(ANKARA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Arıkan, “Sayın Bahçeli’nin erken seçim istemiyoruz talebini ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha aday olmasını istemiyoruz’ olarak yorumluyorum. Hepinizin malumu Sayın Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için erken seçimin olması gerekiyor. Burada bir tezat söz konusu. Ya Sayın Cumhurbaşkanı’nın adaylığından, tekrar adaylığından vazgeçilecek ya da erken seçimden vazgeçilecek. Bunun artık iktidar ortaklarının kendi tercihi olarak değerlendirilmesi gerekir. Sayın Bahçeli, sayın iktidar yetkilileri ne kadar ‘Erken seçim istemiyoruz’ dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarlılar” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e CHP Genel Merkezi’nde hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Özel ve Arıkan ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Arıkan, görüşmeye ilişkin “CHP’nin yapmış olduğu kurultaydan sonra Sayın Genel Başkan ve heyetini bir ziyarette bulunduk. Yeni dönemde yapacakları çalışmalarla alakalı başarı dileklerimizi ilettik. Türkiye’de yaşanan hadiseler, bölgemizde yaşanan hadiseler çok hızlı gelişiyor, çok olağanüstü gelişmeler var. Kendisiyle de ve kıymetli heyetiyle de bu sorunları değerlendirme imkanı bulduk. Verimli, istifade ettiğimiz bir görüşme gerçekleştirmiş olduk” diye konuştu.
“Vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarlı”
Ardından Özel ve Arıkan basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Arıkan “MHP Lideri Devlet Bahçeli erken seçime kapıyı kapattı. ‘Türkiye çevresi ateş çemberiyken bu dönemde erken seçim mümkün değil, doğru da değil’ dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Sayın Bahçeli’nin erken seçim istemiyoruz talebini ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha aday olmasını istemiyoruz’ olarak yorumluyorum. Hepinizin malumu Sayın Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için erken seçimin olması gerekiyor. Burada bir tezat söz konusu. Ya Sayın Cumhurbaşkanı’nın adaylığından, tekrar adaylığından vazgeçilecek ya da erken seçimden vazgeçilecek. Bunun artık iktidar ortaklarının kendi tercihi olarak değerlendirilmesi gerekir.
Emekli maaşlarıyla alakalı, yani Türkiye’nin her yerini siyasi partiler, özellikle muhalefet partileri geziyorlar. Sahadaki durum artık çalışmak ya da çalışmamak insanların onurlu bir şekilde yaşamını garanti altına almayan bir sürece geldi. Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, çalışanlarımız, esnaflarımız, gençlerimiz, iş insanlarımız… Dün Manisa ilindeydik. Sayın Genel Başkanımızın memleketinde ziyaretlerde bulunduk. Sanayinin çok gelişmiş olduğu bir şehir. Tarımın çok gelişmiş olduğu bir şehir. İşsizliğin çok hızlı bir şekilde arttığını, çok büyük firmaların işçi çıkartmak durumunda kaldığını gördük. Böyle bir ortamda erken seçim istememek çok mantıklı şey değil. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Genel Başkanı olarak TBMM’de bir kanun teklifinde bulundum. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılması, diğer emekli maaşlarının da ödeme prim oranında artırılması talebinde bulunduk. Birkaç günlük bir imza kampanyası başlattık. Ve birkaç gün içerisinde 1 milyon 214 bin insan bu teklifimize destek imzası verdiler. Sayın Bahçeli, sayın iktidar yetkilileri ne kadar erken seçim istemiyoruz dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarlılar.”
“Türkiye’de çözülmeyi bekleyen birçok sorun var”
Arıkan, emeklilerin çoğunluğunun en düşük emekli aylığı aldığına ilişkin soru üzerine de şu yanıtı verdi:
“Emekli maaşında sadece en düşük emekli maaşına odaklanmanın birtakım gruplara da haksızlık olduğunu defaatle ifade ediyoruz. Kanun teklifimizde de prim ödeme günlerine göre kademeli olarak artışın olmasını ifade ettik. Tabii gözden kaçırılan eşi vefat eden emeklilerin maaş durumları var, onların maaşına kesinti söz konusu. Engelli maaşlarında ciddi sıkıntılar var. Engellilere bakan insanların maaşlarında ciddi sıkıntılar var. Yaşlılık aylıklarına çok ciddi sıkıntılar var. 86 milyon insanın her birinde değişik problemler, değişik sorunlar var. Emekli maaşları sorunu onlarca problemlerin sadece bir tanesi. Geride konuşulmayı bekleyen, Türkiye’de çözülmeyi bekleyen birçok sorun var. Biz de bunları dillendirmeye, gündemde tutmaya, iktidarı bu noktada harekete geçirmek için çalışma yapmaya devam edeceğiz.”

