(ANKARA) – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Suriye’nin kuzeyindeki Kobani’de yaşanan insani krize dikkati çekerek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na mektup gönderdi. Mektupta, “acilen gerekli girişimler yapılarak Kobani kentine tıbbi ekip ve ekipman gönderilmesi, Bakanlığın göndereceği ekipler içinde sendika üyelerinin gönüllü olarak yer almaya hazır olduğu” belirtildi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı M. Sıddık Akın ve Genel Sekreter Ferit Ceylan, Suriye’ye sağlık koridoru açılması talebiyle Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na mektup kaleme aldı. Memişoğlu’na iletilen mektupta şu ifadelere yer verildi:
“Suriye’nin Kuzeydoğusu ile ilgili Suriye içindeki itilafların çözülememiş olması nedeni ile geçici ateşkesler dışında sorun devam etmekte ve bu durum çatışmaların yaşanmasına sebep olmaktadır. Çatışmaların etkisi ile Suriye’nin Halep kenti ile diğer kentlerinde yaşayan Kürt nüfusun göç etmesi nedeniyle başta Kobani olmak üzere belirli kentlerde ani nüfus artışı yaşanmıştır. Bu nedenle çok ciddi barınma beslenme ve sağlık problemleri baş göstermiştir. Bu yetmiyormuş gibi devam eden çatışmalar nedeni ile Geçici Suriye Hükümet güçleri tarafından Kobane ve Haseki kentlerine giden suyun ve elektriğin kesildiği, bunun durumu daha da vahim hale getirdiği kamuoyuna yansımaktadır.
Bölgeden gelişmeleri aktaran gazetecilerin aktardığı haberlere ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Şanlıurfa ili Suruç ilçemizin hemen karşısında bulunan Suriye’nin kuzeyindeki Kobani kentinde şimdiye kadar 6 çocuğun açlık ve soğuktan donarak yaşamını yitirdiğini üzülerek öğrenmiş durumdayız. Bu durum orada ciddi bir sağlık ve insani kriz yaşandığını göstermektedir. Suriye’de yaşayan Kürtler’in Türkiye’de akrabaları bulunmaktadır. Kobani kentinde yaşanan çocuk ölümleri, Türkiye’deki Kürtler içerisinde infiale neden olmuştur. Sendikamıza bu konuda girişimlerde bulunulması için emek demokrasi güçleri ve üyelerimizden de çok sayıda talep olmuştur.
Bildiğiniz gibi Türkiye ile Suriye arasındaki 877 Km’lik sınır esasında birbiri ile akraba olan Türkler, Araplar ve Kürtler arasında resmi bir sınır dışında anlam ifade etmemektedir. Her iki ülkede yaşayan (sınırın iki yakasında) halkların kalpleri birbirleri için atmaktadır. Türkiye de yaşayan 20-25 milyon Kürdün kalbinde de şu anda Suriye’nin kuzeydoğusunda ve özellikle Kobani’de yaşanan insani dram derin acılara sebep olmaktadır.
Suriye’de 2014 yılında IŞID tehdidi nedeniyle Kobani kentinde yaşanan insani trajedinin yaşanmaması için Türkiye kendi üzerine düşeni yapmış ve o tarihte gereken yardımları yapmıştır. Suriye’nin halen tam olarak istikrara kavuşmaması, Suriye’deki Kürt kentlerinde kalıcı ateşkesin devreye girmemesi ve devam eden çatışmalar nedeni ile ablukaya alınmış Kobani kentine en rahat ve kolay şekilde ancak Türkiye üzerinden insani ve tıbbi yardım yapılabilir. BM’nin ilgili organlarının insani ve tıbbi yardım yapılması kararlarını uyarınca BM’nin küçük bir konvoyu 25 Ocak 2026 günü Kobani kentine ulaşmış ancak tıbbi yardım halen ulaşamamıştır. Ayrıca İHH tarafından da benzer bir çalışmanın yapıldığı basında yer almıştır.
Bakanlığınız tarafından; yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi Suriye’deki akrabalarımızın gözlerimizin önünde insani bir felaket yaşamaması ve iyi komşuluğun gereği olarak; Bakanlığınızın tıbbi yardım yapılması konusunda acilen gerekli girişimler yaparak Kobani kentine tıbbi ekip ve ekipman göndermesini, Bakanlığınızın göndereceği ekipler içinde sendikamız üyeleri gönüllü olarak yer almaya hazır olduğundan, talep edilmesi halinde gönüllülerimizin listelerini vereceğimizi, Bakanlığınız tarafından bu çalışma yürütülemeyecek ise başta sendikamız olmak üzere Türkiye’deki sağlık emek ve meslek örgütleri ile STK’lara izin verilerek gönüllü sağlık yardımı yapılmasının olanaklarının yaratılmasını, talep eder, saygılar sunarız.”

