biz ulaştıracağız. İstiyoruz ki Silivri’de hiçbir tencere dertle kaynamasın, her eve ramazanın bereketi girsin. Tabii sadece sofralarımızı değil, gönül mekanlarımızı da hazırladık. Ekiplerimiz ilçe genelindeki tüm camilerimizde titiz bir temizlik çalışması yürüttü. Hemşerilerimiz ilk teravihten son bayram namazına kadar, tertemiz ve huzurlu bir ortamda ibadetlerini eda edebilsinler diye tüm hazırlıklarımızı tamamladık” dedi.

Galatasaray-Juventus maçı yorumu

Balcıoğlu, Galatasaray’ın Juventus galibiyetine ilişkin de “Ben de Galatasaraylıyım. Özellikle Galatasaray’ın bu başarısından dolayı dün akşam tarifsiz bir mutluluk yaşadık. Galatasaray hep yaşatıyor bize mutluluğu ama Türk takımlarının özellikle Avrupa sahnesinde her sahaya çıktıklarında ben aynı duyguyu yaşıyorum. Türk takımlarının başarılı olması için elimizden geldiğince bütün duaları ediyoruz. Gönlümüz, taraftarlarımız takımlarımızın yanında” ifadelerini kullandı.