Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Sarı Zarflar” 9 dalda Alman Film Ödülleri’ne aday

Berlinale’de Altın Ayı kazanan İlker Çatak imzalı “Sarı Zarflar” şimdi de “Almanya’nın Oscar’ı” olarak anılan Alman Film Ödülleri’nde 9 dalda adaylıkla yoluna devam ediyor. 

Berlinale’de Altın Ayı kazanan İlker Çatak imzalı “Sarı Zarflar" şimdi de

(İSTANBUL) – Berlinale’de Altın Ayı kazanan İlker Çatak imzalı “Sarı Zarflar” şimdi de “Almanya’nın Oscar’ı” olarak anılan Alman Film Ödülleri’nde 9 dalda adaylıkla yoluna devam ediyor.

Alman Film Ödülleri’nde En İyi Oyuncu, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dahil 9 dalda adaylık kazanan “Sarı Zarflar”, bu yönüyle yalnızca uluslararası bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda Türkiye’den çıkan oyunculuk gücünün de en görünür örneklerinden biri haline geliyor.

Özgü Namal, uzun bir aranın ardından döndüğü sinemada bir karakter değil, bir kırılma anı yaratıyor. Derya karakteriyle bastırılmış öfkeyi, sınıfsal sıkışmayı ve hayatta kalma içgüdüsünü aynı bedende taşıyor. Onun performansı, film boyunca yükselen bir gerilimin nabzı gibi atıyor.

Tansu Biçer ise bu gerilimin diğer ucunda, daha içe dönük ama bir o kadar dirençli bir hat kuruyor. Akademiden koparılmış Aziz karakteriyle, geri çekilmenin her zaman teslimiyet olmadığını hatırlatıyor. Biçer’in oyunculuğu, suskunlukla kurulan en güçlü itirazlardan birine dönüşüyor.

Film, bir gecede hayatları altüst olan bir çiftin İstanbul’a savruluşunu anlatırken; aslında çok daha geniş bir çerçevede, baskının nasıl gündelik hayata sızdığını gösteriyor. İşini, evini ve itibarını kaybeden bu iki karakter üzerinden kurulan hikâye, yalnızca bireysel bir dram değil, politik bir atmosferin içinden konuşuyor.

Filmin arkasında, son yıllarda uluslararası sinemada istikrarlı bir çizgi yakalayan bir yönetmen var: İlker Çatak. Çatak, daha önce “Öğretmenler Odası” ile yalnızca festivallerde değil, Oscar’da da adından söz ettirmişti. Film, En İyi Uluslararası Film dalında Oscar’a aday gösterilmiş; Avrupa’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada ödüller toplamıştı. Bu başarı, onun yalnızca hikâye anlatan değil, bulunduğu coğrafyanın politik gerilimlerini evrensel bir dile taşıyabilen bir yönetmen olduğunu ortaya koydu.

Yönetmen İlker Çatak’ın rejisi, bu hikâyeyi didaktik bir yere taşımak yerine, karakterlerin iç dünyasında büyüten bir dil kuruyor. Ama filmi asıl unutulmaz kılan, Namal ve Biçer’in bu dünyanın içinde kurduğu gerilim hattı. İki oyuncu, aynı hikâyenin içinde farklı yönlere savrulurken, seyirciyi de o seçim anının tam ortasında bırakıyor.

İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen’in birlikte kaleme aldığı film,bireysel bir hikâyeden yola çıkarak, daha geniş bir politik ve etik tartışma alanı açıyor. Yapımcılığını Ingo Fliess’in üstlendiği filmde Carole Scotta, Caroline Benjo, Eliott Khayat, Nadir Öperli ve Enis Köstepen ortak yapımcılar arasında yer alıyor.

Film, Alman sinemasının en prestijli ödülleri arasında kabul edilen Alman Film Ödülleri’nde de En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo’nun da arasında bulunduğu 9 dalda yarışacak.

Festivalin kazananları 29 Mayıs’ta Berlin’de düzenlenecek gecede duyurulacak.