Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ramazanda yeni dönem: Hurma tane ile satışta, güllaç fıstık yerine cevizden

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hurma ve güllaç fiyatları vatandaşın gündemine oturdu. Artan maliyetler nedeniyle fiyatlar geçen yıla göre iki-üç katına çıkarken, alım gücündeki düşüş hem esnafı hem de yurttaşı zorluyor. İzmir’deki Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda hurma artık taneyle satılıyor, güllaçta ise maliyet nedeniyle fıstık yerine ceviz tercih ediliyor.

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hurma ve güllaç fiyatları vatandaşın gündemine

Haber: Berfin BAYSAN – Kamera: Kerim UĞUR

(İZMİR) – Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hurma ve güllaç fiyatları vatandaşın gündemine oturdu. Artan maliyetler nedeniyle fiyatlar geçen yıla göre iki-üç katına çıkarken, alım gücündeki düşüş hem esnafı hem de yurttaşı zorluyor. İzmir’deki Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda hurma artık taneyle satılıyor, güllaçta ise maliyet nedeniyle fıstık yerine ceviz tercih ediliyor.

Ramazan ayıyla birlikte iftar sofralarının vazgeçilmezi hurma ve güllaca talep artarken, yüksek fiyatlar alışveriş alışkanlıklarını değiştirdi. İzmir’deki Kemeraltı Çarşısı esnafı, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle satışların ciddi oranda gerilediğini belirtiyor. Esnafa göre fiyatlar son bir yılda ikiye, hatta üçe katlandı; ancak gelir artışı aynı oranda gerçekleşmedi.

Kemeraltı’nda esnaflık yapan Şehmuz Saltık, vatandaşın artık en ucuz ürüne yöneldiğini söyledi. Saltık, şunları söyledi:

“Yani ekonomi belli zaten. En ucuzunu en çok onu satıyoruz. Hani kalitesine göre değişiyor; mesela Kudüs hurması 700 lirayken İran hurmaları 90 ile 150 lira arası. Kudüs’ten siftah etmiyoruz ama ucuz olanlardan bol bol satıyoruz. Zaten alım gücü buradan belli oluyor. Millet ucuza artık kaçıyor. Alım gücü olmadığı için her şeyin ekonomik olanına kaçıyor. O yüzden ucuzları satıyoruz, pahalılara da kimse alamıyor zaten. Geçen yıla göre her şey ikiye üçe katlandı zaten. Bir tek hurma değil. Bir kilo Antep fıstığı bugün 1600 lira. Geçen yıl 600-700 liraya satıyorduk mesela. Hurma da öyle. Her şey değişti. 2’ye 3’e katlandı. Ama asgari ücretlinin maaşı hiç 2’ye 3’e katlanmadı mesela. Yüzde 20-30 enflasyon diyorlar. Halbuki yüzde 200 enflasyon var bana göre. Nasıl bir hesaplama yapılıyor ben de anlamadım. Ya son yıl başından önce başladı. Yani 100 tane müşteri geliyorsa dükkana, 50’si fiyatlara bakıp geri gidiyor. Yani geri kalan da ucuzundan alıyor. İşte leblebidir, çekirdektir. Kimse fındık, fıstık, badem alamıyor. Bin 600 lira kilosu Antep’in. Bin 300 lira fındık. Yani bunu hangi emekli alabilir, hangi asgari ücretli alabilir? Emeklinin aylığı 20 bin lira. Günlük ortalaması 700 liraya geliyor. Yani 700 lirayla bir insan nasıl geçinebilir? Bir asgari ücretli günlük 850 lira, 900 lira, hadi 1000 lira olsun. Adamın iki çocuğu varsa, evi kiraysa, yani gelip buradan kuruyemiş nasıl alsın, götürsün evine? Fiyatlar acayip acayip yüksek. Biz esnaf olarak da satışımız çok azaldı. Çok düştü. Yani keşke ucuz olsa da bol bol mal satabilsek. Ama maalesef fiyatlar yüksek olduğu için milletin çoğu gelip bakıyor, çekip geri gidiyor.”

Hurmanın tanesi 20 lira

Taneyle hurma satışına başladıklarını ifade eden Saltık, “Kilogramı 700 lira, tanesi 20 lira. Şimdi bu hurma ortalama 20-30 gram arasıdır. Zaten kilosunu 700 liradan çarptığın zaman on sekiz, 20 lira, 25 lira arası bir hurma sadece 20-25 lira tutuyor. Bazen de 100 gram, 200 gram isteyen oluyor, veriyoruz. Fiyatı çok yüksek olduğu için. Ya kimsenin kilo ile alım gücü yok. O yüzden tane ile artık isteyen çok olduğu için artık tane fiyatı yazdık. Üzerine tane ile de satıyoruz yani, satmaya başladık. Alım gücü çünkü milletin çok az. Hani 1 kilo 700 lira, 800 lirayken adam artık taneyle alıp hani nefsini köreltsin bir yandan. Bir yandan da canı çekiyor. Artık taneyle de gelip çok isteyen olduğu için tanesi 20 lira diye öyle satışa başladık” diye konuştu.

Emekli Mustafa Pekşetil de günlük harcamaların hızla arttığını dile getirerek, “Sabah bir telefona kılıf aldım. Bir de film çektik, 300 lira. Bir yapıştırıcı aldım, 60 lira. Bir sigara aldım, 100 lira. Çay iki tane içtik, bir gevrek yedik gitti, 50 lira. Kızdan arabayı almaya, Gazemir’e gittim, geldim, 60 lira. Çerez, merez aldım 350 lira şimdi verdik yani binlik olduk. Hurma fiyatları bu şartlara göre normal. Bu şartlara rağmen normal. Tır şoförlü yapıyorum Avrupa’da. Orada euro kazanıyorum buraya geliyorum TL oluyor. Bizi bile zorluyor emekliyim. Bu sefer çocuklarımıza destek çıkmazsak onların işi zor. Büyükler çocuklara destek olmak zorunda artık” dedi.

Bir diğer emekli Muzaffer Özbek ise özellikle Kudüs hurmasının fiyatını yüksek bulduğunu belirterek, “700 lira bence pahalı Kudüs Hurması için. Ramazandayız mübarek bir ay daha ucuz olması lazım. Alım gücü düştü. Ben bile zorlanıyorum. Çok zorlanıyorum yani. Nerede ucuz öyle alıyorum artık. Yapacak bir şey yok. Vallahi çok zor. Allah yardımcılar olsun, yardımcımız olsun. Çok zor yani kolay değil. Bak ben kira bile ödemediğim halde ayın sonu gelmiyor, karta devam… Yazık, millete acıyorum” şeklinde konuştu.

“Fıstıklı güllaçtan cevizli güllaca geçtik”

Tatlı üreticisi Okan Akkeç, 95 yıllık aile işletmesi olduklarını, maliyet artışlarının üretimi doğrudan etkilediğini belirterek, şunları söyledi:

“Ramazan mübarek gelmeden biz yılın altı, yedi ayı havalar soğuduktan sonra ramazan olmasa bile güllaç yapmaya devam ediyoruz. Güllaçın şu anda 500 lira, cevizli. Daha önce Antep fıstıklı yapıyorduk. Antep fıstıklı biraz maliyetleri yüksek olduğu için cevizliye geçtik. Yılın 6 ayı mevcuttur ama ramazanda tabii ki üretimimizi artırarak devam ediyoruz. Geçen yıl fiyatları çok daha yarısı kadardı diyebiliriz. Yani maliyetler yükseldiği için biz de üzülerek… Kendi imalatçımız olduğumuz halde bu fiyatlara zor dayanıyoruz. Çok şükür kanaatkar insanlar olduğumuz için fazla kar marjı koymadan 500 liraya taze taze her gün vatandaşımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Baklava fiyatları da biraz yükseldi ister istemez. Yağ fiyatları, girdiler, herhangi bir şeyler… Daha önce fıstıklı baklava çok satıyorduk, şöbiyet satıyorduk. Fakat burası orta kesime hitap ettiği için emekli vatandaşlarımıza artık şöbiyet, fıstıklı baklavadan daha ziyade cevizli baklava ve türevlerinin imalatına biraz daha ağırlık verdik ki sirkülasyon olsun, mallarımız bayatlamasın, her gün taze satalım diye.”