(TBMM) – Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Manisa’nın tarım ve sanayideki gücüne rağmen su kirliliği, altyapı yetersizliği, hava kirliliği ve sağlık hizmetlerindeki eksiklikler gibi kronik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek kapsamlı çözüm çağrısı yaptı. Özdağ, “Tespit ve değerlendirmeler açıkça göstermektedir ki Manisa sahip olduğu büyük potansiyele rağmen tarımına, sanayisine, inanç turizmine, su kaynaklarına, jeotermallerine rağmen uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıyadır” dedi.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, TBMM’de düzenlenen basın toplantısında Manisa’nın sorunlarına ilişkin hazırladıkları raporu paylaştı. Özdağ, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Manisa üzüm, zeytin ve tütün üretiminde ülke birincisi konumundadır. Ayrıca Türkiye’de organik üretim yapan çiftçilerin yaklaşık yüzde 10’u Manisa’da bulunmakta olup ülke genelinde üçüncü sırada yer almaktadır. 7 organize sanayi bölgemizde 40 bine yakın insan çalışmaktadır, toplamda ise 100 binin üzerinde insan çalışmaktadır. Soma’da linyit kömürüyle çalışan termik santral mevcuttur. Yıllık yaklaşık 6 milyar kw/saat elektrik enerjisi üretilmektedir. Jeotermal enerjinin kentsel ısıtma amaçlı kullanımına Salihli ve Soma’da başlanılmıştır. En önemli sorunlardan biri su kirliliği. Su kirliliğinin temel nedenleri arasında tarımsal faaliyetler, sanayi ve atık su boşaltımı, altyapı yetersizlikleri ve evsel atıklar sayılmaktadır. Çünkü arıtma tesislerimiz tam manasında bulunmamaktadır. Katı atık tesisleri de eksiktir, sıvı atık tesisleri de yok denecek düzeydedir.
“Endüstriyel atık suların Gediz nehrine boşaltılması su kalitesini bozmaktadır”
Manisa Türkiye’de tarım ilacı, pestisit kullanımında ikinci sırada yer almaktadır. Gübre ve ilaç kullanımı hem yüzey sularının hem de yeraltı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. Endüstriyel atık suların özellikle Gediz nehrine boşaltılması su kalitesini bozmaktadır. Gediz nehrinin mutlaka kimyasallardan arındırılması, organize sanayideki fabrikalardan kurtarılması gerekmektedir. Belediyelerin atık su arıtımına erişim oranı yüzde 73 ile Türkiye ortalamasının altındadır. Bu durum belediye nüfusunun yaklaşık dörtte birinin atık su arıtma hizmetine erişemediğini ve kirliliğin doğrudan çevreye yayıldığını göstermektedir. Madencilik, kaçak sanayi faaliyetleri ve yasadışı atık boşaltımları da su kaynaklarının kirlenmesine neden olan diğer etmenlerdendir.
İkinci önemli konu su kesintileri. Su kesintileri şehirde sık sık yaşanan ve süregelen sorunlardan biridir. Boru patlağı ve şebeke arızası gerekçelerinin bir rutine dönüştüğü, altyapının mevcut yükü taşıyamadığı belirtilmektedir. Kesintilerin özellikle haftasonları sabah saatleri veya cuma gibi su ihtiyacının en yüksek olduğu zamanlarda yaşanması plansızlıktır. Üçüncü problem ise hava kirliliğidir. Organize sanayi bölgelerinden kaynaklanan misyonlar ilin hava kalitesi üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Özellikle kış aylarında doğal gaz yerine kullanılan düşük kaliteli kömür gibi katı yakıtlar hava kirliliğinin artışında belirgin bir rol oynamaktadır. Motorlu araç sayısındaki artış, yoğun kentleşme kirliliği tetikleyen unsurlar arasındadır.
“Bebek ölüm hızı Türkiye ortalamasının üstündedir”
Dördüncü sorun trafik ve otopark sorunudur. Şehir içi ulaşımın giderek zorlaşması özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafikte tıkanmalara neden olmakta bu da hem sürücüler hem de yayalar için günlük yaşamı zorlaştırmaktadır. Şehir planlamasının mevcut araç yükünü kaldıramaması hem sosyal huzuru hem de acil durum müdahale kapasitesini itfaiye, ambulansı olumsuz etkilemektedir. Beşinci sorun hızlı tren ve yük trenleri. Manisa ilinde büyük ölçekli organize sanayi bölgelerine sahip olan ilçelerde de demiryoluna bağlantı mevcut değildir. Altı; bebek ölüm hızı Türkiye ortalamasının üstündedir. Uşak ve Manisa illeri ülke ortalamasının üzerindedir. Temel sağlık hizmetleri alanında bebek ölüm hızı önemli bir göstergedir. Yedi; uzman hekim, hiş hekimi ve diğer sağlık personeli sayısının Türkiye ortalamasının altında olması. Sekiz; turizm sektörünün zayıf yönleridir. Turizm sektöründe istihdam edilen nüfusun eğitim düzeyinin nispeten düşük olması, yüksek kaliteli konaklama tesislerinin yetersiz olması önemlidir.
“Manisa sismik açıdan en hareketli bölgelerden birinde yer almakta”
Kanayan yaralarımızdan biri de orman yangınlarıdır. Yangınların çoğu insan kaynaklı ihmallerden kaynaklanmaktadır. Yüksek sıcaklıklar ve kuru hava ormanları yangınlara karşı savunmasız hale getirmektedir. Manisa’da orman yangınlarıyla mücadelede vatandaşların bilinçlendirilmesi ve ormanlık alanlarda ateş yakma yasaklarına uyulması hayati önem taşımaktadır. Deprem, Türkiye’nin sorunu. Manisa da sismik açıdan en hareketli bölgelerden birinde yer almaktadır. Önümüzdeki on yıl içinde Manisa’da 6 büyüklüğünde veya daha büyük bir deprem meydana gelme olasılığı hesaplanmıştır. Kentsel dönüşüm yerine depremde yıkılabilecek evlerin tespiti yapılarak bu evler kentsel dönüşüme tabi tutulmalıdır. Aksi halde bu evlere sıra gelemeyecek ölümlerin çoğu burada olacaktır.
Tespit ve değerlendirmeler açıkça göstermektedir ki Manisa sahip olduğu büyük potansiyele rağmen tarımına, sanayisine, inanç turizmine, su kaynaklarına, jeotermallerine rağmen uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıyadır. Ancak unutulmamalıdır ki her sorun doğru bir irade ve kararlılıkla aynı zamanda bir çözümü de içinde barındırır.”

